Kuran ve Sünnet

Muttaki Müminler

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

Muttaki Müminler

 

Allah'ın gerçek dostları, hiç kuşku yok ki muttaki müminlerdir.

İnsanlar iman ve takvada birbirinden üstün olduklarına göre, Allah velileri de derece bakımından birbirinden farklıdır. Nasıl ki, kafirler ve müşrikler de birbirlerinden derece bakımından farklı iseler. Onlar da Allah'a düşmanlıkta birbirlerinden farklıdırlar.

İman ve takvanın gerçek anlamı, Allah'dan sonra, bütün peygamberlere inanmak ve buna ek olarak da, Resullerin sonuncusu Hz. Muhammed'e de kesin olarak inanmaktır. Sonuç olarak, Allah'ın Resulüne inanmak, aynı zamanda Allah'ın bütün peygamberlerine ve kitaplarına da inanmak anlamı taşımaktadır.

Küfür ve nifakın aslı ise; peygamberleri ve Allah katından getirdikleri emirleri reddetmek inkar etmektir. Ve bu öyle bir küfürdür ki, böyle bir küfür içinde olan, ahirette mutlaka azab görür. Çünkü yüce Allah, peygamber göndermedikçe, azab da etmeyeceğini vaadetmiştir.

Nitekim buyruluyor:

“Biz resul ve nebi göndermedikçe azab edici değiliz.” (İsra: 15)

Konuyla ilgili ayetler şunlardır:

“Nuha ve ondan sonraki nebi ve Resullere vahyettiğimiz, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, evlatlarına, İsa'ya, Eyyüb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyeylediğimiz ve Davud'a Zebur verdiğimiz gibi, şüphesiz sana vahyettik biz.

Öyle nebi ve resuller gönderdik, hayat hikayelerini sana inceden bildirdik. Yine öyle peygamberler yolladık ki, sana onların hayat hikayelerini haber vermedik. Allah, Musa ile de hitab şeklinde konuştu.

Biz nebi ve resulleri rahmet müjdecileri ve azab habercileri olarak gönderdik. Ta ki, onlardan sonra, insanların, Allah'a karşı ileri sürecekleri bir özürleri kalmasın Allah mutlak galibdir, yegane hüküm ve hikmet sahibidir.” (İsra: 163-165)

Yüce Allah ateş ehlinden de şöyle bahis buyurmaktadır:

“Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür o! Oraya atıldıkları zaman, onun, kaynarken çıkardığı fokurtuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden kudurup paralanacak. İçine her topluluk atılırken, bekçileri onlara; “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar. Onlar; “Evet, doğrusu o ki, bize bir uyarıcı gelmişti, fakat biz onu yalanladık ve “Allah seninle hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir yalancılık ve sapıklık içindesiniz” demiştik.” (Mülk: 7-8)

Yüce Allah, bu iki ayetle, cehenneme atılan bütün toplulukların, kendilerine bir haber verici geldiği, fakat o habercileri yalanladıklarını itiraf edeceklerini haber vermektedir.

Demek ki, insanlar yalanladıkları peygamberin cezasını cehenneme atılarak çekecektir.

Başka bir ayette, Yüce Allah İblis'e şöyle söylüyor

“Andolsun ki, cehennemi seninle, ve sana uyanlarla dolduracağım.”

Ayetin açıkça belirttiği gibi, İblis ve ona uyanlar cehennemi dolduracak ve onlardan başka kimse oraya girmeyecek. Yani, günahı olmayan kimse, ateşe atılmayacak. Çünkü şeytana uymamıştır ve şeytana uymayan da günahkar değildir.

Biraz yukarda belirtilen duruma gelince, cehenneme ancak, gönderilmiş nebi ve resulleri yalanlayanlar gireceklerdir. Bazıları der ki; onlar da şeytana uyup, nebi ve resulleri yalanlamışlardır.