Kuran ve Sünnet

2.2.13

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

2.2.13

 

Râfizî şöyle diyor:

“Allah (c.c.)'tan İblis'e sığınmamız lazımdır.”

Allah (c.c.)'ın: “Şeytandan Allah (c.c.)'a sığın!” emri de doğru olmamalıdır. Çünkü onlar (ehl-i sünnet) İblisi ve Kâfiri mâ'siyetlerden tenzih ederek onları (fiillerini) Allah (c.c.)'a nisbet ettiler. Böylece Allah (c.c.)'ı kuluna karşı İblisten daha kötü yaptılar. Allah (c.c.) bunlardan münezzehtir.”

Ey Râfizî!

Senin bu sözünün hiç değeri yoktur.

İblisin fiili ya vardır veya yoktur. Fiili yoksa ona sığınmak mümteni'dir. Çünkü o zaman bir şey yapamaz ki ona sığınılsın. Fiili varsa onu masiyetlerden tenzih etmek bâtıl olmuş olur. Dolayısıyla kaderi isbat eden ve inkâr edenlerin her ikisine göre bu itiraz düşmüş oldu. O zaman şöyle denilir:

İblis insanları Allah (c.c.)'ın gazabından koruyabilecekse ona sığınmak iyi olur. İster kulların fiillerini Allah (c.c.) yaratsın veya yaratmasın. Halbuki râfizî musannif ve benzerleri olan kaderiyecilere göre İblis Allah (c.c.)'ın takdir etmediğini yapıyor. Allah (c.c.)'ın iradesi dışında hareket ediyor. Allah (c.c.) hiç kimseyi bir amelden diğer bir amele, hayırdan şerre veya şerden hayıra sevkedemiyor.

Buharî'de rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:

“Allah'ım! Senin gazabından rızâna sığınırım. Ukubetinden affına sığınırım. Hâsılı Senden Sana sığınırım...” (Müslim Salat: 222, Ebu Davud Salat: 148, Vitr: 54, Tirmizi Deavat: 75, 112 Nesai Tahare: 119)

Görülüyor ki, Rasulullah, Allah (c.c.)'ın bazı sıfat ve fiillerinden yine O'nun bazı sıfat ve fiillerine sığınmıştır. Yani Allah (c.c.)'tan yine Allah (c.c.)'a sığınmıştır. Hal böyle olunca Allah (c.c.)'ın bazı mahlûkatından Allah (c.c.)'a sığınmak nasıl mümteni' olur?

Ondan sonra ehl-i sünnet kulun Rabbine yaptığı duanın matlûba vesile ve kötülüğün define sebep olacağını asla inkâr etmiyorlar. Allah (c.c.) annenin çocuğuna olan merhametinden daha fazla kullarına karşı merhametlidir. Onun için bir hikmete binaen yarattığı ve şerre vesile olan şeylerden Allah (c.c.)'a sığınılır.

Her şeyin bir illeti ve hikmeti olduğunu kabul edenler, Allah (c.c.)'ın yılanları, akrepleri ve ateşi bir hikmete binaen yarattığı gibi İblisi de bir hikmete göre yarattığını ve bunların şerlerini defetmek için elimizden gelen çabayı harcamamızı emretmiştir, diyorlar.

Mahlûkatın illet ve hikmete binaen yaratılmadığını ileriye sürenler ise; Allah (c.c.) kullarına zarar veren İblis'i yarattığı ve Allah (c.c.)'a sığınmamız da O'nun şerrini defetmek için bize vasıta olarak kıldı. Yangının önlenmesi için ateşin söndürülmesini, zehire karşı panzehirin kullanılmasını yol olarak kıldığı gibi.

Yaşatan, fayda ve zarar veren O'dur. O, bize faydalı olanı yapmayı emretti. Faydalı olanı yapmak için bize yardım ederse O'nun ihsanındandır. Aksi halde dilediğini yapabilir, diyorlar.