Kuran ve Sünnet

İmandan Çıkaran 10 Maddenin Şerhi

İMANDAN ÇIKARAN 10 MADDENİN ŞERHİ

                                          ubeydullah arslan

                           islamabad uluslararası islam ün mezunu

 

Değerli Müslüman

Tevhid ve şirk mutlaka bilinmelidir.

Müslüman kendisini imandan çıkaracak sözleri ve amelleri çok iyi delillerle bilmek zorundadır.

Aşağıda sizlere müslümanı (Allah korusun ) imandan çıkaran temel maddeleri beyan ettik.

Bu maddeleri bilmek dünya ve ahiret selametimiz için gereklidir.

Müslümanlar dünyalık mallarına gösterdikleri ilgileri bu maddelere göstermezlerse imanlarını yeniden gözden geçirmeleri lazımdır.

Allah sizleri ve tüm müslümanları tevhid, sünnet, davet üçgeninde yaşamayı nasip etsin.[1]

 


--------------------------------------------------------------------------------

[1]Değerli müslüman ! Aşağıda okuyacağınız maddeler müslümanı ilmi delillerle tevhid ve şirk hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Okuyacağınız maddelere muhalif bir müslüman gördüğünüzde hemen ona sen kafirsin, müşriksin diyemezsiniz Zira hakkı bilmeyene, hakkı tebliğ etmek kuranın, sünnetin ve davet usulünün gereğindendir.Bu risale insanlara hükmetmek için hazırlanmadı.Bu risalenin amacı tevhidle şirk arasındaki farkı beyan etmektir..

 

 

1-Allah’a şirk koşmak imanı bozar.

Şirk Koşmak: Allah’ın Rububiyet’inde, [1]Uluhiyyetinde, [2] İsim Ve Sıfatlarında [3] ortağı olduğuna inanmaktır. Şirk, insanın ebedi cehennemde yanmasına sebeptir.

 

 

1.Delil : “Hiç şüphe yok ki Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar. Her kim, Allah’a ortak koşarsa, hiç şüphe yok ki büyük bir günah ile iftirâ etmiştir.” (Nisâ 48)

Açıklama : “ Ayetten, şirkin asla bağışlanmayacağını, işlenen günahların en büyüğünün şirk olduğunu, şirkin ebedi cehennemlik bir amel olduğunu öğreniyoruz. “

 

 

2.Delil : “ Allah’a yemin olsun ki biz gerçekten apaçık bir sapıklıkta idik. Çünkü sizi alemlerin Rabbi ile bir tutmuştuk(ona eş koşmuştuk) (Şuara, 97-98)

Açıklama : Dünyada İblisin oyununa düşerek Allah’a eş koşanlar biz sapıtmıştık zira Allah’a eş koşuyorduk diyeceklerdir. Bu konuşmalar cehennem ehlinin dünyada taptıkları putları (sistemler-liderler-sanatçılar-..) arasında geçen konuşmalardır. Onlar taptıkları varlıkların rızık, hayat veren, yaratan, öldüren olarak Allah’a eş koşmadılar. Zira onlar bunların hakkının Allah’a ait olduğunu bilirlerdi. Onlar sevgide, onlara tutkuda, onlara itaatte şirk koşmuşlardı.  Onlar yüceltmeleri gereken Allah’ı değil de putlarını yüceltmişlerdi.[4] Allah’a şirk koşmak kişiyi ebedi cehenneme düşürür.

 


3.Delil : “İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık, zülüm (şirk) bulaştırmayanlar var ya,  işte güven onlaradır ve onlar doğru yolu bulanlardır. ” (En’am, 82) ayeti inince ashab  “imanlarına herhangi bir haksızlık karıştırmayanlar ” (cümlesini) anlamakta zorlandılar ve Ey Allah Rasulu “Bizden kim nefsine zulmetmez” diye sordular ? Rasulullah bu sizin sandığınız gibi değildir bu Lokman’ın (a.s.) “ Ey yavrucuğum muhakkak ki şirk büyük bir zülümdür” sözü gibidir. (Buhari-Müslim-Ahmed bin Hanbel)

Açıklama : Rasulullah imana zulmetmenin şirk koşmak olduğunu Lokman (a.s.) oğluna söylediği sözle açıklamıştır. Şirk asla affolunmayan ve  sahibini de ebediyen cehenneme sürükleyen bir ameldir.

 

4.Delil: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “ Kulların Allah üzerindeki hakkı, kendisine hiçbir şeyi şirk koşmayana azap etmemesidir.” (İmam Buhari-Müslim)

Açıklama : Rasulullah şirk işlendiği takdirde azabın hak olduğunu beyan etmektedir.

 

2-İnsanın Allah ile kendi arasında yardım dilediği, tevekkül ettiği, duada yöneldiği vasıtalar [5] kılması imanı bozar :

İnsanın, Allah dışında birilerini vasıta kılmasıdır. Günümüz insanın en çok yaptığı ameldir. Bu dua şekli üç şekildedir.

a-Allah’a yönelerek dua etmeyip direk peygamberlere, nebilere, salihlere, velilere, seyyidlere, ölülere, türbelerde yatırlara doğru  duada yönelerek şirk işlemektir.

Örnek, “ Ya Muhammed şifa ver, sıkıntımı gider, rızkımı gönder. Ya seyyidim dertlerime derman ver, başımdaki şu sıkıntımı al. Ya Abdulkadir Geylani  şu şu işimi hayra çevir. Ey yüce gök kurtar beni, ey yüce güç sen yardımcımsın ” gibi dualarla dua etmektir. Bu dua şekli şirki duadır ve icma ile küfürdür.[6] Bu amel ebedi cehennem getiren bir ameldir.

 

b-Bir peygamberin, nebinin, seyyidin, efendinin,  Allah katında faziletli olduğunu düşünerek  ihtiyaçları, sıkıntıları, dertleri, Allah katında gideren-defeden olarak onu görmekle işlenen şirktir.

Örnek, “Ey Seyyidim, Ey Efendim, Ey Abdulkadir Geylani hazretleri bana Allah katında yardım et, şifa ver, beni azaptan koru ” gibi dualarla Allah ile kendi arasında vasıta (aracı) kılmakla meydana gelen şirktir. Bu duayı (ibadeti) başkasına yapmaktır ki bu şirktir ve icma ile küfürdür. Çünkü kişi Allah dışında birinin duayı işittiğine ve duasına icabet ettiğine inandığı takdirde onu ilah konumuna koymuş olur ki bunun şirk olduğunda ihtilaf yoktur.[7]

 


1.Delil : “ Hak olan davet yalnız O’nadır. O’nu bırakıp çağırdıkları ise,kendilerine hiçbir şekilde cevap veremezler.”(Rad 14)

Açıklama : “Ayetten, Allah dışında duaya layık görülen, ibadet edilen kim varsa asla fayda  ve zarar veremediklerini, fayda ve zarar verenin ancak Allah olduğunu, Allah ile kul arasında duada asla kimsenin olamayacağını öğreniyoruz.”

 

 

2.Delil : “Allah’tan başka(zatlara-ölülere-seyyidlere-) sana fayda ve zarar vermeyen şeylere de ibadet etme. Eğer böyle yaparsan, o takdirde şüphesiz ki sen zalimlerden olursun.” (Yunus, 106)

Açıklama : Ayet açık bir ifade ile Allah dışında kime yönelerek dua (ibadet) edilirse bunun fayda ve zarar vermediğini, bunun da şirk olduğunu beyan eder.

 

 

3.Delil : “Allah ile birlikte başka bir İlah dua etme. O takdirde azab edilenlerden olursun.” (Şuara, 213)

Açıklama : Allah ayetinde, Allah dışında birine dua edildiği takdirde bu duanın şirk olduğunu beyan eder.[8]

 

c- Bir başka dua şekli var ki bu da Rasulullah’ın (s.a.v.) adını anarak “Muhammedin hakkı için veya Rasulullah’ın yüzü suyu hürmetine, efendimin-seyyidimin hakkı üstüne gibi lafızlarla yapılan dua ki bu dua bidat bir dua olup, böyle bir dua yapılması caiz değildir.

 

1.Delil : “Hak olan davet yalnız O’nadır. Onun dışında çağırdıkları ise hiçbir cevap vermezler.”

(Rad, 14)

Açıklama : Ayet, hak duanın, kulluğun, yönelişin ancak Allah’a olmasını emretmektedir.

 

2.Delil :Rasulullah (s.a.v.) : “Allah’ım kendini isimlendirdiğin sana ait bütün isimlerle senden isterim.” (Ahmed bin Hanbel sahihtir)

Açıklama :Hadis, Rasulullah’ın duada nasıl bir şekilde Allah’a yöneldiğini açıkça beyan etmektedir. Rasulullah bir şey  isterken hiçbir aracı koymaksızın Allah’dan istemektedir. Rasulullah’ın yolu, sözü, ameli en güzel yol, en güzel söz, en güzel ameldir. Rasulullah sünnetinde olmayanı yapmakta bidattir. Bu sebeple biz Allah ve Resulünün gönderdiği dinde bu çeşit bir duanın delille sabit olmadığını biliyoruz.

 

3.Delil : Ebu Hanife (r.h.) : ” Allah’ın dışındaki şeylerle Allah’tan istemeyi, nefsime hoş görmem.” (Durul Muhtar.)

Açıklama : Müçtehid İmamlarımızın en büyüklerinden olan Ebu Hanife Allah isminin dışında (Peygamber-şeyh-salih kul veya veliden hürmetleri için, hakları için gibi….) birinden Allah’tan istemeyi hoş görmemiştir.

 

4.Delil : Hanifi İmam Ebi İz (r.h) : “Rasulullah ve ashabı böyle dualar etmemiştir bu dua şekli bidattir” demiştir. (Şerhu Akide’t Tahavi )

Açıklama : Hanife Alimlerinin itikada imamlarından olan Ebi İz (r.h.) sünnete uygun olmayan bu dua şeklinin bidat olduğunu açıkça söylemektedir. Hanifi alimleri bu duayı bu sebeple bidat görürler.

 

3-Müşrikleri şirk ehli görmemek, şirklerinde şüpheye düşmek,veya yollarını doğrulamak imanı bozar.[9]

Müşrikleri ve akidelerini [10] şirk saymamak ve şirklerinde tereddüt etmek, gittikleri yolu desteklemek insanı müşrik eder. Yahudilerin, Hıristiyanların, Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyenlerin, küfründe şüphe duymak onları doğrulamak küfürdür. Onların belirledikleri sistemleri, menheçleri, yolları benimsemek, desteklemek küfürdür.

 

 

 

1.Delil: “Ey İman edenler,Yahudileri de Hıristiyanları da dostlar edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar.” (el-Maide 51)

Açıklama : “Ayet, Yahudilerin, Hıristiyanların, müşriklerin, asla dost-sevilen-desteklenen olmaması gerektiğini  beyan eder. ”

 

 

2.Delil : “Kim Tağutu inkar sonra da Allah’a iman ederse sapasağlam bir kulpa yapışmış olur.” (Bakara, 256)

Açıklama : Allah ilkin Tağutun (şeytan-küfür-Allah dışında tapılan varlıklar, Allah’a isyana çağıran her kişi ve sistem) inkar edilmesini sonra da Allah’a iman edilmesini emretmektedir. Tağut inkar edilmeden iman gerçekleşmez.

 

3.Delil :Rasulullah (s.a.v.) : “Herkim Allah’tan başka hak üzere bir ilah olmadığını kabul eder ve Allah’ın dışında kendisine ibadet edilen her şeyi inkar ederse, artık onun kanı ve malı (diğer Müslümanlara) haram olmuştur.” (İmam Müslim )

Açıklama: Allah Rasulu,  Allah dışında tapılanların, müşriklerin, küfür ehlinin asla inkar edilmesi gerektiğini söylemektedir.[11]

 

4.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Allah müşrik birinin müslüman olduktan sonra müşrikleri terk edip müslümanlara dönmedikçe yaptığı ameli kabul etmez.” (Nesai ve diğer sünen kaynakları/senedi ceyyid )

Açıklama : Rasulullah müslüman olmuş bir müşrikin müşrikleri terk etmedikçe onun amelini kabul etmeyeceğini söylemekle müşriklerden uzak kalmanın önemini beyan etmektedir.

 

4-Allah Rasulunun getirdiği tertemiz sünnet [12] yolundan daha üstün,bir yol-sistem olduğuna inanmak imanı bozar.

Bir kimsenin Rasulullah’ın getirdiği saf ve tertemiz sahih sünnet yolunu, ortaya koyduğu tertemiz ameli, söylediği şerefli sözü hakir görerek, basite indirerek bir başka yolu, ameli üstün görmesi-tutması durumunda  düştüğü küfürdür. Kim Allah Resulünün ortaya koyduğu tertemiz sünnet yolunu, şeriat yolunu bir başka yolla kıyas ederek hafif görürse icma ile kafirdir.[13] Diyelim ki; Tağutun hükmünü Allah ve Resulünün hükmü önüne geçirmesi, Rasulullah’ın sünnetinden dışarı çıkma hakkım vardır demesi, Rasulullah’ın hükmü beni ilgilendirmez ben batılı kanunları üstün görürüm  diyerek düşünmesi, Yahudilerin ve Hıristiyanların dinini-yollarını şeriattan üstün görmesi, beşeri bir kanunu-düşünceyi Kuran ve sünnetten öne alması, karşılıklı rıza oldukça zina suç değildir inancını savunması, günümüzde hırsızın elini kesmek çağdışılıktır düşüncesini benimsemesi gibi  ... [14]

 

 

 

1.Delil : “Hala bilmezler mi ki, Kim Allah’a ve Resulüne karşı sınır mücadelesine kalkışırsa ona, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.” (et-Tevbe 63)

Açıklama : ”Ayetten, Allah ve Resulünün koyduğu hükümler-emirler- karşısında hüküm koyanların, kanun belirleyenlerin, bir başka dini veya ideolojiyi üstün görenlerin imanı olmadığını öğreniyoruz.

 

 

2.Delil : “ Onlar, Allah’ın indirdiğini hoş görmediler. Bundan dolayı amellerini boşa çıkartmıştır. ” (Muhammed 9)

Açıklama : Allah, kitabında indirdiği hükümleri hoş görmeyenleri kafirler olarak zikretmiştir. Bir kimse Allah ve Rasulunun  emrettiklerin hoş görmediği takdirde küfre düşer.

 

 

3.Delil : ” Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız onu Allah’a ve Rasulune götürün, bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. ” (Nisa, 59)

Açıklama : Allah ve ahirete iman eden müslüman gerçekten imanında ihlaslı ise ihtilafa düştüğü bir meseleyi Allah ve Rasulune götürmek zorundadır. Bir kimse Allah ve Resulünün şeriatını en üstün şeriat, yol, nizam görmediği müddetçe dini ve imanı istikamet etmez. 

 

4.Delil : “ Sözlerin en güzeli Allah’ın, yolların en güzeli de Muhammed’indir. ” (Müslim ve diğer sünen kaynakları)

Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) hadislerinde çok açık bir dille yolunun en güzel yol olduğunu beyan eder. Yoldan maksat; Rasulullah’ın sözleri, amelleri, takrirleridir. [15]

 

5-Allah Rasulunden gelen bir söze-amele buğz etmek, bu buğz edilen amel kişi tarafından yapılsa bile imanı bozar :

İnsanın, Allah Rasulunden duyduğu bir söze, amele, itikadi prensibe, ameli bir ibadete,yasaklanan bir emre, bu söylenenleri bizzat amel etse de buğz etmesi durumunda  imanı bozulur. Zira her insan Rasulullah’dan gelene iman etmeli, kalben doğrulamalı, hükmünü ameli olarak uygulamalıdır. Rasulullah’ın sünneti vahiy hükmündedir. Ehli sünnet kuran ve sünneti iki vahiy görür. Zira Rasulullah hevasından asla konuşmaz. Onun konuşması ancak Allah’ın emri iledir. [16] İki kadının  bir erkeğe denk olmasını inkar eden, sakalı uzattığı halde hakir gören, Rasulullah’ın iki elini rüku öncesi ve sonrası kaldırmasını inkar  eden veya bu sünneti küçümseyen bir kimse gibi.

 

 

1.Delil : “Onlar, Allah’ın (Muhammed’e) indirdiği Kuran’dan hoşlanmayıp onu yalanladılar. Bundan dolayı Allah, onların amellerini boşa çıkardı.” (Muhammed 9)

Açıklama : “Ayetten, Kuran’a buğz edenlerin, onu inkar edenlerin, hükmünü istemeyenlerin imanı olmadığını öğreniyoruz.”

 

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Kim muhlis bir kalple La İlahe İllallah derse cennete girer. ” (Ahmed bin Hanbel-İbn Hibban )

Açıklama : Muhlis kalple iman ve amel eden münafıklıktan kurtulur. Kişinin İslamın veya Rasulullah’ın bir amelini yaparken muhlis bir kalple yapması durumunda cennete girmesi mümkündür. Müslüman Rasulululah’tan gelen bir sözü ve ameli hem kalbiyle hem de ameliyle kabullenmelidir.

 

6-Rasulullah’ın dininden sayılan cennetin sevap yeri cehenneminde ceza yeri olduğu gibi hususlarda alay etmek imanı bozar

Rasulullah’ın dininden bir emirle, hükümle, alay etmek, sakalla, el kesmekle, şeriatla, cennetle alay etmek icma ile küfürdür. Bir kimse cennet müminlerin gideceği bir yerde bizlerin gideceği yerde cehennem mi diyerek cennet ve cehennemle alay etse küfre düşer. Zira bu Allah ayetiyle alay etmektir. Münafıklar Tebuk Gazvesinde Rasulullah ve ashabı hakkında “Onlar gibi çok yiyenler, yalan konuşanlar, düşman önünde onlardan daha korkaklar yoktur ” demiş alay etmişler Allah da şu ayeti indirmiştir. [17]

 

1.Delil : “(Ey Muhammed! Onlara) de ki: Siz, Allah ile, âyetleri ile ve elçisiyle mi alay ediyordunuz? Hiç özür dilemeyin.Çünkü siz, alay ettiğiniz bu sözünüzle îmân ettikten sonra kâfir oldunuz.”  (Tevbe : 65-66)

Açıklama : Münafıklar Rasulullah ve ashabıyla yukarıda söylediğimiz şekilde alay etmişlerdi, peki Diniyle alay edenin durumu nasıl olur kardeşim ?

 

2.Delil : “ İşte böyle onların cezası kafir oldukları, ayetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için, cehennemdir. ” (Kehf, 106)

Açıklama : Allah ayeti, ayetleri ve Resulleri alaya alanların akıbetini çok açık beyan eder.

 

7-Sihir Yapmak- Ona Razı Olmak İmanı Bozar

İnsanın Sihirle Uğraşması, Yapanların Yanına Giderek Doğrulaması, Razı Olması, imanı bozar. Sihirbazlar kişiye sihir yaparak zevcesinden ayıra bilmekteler, kişiye rahatsızlık-hastalık tattırabilmekteler, sihirle bir başaksına zarar verdirebilmekteler. Sihirbazların insan üzerindeki etkileri Allah’ın izniyledir. Sihirbaz, cin şeytanlarla bağ kurarak şeytani ameller yapar. [18]

 

 

 

 

1.Delili: “Oysa o iki melek, (Hârût ve Mârût) insanlara (nasihat ederek sihri öğrenmemeyi îkâz eder ve) : ‘Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın sihri öğrenerek şeytanlara itaat edip kâfir olma demedikçe de hiç kimseye sihir ilmini öğretmezlerdi”  (Bakara 102)

Açıklama : İki melek, Harut ve Marut  insanlara nasihat ederek bildikleri sihir öğretmezlerdi. Öğrettiklerine de sakın şeytan yolunda giderek, ona itaat ederek  küfre düşmeyin diyerek uyarırlardı.

 

 

2.Delil : “ Lakin şeytanlar kafir oldular. Çünkü insanlara sihri öğretiyorlardı. ” (Bakara, 102 )

Açıklama : Allah Şeytanların kafir olduklarını, sebebinin de İnsanlara sihir öğretmeleri olduğunu beyan etmektedir.

 

3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Yedi helak edici şeyden kaçınınız, Allah’a şirk (eş) koşmak, sihir yapmak ve……..” (Müslim )

Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) sihir yapmanın helak edici olduğunu beyan ederken, Allah’a şirk koşmak olduğunu da söylemektedir.

 

8-Müşriklere Sevgi Göstermek,Müslümanlar Karşısında Onlara Destek Vermek, İmanı Bozar.

Kafirlere ve dostlarına sevgi duymak, onları desteklemek,yollarında gitmek, müslümanlara karşı mücadelelerinde onlara yardım etmek, kişiyi kafir eder. Kafirlere yapılan yardım müslümanların gücünü, izzetini, nusretini, mücadelelerini kırıyorsa yapılan yardım ve destek kişiyi kafir eder. Kafirleri izzetli müslümanları zelil kılacak her söz ve amel kafirlere destek hükmündedir.

Günümüzde bazıları müslümanların İslam uğrandaki izzetlerine leke, kafirlerin İslam önündeki düşmanlıklarına destek verebilmekteler. Kafirler karşısında hoşgörü ilkesini bilenler, Müslümanlar karşısında nefret tohumlarını ekebilmekteler.

 

 

 

1.Delil : “ Sizden her kim, onları (Yahûdî ve Hıristiyanları) dost edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz ki Allah, (kâfirleri dost edinen) zâlimleri asla doğru yola iletmez.” (Mâide  51)

Açıklama : Allah Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmemek gerektiğini beyan eder.

 

 

 

2.Delil : “ Ey iman edenler ! sizden evvel kendilerine kitap verilenlerden dininizi bir eğlence ve bir oyuncak edinenleri ve kafirleri veli edinmeyin. ” (el-Maide, 57)

Açıklama : Allah, dinimizi oyun ve eğlence edinen kafirleri  asla dostlar edinmememiz gerektiğini ortaya koymaktadır.

 

9-Şeriatın [19] Ve Rasulullah’ın Ortaya Koyduklarının Dışına Çıkılabileceğine, Müslümanın Buna Hakkı Olduğuna İnanmak, İmanı Bozar.

İnsanın İslam’ın dışında ki bir başka şeriata, yola, sisteme, nizama, dine, hayat programına uyabileceğine inanması kişiyi kafir eder. Müslüman için İslam ve onun hükmünden başka seçeceği bir din ve hüküm yoktur. Her müslümanın Şeriatı, Rasulullah’ın sünnetini yüceltmesi farzdır. Kim Demokrasiyi, Komünizmi, Liberalizmi, Sosyalizmi ve diğer beşeri ideolojileri  İslam’ın önüne geçirerek bir başka dine uyma-itaat etme hakkı olduğuna inanırsa kafir olur.  Zira bu seçim Allah ve Resulünün  şeriatını dışlamak o batıl şeriatlara uymaktır ki hiçbir alim bunun küfür olduğunda şüphe etmemiştir.

 

1.Delil : “Her kim, İslâm’dan başka bir dîn ararsa, o dîn ondan asla kabul olunmayacaktır.Ve o, âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âl-i İmrân  85)

Açıklama : Ayet, İslam dışında bir dine mensup olanın, şeriatın dışında nizam arayanın, Allah ve Rasulunun emirlerini hiçe sayanların Allah huzurunda hüsrana düşerler.

 


2.Delil : “ Şüphesiz ki bu benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun. Başak yollara uymayın. Sonra sizi O’nun yolundan ayırırlar. “ (Enam, 153)

Açıklama : Allah peygambere de ki bu yol (tevhid-iman-sünnet) benim yolumdur, bu yola uyun, asla başka yola uymayın.

 

3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) bir gün ashabının huzurunda bir çizgi çizdi : Bu Allah’ın yolu sonra da sağına soluna çizgiler çizdi ve dedi ki, “ Bunlar şeytanın yolu bu yol üzerinde birer şeytan yoluna davet eder. “ (Ebu Davud, Ahmed, Darimi )

Açıklama : Kim Allah’ın dininden çıkabileceğine, bu hakkı olduğuna inanırsa kişi küfre düşer.

 

4.Delil : Müfessirlerin İmamı Mücahid “ O, dini dosdoğru tutun, onda ayrılığa düşmeyin, diye dinden Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim, Musa ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi, size de şeriat yaptı. ” ayetinin tefsirinde, diyor ki ; “ Ey Muhammed sana bir tek dini emrettik. ” ve “Sana ve tüm nebilere bir tek dini emrettik.” demektedir. ( İbn Hacer Askalani, Fethul Bari Şerhu sahihu’l Buhari, İbn Cerir et-Tabari Tefsirinde )

Açıklama : Allah tüm Resullere ve nebilere bir tek din olan İslam’ı tavsiye etmiştir. Gelen tüm peygamberlerin dini birdir. Allah’ın emrettiği tek dine tutunmak her müslüman üzerine farzdır. Kim resullerin dini olan İslam’dan başka bir din ararsa ondan kabul edilmez.

 

10-Allah’ın Dininden, Yüz Çevirmek, Öğrenmemek, Amel Etmemek İmanı Bozar.

Kişi kendisini müslüman kılan, imanlı eden, şirke götüren, azaba düşüren hükümleri bilmekten-öğrenmekten kaçınması imanını bozabilir. Kişinin Allah’ın ayetlerinden, emirlerinden, hükümlerinden, yüz çevirmesi, dinini öğrenme hırsı taşımaması, amel etmemesi, İslam zıddına hayat sürmesi kişiyi küfre düşürür. Müslüman dünya ve ahirete kendisini selamete götürecek emirlere hükümlere önem verir, öğrenir, onlarla amel eder ve müslüman kimliğinin izzetini bilir.

 

 

1.Delil : “Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çevirerek öğüt almayıp kibirlenen kimseden daha zâlim kim olabilir.Şüphesiz ki biz, (âyetlerimizden yüz çevirerek onlardan faydalanmayan) günahkârlardan intikam alacağız.”  (Secde 22)

Açıklama : Allah, ayette kendisine Allah ayetleri okunan sonra bu ayetin hükmünden-emrinden yüz çeviren-öğüt almayan bir kimsenin zalim olduğunu beyan etmektedir. Allah ayetlerini öğrenmemek, onlarla amel etmemek ayetler okunduğunda rahatsızlık duymak kişiyi Allah korusun küfre düşürür.

 

 


 

2.Delil : “ İnkar edenler ise, uyarılıp korkutuldukları şeyden yüz çevirmektedirler. ” (Ahkaf, 3)

Açıklama : Yüz çevirmek, inkar etmek kafirlerin sıfatlarındandır. Kafirlere Allah ayetleri ve Rasulullah hadisleri öğretildiğinde, hatırlatıldığında hemen yüz çevirirler, dinlememek için kaçınırlar, öğüt almamak için çalışırlar. Bu sıfatlar ayette çok açık beyan edilmektedir.

 

3.Delil : “ Kim de zikrimden yüz çevirirse, gerçekten onun için dar bir geçim vardır.” (Taha, 124)

Açıklama : Allah dünyada kullarının geçim darlığını ayetlerinden yüz çevirmek olarak beyan etmektedir. Eğer kişi Allah ayetinden yüz çevirince dünyada dar geçime düşüyorsa sizce ahirette ki cezası nasıldır ?  O halde Allah ayetlerinden yüz çevirenleri, Allah  cezalandırmaz mı  ?

 

4.Delil : “ Kişinin kulağını ve kalbini Rasulullah’a çevirmemesi ve (Rasulullah’dan gelenleri ) ne yalanlaması ne doğrulaması, ne dost ne de düşman bilmesidir. ” (İbn Kayyim, Medarucu’s  Salikin)

Açıklama : Kişi dünya ve ahiret selameti taşıyan dinin aslını, temelini öğrenmekten yüz çevirmek, kulak asmamak, hak ve batılı öğrenmek için umursamamak kişinin imanını bozar.[20] [21]

 

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Rububiyyet: Allah’ın rab, yaratan, düzenleyen, hakim, alemi tasarrufu altında bulunduran, yöneten, olarak tanımak ve iman  etmektir.

[2]  Uluhiyyet: Allah’ın ibadete, kulluğa, itaate, layık tek hak mabud, ilah olarak tanımak ve iman  etmektir.

[3]  İsim ve sıfatlar:Allah’ın şerefli isimlerinin (Metin-Samed-Hakim-Halık) ve yüce sıfatlarının (Semi-Alim-Basir) tek hak sahibinin Allah olduğunu  bilmek Allah’ın zatının benzerliğine inanmamaktır.

[4] Süleyman Ulvan, Şerhu navagidu’l İslam 5

[5]  Vasıtalar:insanın  sığındığı-dayandığı-andığı-yöneldiği şeyhler-efendiler- babalar  evliyalardır. oysa, müslüman,Allah’a sığınır.

[6] Abdulaziz er-Racihi, Şerhu navagidu’l İslam-5

[7]  Abdülaziz er-Racihi, Şerhu navagidu’l İslam-6

[8]  Lütfen konumuzla alakalı şu ayetleri de okur musunuz,   (Lokman-13,   Müminun 117, Fatır,13-14, Cin-18 ve 20, Zümer-38, Bakara-186)

[9]  Müşrikleri şirk içinde görmemek kişiyi şirke sokar. Kuran  ve sünnet bu hususu açık beyyinelerle açıklamıştır.

[10]Akide:insanın kati delillerle inandığı,kabullendiği din,düşüncedir.müslümanın akidesi ehli sünnet akidesidir.

[11] Lütfen konumuzla alakalı şu ayetleri de okur musunuz, (Ali-İmran, 28  / Zuhruf, 26-27   / Tevbe,123  /Mücadele 22 /Mümtehine,1)

[12] Sünnet: Allah Rasulunun sözleri, amelleri, takrirleridir.Sünnete itaat etmek Allah’ın emridir.

[13] Abdülaziz er-Racihi, Şerhu navagidu’l İslam, 9  er-Racihi diyor ki; Kim Rasulullah’ın yolundan daha     güzel bir yol olduğuna inanırsa  veya Rasulullah’ın koyduğu hükümden daha güzel bir hüküm olduğuna inanırsa icma ile kafirdir. Çünkü bu şahıs Allah’ın Rasulu Muhammed olduğuna şehadet etmiş olmaz zira ona şehadet etmek ona itaat etmeyi, bildirdiklerini doğrulamayı, yasaklarından sakınmayı gerektirir.

[14] Zina, içki, faiz, helal olup haram değildir diyerek Allah ve Rasulunun ortaya koyduklarını küçük görmek ve beşeri kanunları üstün görmekle  düşülen küfür.

[15] Lütfen konumuzla alakalı şu ayetleri de okur musunuz, Nisa, 60-65

[16] İmam Buhari“ Nebinin Rabbinden rivayet ettikleri” diyerek başlık atmış ve sünneti Rabbinden aldığına  dair delil getirmiştir.Darimi, Ebu Davud-Hatip Bağdadi, Abdulber, Mervezi, Evzai yoluyla Hasan bin   Atiyye’nin şu sözünü beyan eder  “ Cibril, Kuran’ı indirdiği gibi sünneti  de indirirdi.”   Abdülaziz er-Tarifi Rasulullah’ın sünneti hakkında : “ Kuran ve sünnet iki vahiydir.” demektedir. (B k.z :  Abdülaziz er-Tarifi Şerhu Navagidu’l İslam 28)

[17] Dinle , şeriatla, alay edenlerle oturmak kişiyi o alay edenlerin safına sokar.

[18] İmam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Ahmed (r.a) sihirbazın tövbesinin asla kabul edilmeyeceğine ve öldürülmesi gerektiğine  hükmetmişlerdir. (B k.z : Abdulaziz er-Tarifi Şerhu Navagidu’l İslam 43)

[19]  Şeriat: Allah’ın insanoğlu için emrettiği nizamın adıdır.

[20]İlim, Bir şeyi olduğu hal üzere kat’i olarak idrak etmek demektir. Abdulber Temhid eserinde ilmi : “ Bilinmesi gerekeni, olduğu hal üzere doğru olarak bilmektir ” diye tanımlar. İlim iki kısımdır.

1-Zaruri İlim : Herhangi bir düşünceye ve delile gerek duyulmadan bilinen ilimdir ki ateşin sıcak olduğunu herkesin delil olmadan-düşünmeden bilmesi gibi…

2-Nazari İlim : Düşünmeyi ve delili gerektiren ilimdir ki abdestte niyetin vacip oluşunu, yaratılış gayemizin ibadet ve şirkin ebedi cehennemlik amel olduğunu delillerle bilmek gibi…

[21] Öğrenilmesi gerek ilimler : Tevhid, salih amel, sünnet, iman ilkeleri, iyilik, kötülük gibi hayra taşıyan ilim.  Öğrenilmemesi gereken ilimler : Kelam ilmi, Müzik ilmi, dans ilmi, güzel sanatlar ilmi, heykeltıraşlık ilmi,