Kuran ve Sünnet

12.BÖLÜM

12.BÖLÜM

 

Din nimeti olmaksızın yalnız dünya nimeti hakikî nimet midir, yoksa değil midir?

Bu konu hakkında asrımızın alimlerinin ve evvelkilerin iki görüşü vardır.

Hakikat şudur ki, tek başına dünya nimeti dört başı mamur bir nimet olmasa da, bir yönden yine de üstün bir nimettir.

İstenmesi gereken dînî nimetlere gelince, onlar, farz, vacib ve müstehab gibi Allah'ın emirleridir. Bunlar bütün müslümanların ittifakı ile taleb edilmesi lâzım gelen, gereken hayırlı nimetlerdir.

Ehl-i sünnete göre, hakiki nimetler bu dînî nimetlerdir. Çünkü, ehl-i sünnete göre, Yüce Allah, kullarını hayırlı işler yapmaya sevketmekle, onları nimetlendirmiş ve en büyük ihsanına mazhar kılmıştır.

Kaderiyeye göre ise, Cenab-ı Hakk yalnız kullara onunla iyilik veya kötülük yapmaya müsait olan kudreti bahşetmekle nimet vermiş ve ihsan eylemiştir.

 

Söylediklerimizin maksadı şudur:

Şüphesiz Yüce Allah (c.c), hiçbir yaratığın diğer yaratıktan bir şeyler istemesini emretmemiştir. Ancak mahlûk için bir maslahat (menfaat verici bir şey) olursa,böylesi bir istek sözümüzün dışında kalır. Bu maslahat da ya farz, ya vacib, ya da müstehab sayılmış olan işlerdir.Yüce Allah (c.c) kulundan bundan başka bir şey istemiyor.

 

Gene anlatmak istediğimiz manalardan biri de şudur:

Kim hükümdar ile teb'ası (halkı) arasında bulunan (vasıtalar) aracılar gibi bir aracı sınıfı, ya da kişileri; Allah ile kulları arasında da (vasıtalar tanır) ve kabul ederse, böyle bir telakki sahibinin "şirk" koştuğunu (müşrik olduğunu) vurgulamaktır.

Böylesi bir inanç müşriklerin ve putperestlerin dinidir, gerçeğini anlatmak istedik...

Nitekim müşrikler:

"Bu heykeller peygamberlerin ve salih kimselerin temsilleri ve sembolleridir. Bunlar Allah ile bizim aramızda vasıta ve vesilelerdir. Bunların vasıtalığı ile biz Allah'a yaklaşıyoruz" diyorlardı.

Yüce Allah (c.c) hıristiyanların bu kabil inançlarını şirk sayarak reddetti.

Yüce Allah (c.c) bu konuda buyuruyor ki:

"Onlar Allah'ı bırakıp, bilginlerini, rahiplerini, Meryem'in oğlu Mesihi Rabler edindiler. Halbuki bunlar da, ancak bir olan Allah'a ibadet etmelerinden başkasıyla emrolunmamıştır. 'Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur'. O, insanların ortak koştukları her şeyden yüce ve münezzehdir" (Tevbe: 9/31)