Kuran ve Sünnet

Dini (Teşrii) ve Kevni (Tekvini) Tahrim Kelime (Kelam)

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

Dini (Teşrii) ve Kevni (Tekvini) Tahrim Kelime (Kelam)

 

1 - Kevni (Tekvini) Kelime (Kelam),

2 - Dini (Teşrii, şer'i) Kelime (Kelam).

 

- Kevni Kelime (Kelam); Sahih bir hadiste, Allah Resulünden rivayet edilmiştir:

“Allah'ın yarattığı şeylerin şerrinden, gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden, yanımda bulunan Allah'ın noksansız kelimelerine sığınırım!”

Başka bir hadiste de şöyle buyrulmuştur:

“Her kim bir yere iner de, Allah'ın yarattığı şeylerin, şerrinden, Allah'ın eksiği olmayan kelimelerine sığınırım derse, ondan ayrılıncaya kadar ona bir zarar gelmez!”

Bir başka hadisi şerif:

“Yeryüzüne saçılıp yayılan ve onlardan çıkmakta olan şeylerin şerrinden Allah'ın eksikliği olmayan kelimelerine sığınırım ki, iyi ve kötü hiç kimse o kelimelerin sınırlarına çıkamaz!”

İyi ve kötü hiç kimsenin, sınırlarını aşamıyacağı Allah'ın eksiksiz kelimeleri, o kelimelerdir ki, kainatı onunla yaratmış, var etmiş, vücuda getirmiştir. Elbette ki, iyi ve kötü hiçbir kimse, Allah'ın var etmesinden, vücuda getirmesinden dışarı çıkamaz.

 

- Allah'ın Dini (Teşrii, şer'i) Kelimeleri ise, inzal buyurduğu kitabları ve bu kitablardaki emir ve yasaklarıdır.

Bazı kullar o kitablardaki emir ve yasaklara uydular ve iyi insanlar oldular; bazıları ise aldırmadılar, kötü insanlar haline geldiler. Allah'tan korkarak kötülüklerden kaçman Allah dostları; O'nun dini kelimelerine, iznine ve bütün iradesine itaat edenlerdir...

Yüce Allah'ın, iyi ve kötü hiçbir kulunun sınırını aşamayacağı, dışına çıkamayacağı kevni kelimeler, bütün mahlukatı ve hatta iblis'i ve adamlarını, bütün kafir tipleri ve de cehennemlik bütün grupları içine almaktadır.

Fakat şu hassas noktayı unutmamalıyız. Her şey, O'nun kudreti ve iradesi altında toplanmakla beraber; hiç şüphesiz, O'nun emri, yasağı, sevgisi, rızası ve gazabı hususunda birbirinden farklıdırlar.

Allah'ın takva sahibi veli kulları;

- Yüce Allah'ın kelimelerde emrettiklerini yapar,

- Gene kelimelerle yasakladıklarından da uzak dururlar.

- Allah'ın takdiri ne merkezde olursa olsun sabrederler.

Böylece onlar Allah'ı, Allah da onları sever. Onlar Allah'tan, Allah da onlardan razı olur.

Allah'ın her türlü düşmanı ise; mutlaka şeytanın dostlarıdır. Bunlar Allah'ın kudretli iradesi altında iseler de, Allah onlara kızar, gazablanır. Onlara lanet eder, rahmet etmez. Çünkü, onların düşmanıdır, dostu değil...

Bu durumu geniş bir biçimde açıklayacak olursak, bu küçücük kitaba sığdıramayız.

Biz burada, sadece Allah'ın velisi dediğimiz, Allah dostları ile, şeytanın dostları arasındaki farkı vurgulamak ve dikkat çekmek istedik.

  

İşte bütün bu örneklerden, tekvini denilenlerin hepsinde tekvini hakikat, teşrii olanların hepsinde de teşrii hakikat vardır.)