Kuran ve Sünnet

FARK IBN TEYMİYYE

Giriş

 

(İyi bilinmelidir ki) Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değildirler.” (Yunus : 62)

Yalnız Allah'a hamdederiz. Sadece O'ndan yardım bekler, doğru yola götürülmeyi yalnız O'ndan talep ederiz. Günahlarımızın bağışlanmasını yalnız O'ndan niyaz eder; nefislerimizin şehvetlerinden ve sapmalarından doğan kötü ve çirkin hareketlerimizin belalarından sadece ve sadece O'na sığınırız.

Allah bir kimseyi doğru yola getirmişse, onu o doğru yoldan ayıracak yoktur. Kimi de eğri yola saptırmışsa, o eğri yoldan doğru yola getirecek güçte hiç kimse bulunmaz.

Allah'dan başka itaat / ibadet edilecek hiçbir ilahın, merciin bulunmadığına iman ederiz. O birdir. Eşi ve ortağı yoktur. Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Bundan hiçbir şüphemiz yoktur. Allah, onu, bütün dinlerin tamamlayıcısı ve dosdoğru yola götürücü bir önder olarak göndermiştir. Böyle olduğuna Allah da şahittir, ben de kesinlikle şehadet ederim!..

Allah, dinleri tamamlayıcı olarak gönderdiği kendi Resulünü, kıyamete yakın bir zamanda tebşir edici, kötü sonuçlardan sakındırıcı, Allah'ın doğru yoluna çağırıcı olarak göndermiş ve onu, karanlıkların perdesini yırtan bir meşale, alemi aydınlatan bir parlak güneş kılmıştır.

İnsanlara, sapık yollardan kurtulup doğruyu bulma çarelerini göstermiş, ilmini öğretmiş, azgınlıklardan kurtulmanın prensiplerini onunla göstermiş; kör gözleri onunla açmış, sağır kulakları onunla duyar hale getirmiş, gerçeklere kapanmış kalbleri onunla parlatıp açmış; hak ile batılın, doğruyla eğrinin, sükûnetle azgınlığın, imanla küfrün, cennet ehli talihlilerle cehennem ehli talihsizlerin, Allah düşmanları ile dostlarının arasını onunla ayırmış, gerçekleri onunla tebliğ etmiştir.

O hak ile batılın arasında tek terazi, tek şablondur.

 

Allah'ın Resulü Muhammed, kime Allah'ın dostu gözüyle bakarsa, o kimse gerçekten de Allah'ın dostu, kime de düşmanı gözüyle bakarsa o da Allah'ın düşmanı olur; şeytanın ise dostu olur.

Yüce Allah kendi kitabı olan Kur'anı Kerimde buyurmaktadır:

“Allah'ın insanlardan dostları vardır, fakat şeytanın da insanlar arasında dostları vardır.”

Yüce Allah bu ve buna benzer ifadeleri defalarca kullanmış, kendi dostları ile, şeytanın dostları arasındaki farkı defalarca ayırmıştır:

(İyi bilinmelidir ki) Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değildirler.

Onlar, iman edip (gerektiği gibi Allah'tan) sakınanlardır.

Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da müjdeler vardır.  Allah'ın sözlerinde değişiklik yoktur.  İşte bu en büyük başarı en büyük kurtuluştur.  (Yunus: 62,63,64)

“Allah iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan nura ulaştırır. Kafirlerin velileri (ise) tağuttur. Onları nurdan karanlıklara ulaştırır(lar). İşte onlar ateş ehlidirler.Orada ebedi kalacaklardır.” (Bakara: 257)

Ey iman edenler! Yahudi ve hristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır. Muhakkak ki Allah, zalim bir kavme hidayet etmez.”

“Kalplerinde hastalık olanların; “bize bir kötülük isabet etmesinden korkuyoruz” diyerek onlara koştuklarını görürsün. Umulurki Allah, katından bir fetih veya bir emir getirir de onlar nefislerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.”

“İman edenler derler ki: “Sizinle beraber olduklarına dair bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?” Onların amelleri boşa çıkmış ve hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır.”

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden irtidat ederse Allah, kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği, mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı izzetli, Allah yolunda cihad eden ve kınayanın kınamasından korkmayan bir kavim getirir. İşte bu, Allah’ın fazlıdır. Onu dilediğine verir. Allah Vasi’dir, Alim’dir.”

“Muhakkak ki sizin dostunuz Allah,  O’nun rasulü ve namaz kılan, zekat veren, rüku eden mü’minlerdir. “

“Kim Allah’ı, rasulünü ve iman edenleri dost edinirse... Muhakkak ki galib gelecek olan Allah’ın hizbidir.”

“Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun edinenler ile kafirleri dost edinmeyin! Eğer mü’min iseniz Allah’tan sakının!” (Maide: 51-57)

Gerçek dost şöyle anlatılıyor ayetin mealinde:

“İşte burada hakiki dostluk ve kudret Allah'ındır. Mükafatlandırma bakımından hayırlı olan da, sonuçlandırma bakımından da hayırlı olan O'dur.” (Kehf: 44)

Şeytanın dostlarından da şöyle bahsetmektedir Ulu/Yüce Allah ayetlerinde mealen:

“Kur'an'ı okuyacağın zaman huzurdan kovulmuş ve şeytandan Allah'a sığın. Şeytanın, inananlar ve sadece Rabbine tevekkül edenler üzerinde hiçbir etkisi ve nüfuzu olmayacağı muhakkaktır. Onun emrini dinleyenler, onu kendilerine dost edinenler sadece Allah'a eş koşanların arasında bulunur.” (Nahl: 99)

“İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın tuzağı pek zayıftır.” (Nisa: 76)

“Meleklere, “Adem'e secde edin” demiştik de, o kendini beğenmiş iblisden başka bütün melekler secde etmişti. O şeytan cinlerdendi ve Rabbinin buyruğu dışına çıkmıştı. Ey insanlar! Beni bırakıp da, onu ve soyunu kendinize veli mi ediniyorsunuz? Halbuki o sizin apaçık bir düşmanınızdır. Zalimler için bu ne korkunç sonuçlar doğuracak bir değişmedir.” (Kehf: 50)

“ (Allah'ın mükafatını hak eden) o kimselere bazı insanlar: “Muhakkak ki insanlar sizin için ordu topladılar, onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanını artırdı ve: “Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir” dediler.”

(Böylece onlar) kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan Allah'ın nimeti ve fazlı ile geri döndüler ve (bu hareketleriyle) Allah'ın rızasına uydular. Şüphesiz ki Allah, son derece büyük lütuf sahibidir.” (Ali İmran: 173,174)

Hz. İbrahim babasına şöyle demekteydi:

“Babacığım, şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan Rahman olan Allah'a isyan edip başkaldırmıştır.

Babacığım! Doğrusu sana rahman olan Allah tarafından bir gazabın ve azabın dokunmasından korkuyorum ki, bu gazab seni şeytanın velisi (dostu) olarak bırakır!” (Meryem: 44,45)

“Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar, size gelen hakkı inkar ettiler. Peygamber'i ve sizi, Rabbiniz olan Allah'a iman ettiniz diye yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihad etmek ve benim hoşnutluğumu kazanmak için çıkmışsanız, onları dost edinmeyin. Onlara olan sevginizi gizlersiniz. Ben, gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden her kim bunu yaparsa, hak yoldan sapmış olur.” (Mümtahine: 60/1)