Kuran ve Sünnet

Hac Sonrası Öğütler

Hac Sonrası Öğütler

 

  Şeyh: Abdulbâri es-Subeyti

14.12.1421 hicri

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Muhakkak ki hamd Allah'adır. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet verecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah O'na, ailesine ve ashabına salât ve çokça selam eylesin.

Bundan sonra; Allah'tan hakkıyla korkun ey Allah'ın kulları! Rabbinden hakkıyla korkan kurtulur. O'na iman edene bir eziyet ulaşmaz ve O'ndan bekleyenin ne güzel bir beklentisi vardır. 

Ey müslümanlar! Kerim Allah'ın huzuruna çıkan ve yüce himayesine sığınan, Beytullah'a yönelen ve hayırda yarışanlarla birlikte yazılanlara ne mutlu!..

Allah'ın kulları! Şüphesiz, İslam dini mükemmellikte zirvededir. Beşerin yararına olan herşeyi içeren bir dindir. İçerisinde; ferdi ve toplumu temize çıkaran, insan nefsini günah işlemekten ve kötü işlerle uğraşmaktan alıkoyan ve onu dizginleyen cezalar, hadler, kurallar ve ibadetler vardır. Bunlar, toplumu karmaşadan ve çalkantılardan korur. İnsanı aşağılık işlerden ve kötü ahlaktan uzaklaştırarak yüceltir. Hayatta hiçbir kimseye, dinine sarılmaktan başka mutluluk yoktur. 

İyilik, imanın ve ihlasın artmasıyla daha da yücelir. Sevabı artar. İşlenen amelin sevabı şirk ile boşa gider. Kureyş içerisinde ibadet eden, hacceden ve umre yapan, sadaka veren, akrabaları gözeten, misafirlere ikram eden insanlar vardı. Tek Allah'ın yaratmada ve yönetmede bir olduğunu itiraf ediyor, sıkıntı anında ibadeti Allah'a has kılıyorlardı. Fakat kendileri ile Allah arasına vasıta koyuyorlar; onlara dua edip, onlar için kurban kesiyorlardı. Onlara adak adayıp, kendilerine şefaatçi olmaları için onlardan yardım diliyorlardı. Onların, aracı olarak, kendilerinden daha çok Allah'a yakın olduğuna inanıyorlardı. Allah; ataları İbrahim aleyhisselam'ın dinini yeniden diriltmek ve onlara, ibadetin yalnızca Allah'ın hakkı olduğunu, bu davranışlarının yaptıkları bütün ibadetleri bozduğunu bildirmek üzere Muhammed'i gönderdi. Ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem; dua, kurban, adak, yardım dileme ve diğer bütün ibadet türlerinin yalnızca Allah'a yapılması için onlarla savaştı. 

Hastalara şifa, yakınlara mutluluk, günahların bağışlanması ve benzeri sadece Allah'ın güç yetirebileceği şeyler ancak O'ndan dilenir. kabirler ve türbelere, dua etmek ve yanında namaz kılmak için gidilmez. Kabirler ancak ölülerin meskenidir. Onlar için ya bir cennettir ya da cehennem... 

Günahların en büyüğünden biri de, ölülerden yardım dilemektir. Güç yetiremeyeceği bir şey için ölüden yardım dilemek, boğulmak üzere olan bir kimsenin kendisi gibi boğulmak üzere olan bir kimseden yardım istemesi gibidir. yaratılmıştan ümid edenin beklentisi boşa çıkar. 

Allah'a yönel! Çünkü Allah; sebepli ve sebepsiz, beklenmeyen yerden rızık verir. Dost ve yardımcı olarak Allah yeter. Şirkin keffareti tevhiddir. İyilikler, kötülükleri giderir. Rabbinden başkasından ihtiyacını gidermesini dileyen ve kalbini yaratıcısına bağlanmaktan alıkoyan hayalle yaşar ve imkansızı talep eder. 

Allah'tan başkasından, büyü ve nazarlık ile eziyetini gidermesini istemek Allah'tan başkasına tutunmaktır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Muska, nazarlık ve karı-koca arasındaki sevgiyi artırmak için yapılan büyü şirktir." Bu hadisi İmam Ahmed rivayet eder. Nazarlık, cansız bir varlıktır; Allah'ın işinden hiçbir şeyi değiştiremez. belalardan koruyamaz ve kötülükleri engelleyemez. Kendisinden beklenileni yerine getiremez. Çocukların, kadınların ve benzerinin boyunlarına nazarlık asanı Allah, nazarlığa bırakır ve terkeder. 

Allah'a güven ve ihtiyaçlarını O'na bildir. O'na sığın ve işini O'na havale et ki, ihtiyacını gidersin ve göğsünü ferahlatsın. Allah'a tevekkül edene Allah yeter. Allah, kendisine tevekkül eden kuluna sahip çıkıp koruyunca artık düşmanın onda bir beklentisi kalmaz.

Tevekkülünü acziyet haline getirme. Acziyetini de tevekkül sanma. Sihirbazlara ve bakıcılara gitmek, onların hurafelerini tasdik etmek, onlara kayıplar ve gelecek hakkında soru sormak, nefret ya da sevgi büyüsü yapmalarını istemek ve bunlara razı olmak itikadı zedeler. Tevekküle zarar verir. Yazgıya tahammülsüzlük ve kadere isyan anlamına gelir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Bakıcıya ya da kahine gidip onun söylediğini tasdik eden Muhammed'e indirileni inkar etmiştir." Bunu, Müslim rivayet eder.

Allah'ın verdiği rızkı ne hırslı insanın hırsı çeker, ne de istemeyenin istememesi onu engeller. Hasan el-Basri şöyle der: "Rızkımı benden başkasının yemeyeceğini öğrenince kalbim mutmain oldu." Göz boyayıcılara gitmek, rızkı öne almaz. Eceli de yavaşlatmaz. Kurtubi şöyle der: "Bu konuda gönüllü olarak çalışanlardan ve başka kimselerden gücü yetenlerin onları ve onlara gelenleri şiddetle kınamaları gerekir." 

Haklı olsan bile, Rabbinin adının yüceliğini gözönünde bulundurarak yeminine sadık ol. Allah'ın isimlerinden bir isim veya sıfatlarından bir sıfat dışında başka bir şey üzerine yemin etme. Allah subhanehu'nun dışında; Kâbe, peygamber, namus, veli ve benzeri üzerine yemin etme! 

Allah'ın takdirine, yaratmasına ve idaresine emin ol. İmtihanına ve hükmüne sabret; emrine teslim ol. Dünya, çileler ve kederlerle doludur. Zorluklar ve korkularla birlikte yaratılmıştır. Kadere inan. Çünkü kadere inanmak dinin esaslarından biridir. Her temenni edilen elde edilmez. Israrla dua etmek ve bütünüyle Allah'a yönelmekle kapılar açılır, istenilen yerine gelir. Müminin korkusu ve ümidi bir olmalıdır. Biri diğerinin üzerine çıkarsa sahibini helak eder. Korkusu üstün gelen bir tür ümitsizliğe kapılır. Ümidi üstün gelen ise Allah'ın azabından emin olduğunu zanneder. İstenilen korku; seni, Allah'ın haram kıldıklarından alıkoyandır. İşlediğin amelin tadını kalbinde bulamazsan o amele şüpheyle bak. Çünkü Allah, iyiliğin karşılığını çokça verendir.

Dünyada bir cennet vardır. Ona giremeyen ahiret cennetine giremez. Mahrum kimse, kalbi Rabbinden mahrum olandır. Esir de, hevâsı kendisini esir alan kimsedir.

Müslümanların cemaatiyle birlikte Allah'ın evlerinde namaz kılmak imanı artırır. Yüzü aydınlatır. Haramlardan korur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkor.)

Yenilen ve içilenin helal olması, imanın selametine ve gidilen yolun güzelliğine delildir. Duanın kabulüne etki eden bir faktördür. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Ey Sa'd! Yiyeceğini temiz kıl ki, duası kabul edilen biri olasın." Faizle alışverişten ve haramla muameleden uzak durmak nefsini yüceltir ve ruhunu temizler.

Başkalarıyla ilişkini Allah için sevme ve Allah için buğzetme ölçüsü üzerine kur. insanların kızması pahasına Allah'ın rızasını gözeteni Allah, insanlara muhtaç olmaktan korur. Zulmetmekten kaçın. Çünkü zulüm, ahirette kopkoyu bir karanlıktır. Zulme uğrayanın duası kabul edilir ve isteği yerine getirilir. Başkalarının haklarını engelleme ve haklarına tecavüz etme. Zulüm, bir iyiliği terketmekten veya bir kötülük işlemekten ayrı olmaz. Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Sizden kim zulmederse ona büyük bir azap tattırırız.)

Akıllı kimse, başkalarının kusurlarıyla değil kendi kusurlarıyla meşgul olandır. Rabbine ibadet ile uğraşır. Allah yolunda yürüyen kimsenin kendisini ilerleten ve yücelten bir azmi, aydınlatan ve doğruya ileten bir ilmi olmalıdır. Allah yolunda, nimetleri görerek ve nefsin kusurlarına bakarak yürü!

Gıybet ve iftira ile müslümanların şerefini lekelemekten sakın. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Şüphesiz kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız; bu beldenizde, bu aydaki bu gününüzün haramlığı gibi sizlere haramdır." Haset ve hevâ seni iftiraya sürüklemesin. Haset, vebâli en büyük huydur. İnsan, kendisi gibi olanlardan daha üstün olma isteğiyle yaratılmıştır. Kadere isyankar davranan veya çekemediği kişiyi kötülemeye kalkışan kötülenir. Bu kötü huyu kendin için hoş görme. Ona karşı takvayı kullan. Takvalı davranan ve sabredeni Allah, takvasıyla faydalandırır. Yüce ahlakla ahlaklan ve ibadete devam et. Çok ibadet etmek riyayı giderir. Allah'tan yardım dilemek, kibirlenmeye engel olur. İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak belayı önler.

Günahın küçüğünden ve büyüğünden sakın. Çünkü günahlar, kalbi ve bedeni zayıflatır. Nimetleri ortadan kaldırır ve cezaları üzerine çeker. Şeytan, insana günahı güzel gösterir ve ona cezayı unutturur. Onu arka arkaya günaha düşürmek için rahmetin genişliğine dikkat çeker. Böylece, kişinin Allah yolunda ahiret yurduna doğru yürüyüşü zayıflar.

Şeytan insana tuzaklar kurar ve kötülükler ister. Onun adımlarına uyma ve onunla mücadeleyi bırakma. Haccını edâ ettikten sonra ibadetleri çoğalt. İyiliğin kabulünün işaretlerinden biri de kendinden sonra gelen iyiliktir. Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım. (Şüphesiz ki bu, benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun. Başka yollara uymayın. Sonra sizi O'nun yolundan ayırırlar. İşte sakınasınız diye Allah size bunları tavsiye etti.)

İhsanı için Allah'a hamdolsun. Başarılı kılması ve nimetlendirmesi nedeniyle O'na şükürler olsun. Allah'dan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur. Şanı yücedir. Şehadet ederim ki; efendimiz, nebimiz Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah; O'na, ailesine ve ashabına salât ve  çokça selam eylesin. 

Bundan sonra ey müslümanlar! Muhakkak ki hayatla beraber bir ölüm ve dünya ile birlikte bir ahiret vardır. Her şeyi bir hesaba çeken ve her şeyi bir gözeten vardır. Her iyiliğin bir sevabı ve her kötülüğün bir cezası vardır. Her ömrün bir yazgısı vardır. Seninle gömülecek canlı bir arkadaşın vardır. Sen ise ölü olarak onunla gömüleceksin. O, iyi olursa sana iyilik eder. Kötü olursa sana kötülük eder. Sonra ancak seninle haşredilir ve seninle yeniden diriltilir. Sadece ondan sorulur. Onun ancak salih olmasını sağla. Çünkü o, salih olursa onunla yalnızlığını giderirsin. Kötü olursa ancak ondan tiksinirsin. O, senin amelindir.

Çokça salih amel işle. Dinide dosdoğru ol ve onu güçlendirmeye çalış. Dinin yasakladıklarından kaçın ve emrettiklerini yerine getir. Dininin esaslarına sımsıkı tutun ve gereğini yap. İlimle, imanla ve salih amelle silahlan. İbret verici olaylardan ders al. Kur'an'ın öğütlerini düşün. Çünkü onlar en doğru haberlerdir. Ömrün boyunca Allah'ı zikret. O'nun zikrinde bir boşluk ve kesinti yoktur. Kusurun için Allah'tan bağışlanma dile. Başarıya ulaştırdığı için Allah'a şükret. 

Allah'ın yarattıklarının en hayırlısı olan Muhammed b. Abdullah'a salât ve selam eyleyin. Çünkü Allah, peygamberine salât ve selam eylemenizi emretmiştir...