Kuran ve Sünnet

Peygamberlere İman

 

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

Peygamberlere İman       

 

Peygamberlere imanın toptan ve umumi olması gerekir. Peygamberler arasında ayrım yapılamaz. Onların ve getirdikleri mesajların tümüne inanmak vaciptir. Bu konuda herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir.

Kim peygamberlerin bazılarına inanıp, bazılarına inanmaz veya Allah'ın indirdiklerinin bazılarına inanmazsa o kafirdir.

Bu dinlerini değiştiren yahudi, hiristiyan ve sabiilerin halidir. Bu ümmetler aslen Allah'a ve ahiret gününe inanıp, salih ameller işleyen topluluklar idiler. Ki Cenabı Hakkın buyurduğu gibi onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır:

"Şüphesiz iman edenlerle, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiilerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükafaatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku olmadığı gibi onlar üzülmeyeceklerdir." (Bakara: 2/62)

Bunun benzeri bir diğer ayet Maide'de vardır.

(Maide 69 ayette şöyle buyrulmuştur:

"İman edenler ile yahudiler, sabiiler ve hristîyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir.")

Fakat bu ümmetler daha sonra dinlerini tahrif ederek peygamberleri birbirinden ayırdılar ve bazılarına inanıp, bazılarını inkar ettiler.

"Yahudiler" şöyle dediler:

"Onlara Allah'ın indirdiğine iman edin denildiğinde: "Biz ancak bize indirilene iman ederiz" derler.  Kendilerine verilen (Tevrat)'i tasdik eden (doğrulayan) hak (bir kitap) olduğunu gördükleri halde onu (Kur'an'ı) inkar ederler..." (Bakara: 2/91)

Cenab-ı Hakk şöyle buyurdu:

"Muhakkak ki Allah’ı ve rasullerini inkar edenler, Allah ile rasullerinin arasını ayırmak isteyeler, "bir kısmına iman ederiz, bir kısmını da inkar ederiz" diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler... (İşte onlar yok mu?)"

"İşte onlar, gerçekten kafir olanlardır! Biz kafirler için alçaltıcı bir azab hazırladık." (Nisa: 4/150-151)

Ve yine şöyle buyurdu:

"(Allah, Rasulullah'a bağlı olanlara hitab ederek şöyle diyor): "Bizler Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına indirilenlere, Musa'ya verilene (Tevrat'a), İsa'ya verilen (İncil)e ve (bütün) nebilere rableri katından verilen (bütün kitap ve sahilfe)lere iman ettik. (Bu konuda) onların arasında bir fark gözetmeyiz. Bizler O'na (Allah'a kalb ve hareketlerimizle) teslim olanlardanız" deyin."

"Eğer (yahudi, hristiyan ve müşrikler) sizin iman ettiğiniz şekilde iman ederlerse (işte o zaman) hidayet üzere olurlar. Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz onlar büyük bir ayrılık içerisindedirler. (Ey Muhammed! Onlara karşı) Allah size kafi gelecektir (sizi koruyacaktır). (Çünkü) O Semi' ve Alim'dir." (Bakara: 2/136-137)

Hak Teala müminlerle ilgili olarak da şöyle buyurdu:

"Rasul, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Hepsi; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve rasullerine iman ettiler. (Dediler ki) "Allah' ın rasullerinden hiçbirini ayırdetmeyiz." Ve (yine) dediler ki: "(Ey Rabbimiz!) İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz. Dönüş sanadır." (Bakara: 2/285)

Cenab-ı Hak iman edenleri överken, bazılarına inanıp, bazılarına inanmayarak kitaplarda ayrım yapanları da kınadı:

"Bu (ateş azabı) şu sebepledir ki, şüphesiz  Allah o kitab(Kur'an)ı hak olarak indirmiştir. Ve şüphe yok ki o kitapta ihtilafa (anlaşmazlığa) düşenler (haktan) çok uzak bir ayrılık içerisindedirler." (Bakara: 2/176)

"İnsanlar bir tek ümmetti. Allah (onlara) müjdeleyici ve korkutucu nebiler gönderdi. Onlarla birlikte insanların ihtilafa düştükleri şeylerde hüküm vermeleri için kitabı hakla indirdi. (Halbuki) kendilerine kitap verilenler apaçık deliller kendilerine geldikten sonra (sırf) aralarındaki bağydan dolayı (azgınlık, ihtiras ve kıskançlıkları yüzünden) ihtilafa (anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle iman edenleri, ihtilafa düştükleri hakka ulaştırdı. Allah dilediğini doğru yola eriştirir." (Bakara: 2/213)

"Kitap ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar." (Beyyine: 98/4)

"Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra fırkalara ayrılan ve ihtilafa düşenler gibi olmayın. İşte böyle kimseler için çok büyük bir azab vardır." (Al-i İmran: 3/105)

"Muhakak ki dinlerini parça parça edip gruplaşan kimselerle, sen hiçbir şeyde onlardan olmadın. Şüphesiz ki onların işi Allah’a aittir. Sonra, yapmakta oldukları şeyleri onlara haber verecektir." (En'am: 6/159)