Kuran ve Sünnet

2.1.19

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

2.1.19

 

Râfizî şöyle diyor:

“Ehl-i Sünnetten bazısı; Allah, her Cuma gecesinde henüz tüyü bitmemiş bir genç gibi ve bir merkebe binmiş olarak iner. Öyle ki O âlimlerden bazısı Bağdat'ta her cuma gecesi damlar üzerine içine arpa koyduğu bir yemlik koyar. Böylece merkep dam üzerinde arpa yemekle meşgul olurken, Allah (c.c.) da, “Tevbe eden yok mu?” nidalarıyla meşgul oluyor” diyor.

Ey Râfizî!

Bu ve benzen sözler ya tamamen bir iftira, veya bir zır câhilin iddiasıdır.

(Şiilerin muhtelif asırlarda İslâm tarihine soktukları ve Rasûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem), Alî'ye (r.a.) ehl-i beytine isnad ettikleri iftiraları bilen kimse -Seleflerinin merkebleriyle birlikte Sîrdab (Mağara)ın kapısı önünde Muntazar imamlarını bekleyip, Allah (c.c.)'tan Onun bir an önce gönderilmesini istemeleri gibi- şüphesiz ki bu gülünç hurafelerin de onların uydurmalarından olduğunu bilir. Çünkü bütün ana hatlarıyla bu hadise Şiilerin aklına münasibtir. İbnul Mutahhar da Seleflerine Muvafakat ederek bu uydurma haberi kitabına koymuştur. Haşereler canı istedikleri şeylere konarlar.)

Bu sözler bilinen bir âlimin olamaz. Allah (c.c.) ehl-i sünnetin âlimlerini, belki bütün ehl-i süneti, çocuklardan bile sudûru mümkün olmayan böyle iftiralardan korumuştur.

Sonra ne yalan ve ne de zaif bir isnadla böyle bir söz rivayet edilmiş değildir. Hiç kimse, Allah cuma gecesi iniyor ve henüz sakalı bitmemiş bir genç sûretindedir, dememiştir. Bu haber Cemel el-Evrak'ın “Allah arefe gecesinde iner, yayalara sarılır, binitlerle de toka yapar” uydurma hadisine benzer.

Allah (c.c.) bu haberi uyduranın yüzünü karartsın. Âlemde daha nice yalanlar vardır, fakat bu yalanların onda dokuzu, belki daha fazlası râfizîlerin elindedir.

Allah (c.c.)'ın dünya semasına inmesi ile ilgili olan hadisler mutevatirdir. Arefe gecesinde yaklaşması ile ilgili hadis de Müslim tarafından tahric edilmiştir. Fakat Allah (c.c.)'ın nüzul ve istivasının keyfiyetini bilmiyoruz.