Kuran ve Sünnet

MECUSİLERE VE KADERİYYE MESHEBİNE REDD

Mecusilere ve Kaderiyye Mezhebine Redd

 

Rabb Sübhanehu’yu Alemin Sanii (yaratıcısı) olarak kabul edenler iki nevidir.

1 - Allah’ın yaratıklara benzemediğini kabul etmeyenler.

Bunlar diyorlar ki: Alemle Allah arasında hiçbir aykırılık zıtlık yoktur, O alemin dışında ve haricinde değildir. Ne altında, ne üstünde, ne sağında ne solunda, ne önünde, ne sonunda, ne içinde, ne de alemden ayrı ve başkadır.

Fatiha suresi bunların görüşlerini de iki şekilde reddeder.

Birincisi: Allah’ın Alemin Rabbi olduğunu isbat eder.Salt Rabblık, rabbın alemden bizzat ayrı olmasını gerektirdiği gibi alemden rububiyet sıfat ve fiilleri bakımından da ayrı olmasını gerektirir. Aleme aykırı bir rabbin varlığını isbat etmeyen, bir Rabbin varlığını isbat etmemiş demektir. Kişi bu farklılığı kabul etmediği zaman şu iki hükümden biri terettüb eder ki bunlar o şahıstan ayrılmaz. Ya Allah’ın bu alemin bizzat kendisi olduğunu kabul eder, buna göre alem, Allah’ın zatından ayrı bir şey değildir ve bu takdirde vahdet-i vucudçulara katılmış olur. Bunlar böylece ilk olarak muattıladan, ikinci olarak da ittihadiyyeden (vahdet-i vücudculardan) olurlar.

Ya da şöyle der:

Rab alemden ne ayrıdır, ne birdir, ne alemin içinde ne de dışındadır. Nitekim yaratıcıyı atıl kabul eden dehriler de böyle demişlerdir.

Her iki çelişkiyi de ihtiva eden üçüncü görüşe gelince bu Rabbin alemden ayrı olduğunu kabul etmekle beraber, alemden farklı bir rabbin varlığını kendi, kendine kaim olan bir yaratıcının varlığını kabul edenin görüşüdür ki buna göre, O, alemin ne içinde, ne dışında, ne üstünde ne altında, ne önünde, ne arkasında, ne sağında ne de solundadır. Bu görüş kapalı ve anlaşılmaz bir görüştür. Akıl bunu tasdik etmek için tasavvur bile edemez. Bir şeyi akılda tasavvur etmek imkansızsa, onu tasdik etmenin imkansızlığı çok daha açıktır. Bu görüş salt yokluk (ademi mahz) ve sırf nefy (inkar) esasına dayanır ki bunu kabul etmektense, alemlerin Rabbini tasdik etmek daha makul ve fıtrata daha uygundur.

İmdi bu inkar görüşünü bunu ifade eden sözleri al ve yokluğa vur, sonra da kendi kendine kaim olan aleme hulul etmeyen, aleminde kendisine hulul etmediği yüce varlığa uygula. Sonra bu iki bilgiden hangisinin Allah’a daha uygun olduğunu düşün!...

Nefsini uyandır, bu konuda tenha bir yerde kendi kendine düşünen birisi gibi Allah’ı düşünmeye başla, görüşlerden görüş sahiblerinden, hevadan, hamiyetten, asabiyetten arın, Allah’dan hidayet istemede samimi ol. Allah bu özellikteki bir kulunu ziyana uğratmayacak kadar cömerttir. Bu mesele kendi kendine kaim ve mahlukattan ayrı bir Rabbin isbat edilmesinden öte bir izaha ihtiyaç duymaz. Aksine meselenin tam ifadesi budur.