T-A-İ-F-E-T-U-L@M-A-N-S-U-R-A----E-H-L-İ@H-A-D-İ-S
 
  ANA SAYFA
  MİSHARY RASHED AL EFASY İNDİR KUR-AN
  SAHİH BUHARİ TIKLA OKU
  KİTAPLAR
  SESLİ SOHBETLER
  İLETİŞİM
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  KULLUK
  İMANIN HAKİKATİ
  AKİDE
  TEVHİD
  DİNDE ÜÇ TEMEL
  ALLAH RASULÜNÜN NAMAZ KILMA ŞEKLİ
  İSLAMDA NAMAZI TERKETMENİN HÜKMÜ
  TEKFİR FİTNESİ
  SELEFİN YOLU
  KİTAP VE SÜNNET’İN KORUNDUĞU
  KUR’AN’DA MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLE
  BİD'AT VE ŞİRK KONUSUNDA
  TEVBE
  ŞÜKÜR
  İNSANIN YARATILIŞ GAYESİ
  YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARA TERS DÜŞMEK
  DİN NASİHATTİR
  ALLAH KATINDA HAK DİN İSLAMDIR
  DUA ve ZİKİR
  TEVESSÜLÜN ANLAMI
  KABİR AZABINA İMAN ETMEK
  TASAVVUF HAKKINDA FETVALAR
  => Allah tab Başkasından Medet İstemek
  => Gavs-Kutup
  => Gayp Tan Haber Vermek
  => İnsanlar Neden Tasavvufa Yöneliyorlar?
  => Rüya ile edinilen Bilgi
  => Sufilik ve Hadis İlmi
  => Ölü Gibi Şeyhlere Bağlanmak
  => Vasıta
  => Veli Kimlerdir
  => Zikir ve Bidatler
  ULUV ARŞ-FARKLI KONULAR
  KADER İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR
  HİCRİ 1422 YILI CUMA HUTBELERİ
  UYDURMA HADİSLER 1
  BAZI HADİS ALİMLERİ
  FARK IBN TEYMİYYE
  KULLUK RİSALESİ
  ŞİA AKİDESİ
  EL VELA VEL BERA
  NURCUYA NASİHAT [1]
  CEHMİYYE'YE REDDİYE
  ŞİA.YA Şİİ iBNÜL MUTAHHARA KARŞI OLAN REDDİYE
  ŞEYHU-L-İSLAM İBN TEYMİYYE
  İBNİ.ARABİ VE VAHDED.İ VÜCUD FELSEFESİNE REDDİYE
  ŞEYHÜ-L İSLAM İBN TEYMİYYE.NİN MÜŞKİL AYETLERİN TEVSİRİ KİTABININ TAHKİKİ
  IBN TEYMİYYE KULUN ALLAH-A YAKLAŞMASI
  IBN TEYMİYYE iMAN
  SAKAL DÎNEN GEREKLİDİR...
  ALLAH YOLUNDA CİHAD
  İSLAM’DA RESMİN HÜKMÜ
  TOPLUMUN CEVHERİ HANIMLARA
  HADİS USÜLÜNE GİRİŞ MUHAMMED SALİH EL-USEYMİN
  PEYGAMBERİMİZİN Sallallahu aleyhi vesellem ÜMMETİ ÜZERİNDEKİ HAKKI
  RASÛLULLAH SEVGİSİ VE ALÂMETLERİ
  YUSUF EL KARDAVİ-TEKFİRDE AŞIRILIK
  MUHAMMED-NASIRUDDİN EL ALBANİ-HİCAP
  İBADETTE İKİ TEMEL ESAS
  MUAHEZE İLİMDEN SONRADIR
  MUHAMMED-NASURUD-DİN-EL-ALBANİ.CENAZE-KİTABI
  İSLAM.DA KABİRÇİLİĞİN SAKINCALARI MUHAMMED NASURİDDİN ALBANİ
  *ALLAH-IN CEMALİ CEMALULLAH
  FATİHA SÜRESİ.NİN BÜTÜN BATIL MESHEP VE DİN MENSUPLARINA VE BU ÜMMETİN BİD.AT VE DALALET EHLİNE CEVAP TEŞKİL ETMESİ
  MECUSİLERE VE KADERİYYE MESHEBİNE REDD
  ABDULAZİZ.B.BAZ
  SÜNNET VE CEMAAT KAVRAMI
  KULLAR SADECE ALLAH.A TESLİM OLACAK FITRATTA YARATILMIŞTIR
  RUBUBİYET TEVHİDİ ULUHİYET TEVHİDİNİ GEREKTİRİR BU.DA AYRI BİR DELİLDİR
  MÜSLÜMAN OLABİLMEK İÇİN ŞİRKTEN SOYUTLANMAK ŞARTTIR
  İSLAMİ@KİTAP@İNDİR
  PEYGAMBERİMİZİN MUCİZELERİ SUYUTİ
  IBN TEYMİYYE KABİR ZİYARETLERİ
  ALLAH [CC] IN LANET ETTİKLERİ
  ALLAH [CC] HAKKI İLE TAKDİR EDEMEYENLER
  ALLAH DİYEREK ALDANMAK
  ALLAH-A HÜSNÜZAN BESLEMEK
  ALLAH.IN AFFINA DAYANIP EMİR VE NEHİYLERİNİ YERİNE GETİRMEMEK
  ALLAH.LA BİRLİKTE BAŞKA İLAH EDİNENİN ŞİRKİ
  SÖZLE-ŞİRK
  ŞİRK VE KİBİR
  ŞİRKİN HAKİKATİ
  BÜYÜK HAMA FETAVASI ALLAH-IN ARŞ-A İSTİVASI
  MERAKEŞ FETAVASI
  ALLAH CC NEREDEDİR?
  TACUDDİN EL BAYBURDİ YAZILARI
  TACUDDİN-HOCA NAMAZ İLE İLGİLİ KONULAR
  İSLAM@HOUSE MEKALELERİ
  EBU@MUAZ@YAZILARI
  İMAM BUHARİ (RAF;UL YEDEN)
  EL-FEVAİD-iBN@KAYYIM
  İBRETLER VE HATIRLATMALAR
  TASAVVUFUN MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDEKİ KÖTÜ SONUÇLARI
  @VASITA@
  ALLAH CC EL SIFATI
  MEVLİD-İ NEBEVÎ'Yİ KUTLAMANIN HÜKMÜ:
  HEVA VE BİD-AT EHLİNE KARŞI EHL-İ SÜNNET-İN TUTUMU
  ŞERHUS-SUDÛR FÎ HALLİ MUŞKİLETİL-İHTİLAF BEYNEL-ULEMA eş-ŞEVKANİ
  NEBİ B TURHAN,IN VAHDETİ VUCUD RİSALESİ
  İBN TEYMİYYE ER RİSALETÜT TEDMÜRİYYE ŞERİAT ŞER VE KADERE İMAN
  HADİSİ ŞERİFLERE GÖRE EVLENME ADABI ELBANİ
  HZ ALİ,YE R A SUHUF İNDİ Mİ 18 LEM,A NURCULARI İKAZ
  İTİKADİ MESELELERDE AHAD HADİSLERİ DELİL KABUL ETMENİN GEREĞİ ELBANİ
  ÖNCE TEVHİD EY İSLAM DAVETÇİLERİ Alleme Nasıruddin el-Albanî (r.a.)
  ALLAH,IN KIYAMET GÜNÜ GÖRÜLEÇEĞİNE DAİR HADİSLER
  ALLAH AZZE VE CELLE,NİN NUZÜLÜ
  İBN HACERİ,L-MEKKİ (HEYTEMİ)YE REDDİYE
  İmamların İmam’ı İbn Huzeyme rahımullah ve Akidesi
  NESAİ METRUKLAR
  SAHİHU TAHRİÇUL 40 HADİS
  Ebu Hanife Hakkında Bazı Rivayetlerin İncelenmesi
  RECEB VE ŞABAN AYI İLE İLGİLİ ZAYIF VE UYDURMA HADİSLER
  Ashâbu’l-Hadis’in Akidesi
  Heva ve Ona Tabi Olmanın Yerilmesi
  KALBİN MÜHÜRLENMESİ VE PASLANMASI
  KÜÇÜK GÜNAHLAR
Sufilik ve Hadis İlmi
Sufilerin metodu hadislere dayanmıyor mu?
Cevap: Öncelikle şu bilinmeli; eğer tasavvuf kelimesiyle kastedilen şey, nefis tezkiyesi ise, en güzel nefis tezkiye metotlarını da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem koymuştur ve bu tasavvuf diye değil İslam diye isimlendirilir. O’nun koyduğu yoldan başkasına tabi olmak caiz değildir. Sufiler sahih sünnette olmayan bazı metotlar koymuşlar, sünnete pek çok açıdan muhalefet sergilemişlerdir. Yaptıkları şeylere delil getirirken de genelde aslı olmayan uydurma rivayetlere veya zayıf hadislere dayanmışlardır.
Bunu meşru göstermek için de “zayıf hadisler ile amel etmek caizdir” sözünü öne sürmeye başladılar. Hatta İsmail Hakkı Bursevi daha da ileri giderek Ruhul Beyan adlı tefsirini uydurma rivayetlerle doldurmuş, surelerin faziletleri hakkında uydurulduğu tesbit edilen rivayetler hakkında utanmadan şunu söyleyebilmiştir;
“Bunu uyduran Rasulullah’ın aleyhinde değil, şeriatı desteklemek için lehinde uydurmuştur”(!!!)[1] başka bir yerde de regaib namazı gibi uydurma namazların aslında ibadet olması hasebiyle, bunların bidat olduğunu açıklayan Nevevi gibi büyük bir imama karşı çıkarak; “İbadetin bidat olduğuna inanan kafir olur” diyebilmiş, insanları bidatlere yönlendirerek İmam Rabbani’nin de regaib namazı gibi hususlarda dediği gibi “Şeytanın tuzağına düşmüş” ve düşürmüştür.
Allah Azze ve Celle bu dini tamamladığını beyan ederken, sanki bu bir eksiklik görmüş ve o eksiği kapatmış gibi!!! Fesubhanallah!
Zayıf hadisle amel meselesine gelince, zayıf hadisin zan ifade etmesi bile tartışılırken ve Allah Azze ve Celle zanna tabi olmayı yasaklamışken bu caiz görülemez. İmam Şatıbı el İtisam’da sufilerin hatalarını sayarak der ki;
a. Rasûlullah (s.a)’a yalan ihtiva eden ve zayıf hadislere güvenmeleri... Zayıf hadislerin ise Peygamber (s.a) tarafından söylendiğine dair zan galip değildir. Dolayısıyla bunlara bir hüküm isnad etmeye imkan yoktur. Durum böyle olunca ya yalan oldukları bilinen hadisler hakkında ne denilir? (s. 299-300)
b. Maksatlarına uymayan sahih hadisleri reddederek bunların akla muhalif olduğunu ileri sürerler. Kabir azabını, sıratı, mizanı, ahirette Allah’ın görülmesini ve benzeri hususları inkar edenler gibi bunların akla aykırı olduğunu ileri sürerler. (s. 309)
c. Allah’tan ve Rasûlünden gelenlerin kendisi vasıtasıyla anlaşılabildiği arapça ilmini bilmemekle birlikte, arapça olan Kur’an ve sünnet hakkında söz söyleme cesaretini göstererek, şeriatı geride bırakıp, ilimde derinleşmiş olan kimselere muhalefet etmeleri.
d. Apaçık usulü bırakıp saparak, akılların çeşitli tavırlar takındığı müteşabihata tabi olmaya yönelmeleri. (s. 320)
e. Mutlaklara kayıt getiren hükümleri tetkik etmeden, mutlak ifadeleri alıp kabul etmek. Tahsis edici buyrukları var mıdır, yok mudur düşünmeden umumi buyrukları anmak. Aynı şekilde bunun aksini de yaptıkları olur. Mesela nass mukayyed ise mutlak alınır yahut has ise başka herhangi bir delil olmadan mücerred görüş ile umumi kabul edilir. (s. 329) (a)
f. (s. 334): Delilleri kullanılacakları yerlerden uzaklaştırarak tahrif etmek. Mesela delil herhangi bir menata dair varid olmuş iken bir başka menata yönlendirilerek her iki menatın aynı olduğu vehmini vermekle delilleri tahrife kalkışmak. Bu ise sözleri yerlerinden kaydırmak suretiyle yapılan gizli tahriflerdendir. Bundan Allah’a sığınırız. Büyük bir ihtimalle İslamı kabul ettiğini ifade etmekle birlikte sözlerin yerlerinden tahrif edilmesini yeren bir kimse bu işe ancak karşı karşıya kaldığı bir şüphe ya da kendisini haktan alıkoyacak bir bilgisizlik olmadan açıkça sığınması. Bununla birlikte o kimsede delilin gerçek yerinde kullanılmasını alıkoyacak bir hevası da sözkonusu olur. Bu sebeple böyle bir kimse bid’atçi olur.
g. (s. 348) Şeyhlerini tazimde çok ileri derecede giderek sonunda onları haketmedikleri seviyeye ulaştırmaları. Onların aşırıya gitmeyip, orta hallileri filandan daha büyük Allah’ın hiçbir velisinin olmadığını iddia eder. Bazen velayet kapısını bu sözü eden kişi dışında diğer ümmetin yüzüne kapatırlar. Bu ise katıksız bir batıldır... (s. 349): Orta halli mutedil olanları ise şeyhinin Peygamber (s.a)’a eşit olduğunu ileri sürer, ancak ona vahiy gelmediğini ifade eder.
İmam Suyuti şunları nakleder; “Zahid olarak tanınan Meysere Bin Abdirabbih vefat ettiği gün, cenazseine katılabilmek için Bağdat çarşıları tamamen kapanmıştır. Böyle bir zahid olmasına rağmen Meysere, hadis uydurmakla itham edilmiştir. Vefat edeceği sırada; “Rabbinden ümitvar ol” dedikleri zaman “nasıl olmam ki, Ali R.a.’ın fazileti hakkında yetmiş hadis uydurdum.” Diye cevap vermiştir.[2]
Suyuti’nin verdiği daha başka bilgilere göre Ebu Davud en Nehai geceleri ibadet etmesi, gündüzleri oruç tutmasıyla şöhret bulan bir zattı. Buna rağmen hadis uydururdu.
Ebu Bişr Ahmed Bin Muhammed el Fakih el Mervezi zamanında sünneti en çok müdafaa eden muhaliflere karşı amansız mücadele veren biriydi. Böyleyken hadis uydurmaktan çekinmezdi. Yine Vehb Bin Hafs Salihlerden bir zat idi. Yirmi sene hiç kimseyle konuşmadan durmasına rağmen, hadis uydurmaktan da geri durmazdı.[3] Bursevi gibi sufiler de hadis uydurma konusunda bu anlayışla hareket etmiştir.
[1] Bursevi Ruhul Beyan(3/548)
[2] Tedribur Ravi(1/283)
[3] Tedribur Ravi(1/283)
 
 
   
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=