Kuran ve Sünnet

Kaza İle Kader Arasındaki Fark

 

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

 

CEHMİYYE'YE REDDİYE

 

Kaza İle Kader Arasındaki Fark

 

Bu sapığın "Kaza ile kader" arasındaki farkla ilgili bir sorusu bulunmaktadır.

Bilindiği gibi "Kader" imanın temel esaslarındandır. Bu Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, Cebrail'in Aleyhisselam sorusuna verdiği cevapta bildirilmiştir. Cebrail'in Aleyhisselam sorusuna Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu şekilde cevap vermiştir:

"İman; Allah'a, meleklerine, kitaplarına, rasullerine, Ahiret Gününe ve bir de kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine inanmandır." (Müslim İman: 8, Tirmizi İman: 2613, Ebu Davud Sünnet: 4695, Nesai İman: 8/97-101, İbni Mace, Mukaddime: 63)

Sahih bir hadiste de şöyle buyrulmaktadır:

"Gerçekten Allah'ın ilk olarak yarattığı şey Kalem'dir. Kalem'e 'Yaz' dedi. Dolayısıyla Kıyamet Gününe kadar olacak her şey, Allah'ın bildiği gibi cereyan edecektir." (Ebu Davud Sünnet: 4700, Tirmizi Kader: 17, Ahmed: 5/317. Beyhaki Sünen, Ebu Nuaym "Hilye".)

Allah-u Teâlâ, olacak olanları da, olmuşu da, olmayacak olanı da, bir şeyin nasıl olacağını da bilir. Göklerde ve yerde onun bilgisi dışında zerre ağırlığınca bir şey yoktur, ondan daha küçüğü de büyüğü de apaçık bir kitapta açıklanmıştır.

(Burada: "... Çünkü ne yerde, ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden gizli kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki, apaçık kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bulunmasın." (Yunus: 10/61) ayetine işaret edilmektedir.)

 

"Kaza" konusuna gelince; bu ifade Kur'an-ı Kerim'de mutlak olarak zikrolunmuştur. Bununla; kaderin var olması, zamanı geldiğinde ortaya çıkması kastedilmektedir.

"Kaza" kelimesi Kur'an-ı Kerim'de şu manalarda kullanılmıştır:

1 - Var etmek, yaratmak, yeri ve zamanı geldiğinde ortaya çıkarmak.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı." (Fussilet: 41/12)

2 - Hükmetmek.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi."   (Sebe: 34/14)

3 - Bildirmek, haber vermek.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Biz, kitapta İsrailoğullarına bildirdik..." (İsra: 17/4)

4 - Emretmek, tavsiyede bulunmak.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi.... emretti ." (İsra: 17/23)

5 - Hüküm vermek.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"...ve aralarında hakkaniyetle hüküm verilir." (Zümer: 39/69)

6 - Kader manasında.