Kuran ve Sünnet

SELEFİN YOLU

SELEFİN YOLU KURTULUŞ YOLUDUR




Hiç şüphesiz ki bu dini en sağlıklı bir şekilde anlayan,kavrayan ve onu istenildiği şekilde tatbik eden insanlar selefi salihindi…. Yani,Allah resulü sav’in en yakın dost ve arkadaşları idi.

Allah’u Azze ve celle onları insanların içerisinden seçmiş ve hemen hemen her hususunda kendilerini, sonradan gelenlere örnek bir topluluk yapmıştır.

Çünkü onlar,inançlarını, amellerini ve ahlaki değerlerini risaletin ilk fışkıran kaynağından alıyorlardı….. Onlar vahyin inişine şahid olmuşlar, bir takım mucizeler görmüşler ve peygamberlerinin dili ile de açıkça cennetle müjdelenmişlerdir.

Onlar,her hususta doğruya tabi olmuşlar ve doğrulukları sebebiyle de binlerce insanın hidayetine vesile kılınmışlardır….

Ve yine onlar,Kur’an ve sünnet’in açık ve net mesajlarına göre , kur-tulacak olan taifenin kendilerini örnek alacağı bir taife olarak anlatılmış-lardır.

Öyleyse, elbetteki kurtuluş yolu selefin yoludur… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

" Her kim, HUDA kendisine beyan olunduktan sonra, peygambere muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başka bir yola tabi otursa, onu döndüğü o yola bırakır ve onu cehenneme sokarız, orası ne kötü bir gidiş yeridir "
NİSA : 115.AY.

Allah’u Azze ve celle’nin bu açık ve net mesajından anlaşılıyor ki, hidayet yolu peygamber tarafından beyan edildikten sonra - yani o anki insanların anlayabileceği ve kavrayabileceği bir şekilde hidayet yolu açıklandıktan sonra – kim peygemberin beyan ettiği şekle muhalefet eder ve müminlerin ilk halkası olan sahabenin yolundan ayrılır ve başka bir yola uyarsa,o kimse uyduğu o dalalet yolunda bırakılır ve sonunda cehenneme atılır.Orası ne kötü bir gidiş yeridir.

Bununla beraber yine Allah resulu sav’in bir hadislerinde haber verdiği gibi, bu ümmet paramparça olacak ve ancak içlerinden bir taife kurtula-caktır…Hadisin son kısmında da zikredildiği gibi kurtulacak olanların, sahabenin yolundan yürüyenler olacağıdır….. İşte allah resulu sav’in vahye dayalı olarak haber verdiği bu hadisi şerif :

 

{ … Avf İbni Malik r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Yahudiler – dinleri hususunda - yetmiş bir fırkaya ayrıldılar.Bunlardan bir taifesi kurtuldu,yetmiş’i cehennemlik oldu. Hırıstiyanlar da yetmiş iki fırkaya bölündüler.Onlardan da bir taifesi kurtuldu,yetmiş bir’i cehennemlik oldu. Muhammedin nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki,benim ümmetim de yetmiş üç fırkaya bölünecektir. Bunlardan bir taifesi cennet’te,yetmiş ikisi de ateştedir. Denildi ki :
- Ya Rasulallah ! bu kurtulan taife hangisidir ? . Resulullah s.a.v :
- O, “ cemaat’tir “ buyurdular.
?? ? ?? ???? Diğer bir rivayette ise ;
“ Onlar, bu gün benim ve ashabımın yolunda yürüyenlerdir “ buyurdu. }
AHMED : 3.120. 145 - İBNİ MACE : 10.C.3993.N
EBU DAVUD : 5.C.4597.N - S.SAHİHA : 204.1492.N
HAKİM : 1 / 129 – 444.N

 

“ …. Irbad bin Sariye r.a’dan gelen bir hadislerinde ise allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : … Ben size dinleyip itaat etmenizi ermedi-yorum . İçinizde yaşayanlar ileri de bir çok ihtilaflarla karşılacak-lardır. Sizler,benim ve benden sonraki raşid halifelerin yolundan ayrılmayın.O yola azı dişlerinizle sımsıkı sarılın. Sonradan meydana gelen işlerden de sakının, çünkü bunlar dalalettir. “

TİRMİZİ : 4.C.2815.N - EBU DAVUD : 5.C.4607.N - İBNU MACE : 1.C.42.N - AHMED : 4126-127

İşte bu ve emsali hadisi şeriflerin bizlere vermiş olduğu mesajı şudur :

“ … Dinini yaşamak isteyen kim olursa olsun,ister bir fert olsun ,isterse bir cemaat veya bir topluluk olsun,bu kimselerin kurtuluşu ancak,Allah resulu’nun kendilerine ilk elçilik yaptığı sahabenin yoluna uymakla mümkün olacağıdır. “

Allah’u Azze ve celle aynı noktaya işaretle kerim kitabında yine şöyle buyurmaktadır :

 

“ Eğer sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yolu bulurlar.Yok eğer bundan yüz çevirirlerse onlar mutlaka anlaşmazlık içerisine düşerler ………… “
BAKARA : 137.AY.

Yani, inançta olsun, amelde olsun asrı saadet, herkes için en güzel örnek alınması gereken bir devirdir.

Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Ümmetimin en hayırlısı benim asrımdır.Sonra onlardan sonra gelen - yani tabiin - ler. Sonra onların ardından gelen - et-baut tabiun - lardır.
BUHARİ : 7.3412.S

Bir önceki hadisi şerifte de zikredildiği gibi ; içinizde yaşayanlar ileride bir çok ihtilaflarla karşılaşacaklardır, sizler o zaman benim ve hidayete ermiş Raşit halifelerin yolundan ayrılmayın …. ifadesi, adeta,ihtilaf ve ayrılık gibi gayri İslami arızalar söz konusu olduğunda, selefin yolunun bu arızaları telafi etmede bir ölçü olduğu anlatılmaktadır.

Bu ise,ihtilaf anında Kur’an’a ve Sünnet’e müracaat etme kaidesine aykırı değildir. Biz bununla şunu demek istiyoruz :

“ İnananlar ihtilaf anında kur’anı ve sünneti, sahabenin anladığı manada anlayıp ve yaşadığı şekilde de yaşayarak, ona göre ihtilaflarını hallet-meleri gerekir.Çünkü Allah resulü s.a.v Kur’anı ve Sünneti onların anlayacağı manada izah etmiştir. “

Bu da elbette ki sahabenin umumunu göz önünde bulundurarak yapılacak bir değerlendirme olmalıdır.Değilse sahabeden ara sıra birinin veya ikisinin hata yaparak anlattığı veya yaptığı bir takım şeyler delil kabul edilemez…. Çünkü burada resule muhalefet vardır.

Durum bu merkezde olduğuna göre, öyleyse Kur’an’ın ve sünnetin en güzel bir şekilde anlatıldığı, anlaşıldığı ve yaşandığı bir dönemde ; amelin imandan olduğunu sahabe kabullenirken, birilerinin kalkıpta, kendi içtihadlarıyla buna karşı çıkmaları kabul edilemez….

Ve yine ; Kur’an ve sünnet tarafından, namazın terki şirk ve küfür olarak anlatılmışken, sahabe tarafından da bu konu açıkça anlaşılmış ve hatta bu konuda aralarında icma da söz konusu iken, hiç kimse kalkıpta burdaki şirk ve küfürden kastın namazın farziyetini inkar etmekten kaynaklanan şirk ve küfürdür şeklinde bir te’vil de bulunması asla kabul edilemez…

“ … Ebu Hureyre ra’dan. Şöyle dedi : Resulullah s.a.v’in ashabı, namazdan başka hiçbir amelin terkini küfür görmezlerdi. “

TİRMİZİ : 4. 2757. N - HAKİM : 1 / 7

“ … Mücahid ibnu Cebr ra’dan, oda Cabir ibnu Abdullah ra’dan – ki bu adam - Allah resulü s.a.v’e arkadaşlık yapmış birisidir. Kendisine dedim ki : Allah resulü sav’in zamanında, sizce amellerden ,küfür ile imanın arasını ayıran ne idi ? o, namaz dedi. “

MUHAMMED İBNU NASR : KİTABUS SALAT : 892 – HİBETULLAH ET TABERİ : USULÜS SÜNNE : 1538.N

Ve yine bu dönemde ; zamanımızın insanlarının anladığı ve uyguladığı manada bir mezhep ve meşrep anlayışı olmamasına rağmen, hiç kimsenin dini dörde beşe bölerek bunların hak olduğunu iddia etmesi ve bu yapılanmaların da dindenmiş gibi gösterilmesi asla kabul edilemez….

Bu devirde yine ; kabirlerle alakalı ziyaret şekli olsun, oralarda zikre-dilmesi gereken dua şekli olsun bilinen bir hakikat olmasına rağmen, hiç kimse bu uygulamaların hilafına hareket etmeye de hakkı yoktur….

Ve yine Allah resulü s.a.v’in : size cennete yaklaştıracak ne varsa onu anlatmışımdır ve yine size, cehennemden uzaklaştıracak neler varsa onu da anlatmışımdır, buyruğuna rağmen,hiç kimse o devirde olmayan ve yapılmayan bir takım şeylerle kendini cennete yaklaştıra-cağını ve ateşten de uzaklaştıracağını zannetmesin….

Yani, Nisa suresi : 115. Ayetin delaletiyle ; müminlerin ilk halkası olan sahabenin anlayışı ve kavrayışı asla terk edilmemelidir…

Bakara suresi : 137. Ayetinin delaletiyle : bir müslümanın doğru yolu bulabilmesi için selefi salihinin iman ettiği gibi iman etmesi gerekmek-tedir.

Allah resulü sav’in 73 fırka hadisinin delaletiyle ; kurtulmak isteyenlerin takip etmeleri gereken yolun sahabenin takip ettiği yolun oluşunu aklından çıkarmamaları gerekir…

Ve yine Allah resulü sav’in ; içinizde yaşayanlar ileride bir çok ihtilaflarla karşılaşacaklardır, sizler o zaman benim ve hidayete ermiş Raşit halifelerin yolundan ayrılmayın …. hadisinin delaletiyle : resulullah sav’in sünnetine ve o sünnete hakkıyla ittiba eden Raşit halifelerin yoluna azı dişlerimizle sıkı sıkıya sarılmak her türlü ihtilaf ve ayrılığın çözüm kaynağı olacağı da asla unutulmamalıdır…..

Değerli kardeşlerim ! Kur’an ve sünnetten derleyerek sunduğumuz bu delillerle selefin yolunun en sağlıklı bir yol olduğunu açıkça öğrenmiş bulunmaktayız…. Ve hasetsen de ; o güzide insanların bizler için en güzel bir örnek toplum olduğunu da anlamış bulunmaktayız…

Şimdi ise,o sağlıklı yolda yürüyen sahabelerin bir takım nasihatlarını ve sünnete olan bağlılıklarını anlatan rivayetlerden biraz bahsedelim.

Öyle ya, madem ki bu insanlar dini en güzel şekliyle öğrenmiş,yaşamış ve bu yaşantıları nedeniylede cennetle müjdelenmişler. Öyle ise bu güzide topluluğun yaşantısı,nasihatleri ve sünnete olan bağlılıkları bizim içinde örnek alınması gereken önemli hususlardan birisidir.

SÜNNETE İTTİBA HUSUSUNDA SAHABENİN SÖZLERİ

ABDULLAH İBN MESUD RA :

“ … Sizden kim bir sünnet izleyecek olursa, ölmüş olanların sünnetini takip etsin. çünkü hayatta olanın fitneye düşmeyeceğinden emin olamazsınız.Sözünü ettiğim bu ölmüş kimseler ise Muhammed sav’in ashabıdır. Onlar bu ümmetin en faziletlileri, en iyi kalplileri, en derin bilgilileri ve yapmacığa saparak kendilerini külfetlere sokmaktan en uzak olanlarıydı. Bunlar Allah’ın, peygamberine arkadaş olmaları ve dinini dimdik ayakta tutmaları için seçtiği bir topluluktu.Onların faziletlerini bilip kabul ediniz ve onların izlerinden gidiniz.Elinizden geldiği kadar onların ahlakları ile ahlakınız ve onların dinlerine sarıldıkları gibi siz de dininize sarılınız.Çünkü onlar dosdoğru hidayet üzere idiler. “

EBU NUAYM : HİLYE : 1.305 – BEĞAVİ : ŞERHUS SÜNNE - EL ALBANİ EL İRVA : 2445

“ … Abdullah ibn Mes’ud r.a şöyle dedi : - sünnete - tabi olunuz, bidat çıkarmayınız, bu size kifayet eder. “

DARİMİ.S :1.C.211.N - TABERANİ.K : 8770.N - M.ZECAİD : 1181-853.N
“ … Amr b. Yahya haber verip dedi ki ; babamı, babasından şöyle rivayet ederken duydum : Babam dedi ki : Sabah namazından önce Abdullah ibni Mesud’un kapısı önünde otururduk.Çıktığında,onunla beraber mescide giderdik.Yine bir sabah Ebu Musa el-Eşari yanımıza geldi ve ; ebu Abdurrahman – yani ibn mesud – evden çıktı mı ? diye sordu. Hayır, dedik. Oda bizimle beraber oturdu.Nihayer – ibni mesud - çıktı. Bizde gitmek için ayağa kalktık.Sonra –yürürken- ebu Musa ona şöyle dedi :
Ey ebu Abdurrahman ! biraz önce mescid de yadırgadığım bir durum gördüm, ama yine de Allah’a şükür hayırdan başka bir şey görmüş değilim. Abdullah ibni mesud : Nedir o ? diye sordu. O da : Yaşarsan birazdab sen de görürsün,dedi ve şöyle devam etti : mescid de halkalar halinde oturmuş namazı bekleyen bir topluluk gördüm.Her halkada idareci bir adam,halkada ki diğer insanların ellerinde de çakıl taşları var , idareci : yüz defa ALLAH’U EKBER deyin,diyor.onlarda yüz defa Allah’u ekber ,diyorlar.Sonra yüz defa LA İLAHE İLLALLAH deyin diyor, onlarda yüz defa la ilahe illallah, diyorlar.Yüz defa SUBHANALLAH deyin diyor, onlar da yüz defa subhanallah diyorlar. Abdullah ibni mesud : Peki onlara ne dedin ? Dedi. Ebu Musa : Senin görüşünü ve emrini sormadan bir şey demedim,dedi. Abdullah ibn Mesud dedi ki : Onlara ,kötülüklerinizi sayıp hesap edin, ben sizin iyiliklerinizin zayi olmayacağına güvence veririm, deseydin ya….. Sonra beraberce gittik, nihayet bu halkalardan birinin yanına gelip,başlarına dikildi ve onlara : bu yaptığınızı gördüğüm şeyler de nedir ? dedi. Dediler ki : Ey ebu Abdurrahman ! Bunlar çakıl taşları. Onlarla ALLAH’U EKBER, LA İLAHE İLLALLAH ve SUBHANALLAH sözlerini sayıyoruz. Abdullah ibn Mesud dedi ki : Siz kötülüklerinizi sayıp hesap edin, ben sizin iyiliklerinizden hiçbir şeyin zayi edilmeyeceğine kefilim. Yazıklar olsun size ey ümmeti Muhammed ! ne çabuk sapıttınız. Daha Peygamberinizin bir çok sahabesi hayatta. İşte onun elbiseleri henüz eskimemiş, kabı kacağı henüz kırılmamış.Nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki ,sizler ya Muhammedin dininden daha doğru bir din üzeresiniz, ya da yeni bir sapıklık kapısı açmaktasınız. Onlar ; vallahi ey ebu Abdurrahman, biz başka bir şey için değil, sadece hayrı istedik, dediler. İbn Mesud ise şöyle karşılık verdi : hayrı isteyen niceleri var ki onu – sadece istemekle - elde edemezler.Resulullah s.a.v bize haber verdi ki ; bir kavim Kur’anı okuyacaklar, fakat bu okuyuşları onların köprücük kemiklerini ileriye geçmeyecektir. Vallahi bilmiyorum, belki de onların çoğu sizdendir. Sonra onlardan yüz çevirdi. Ravi Amr b. Selime bundan sonra şöyle dedi : bu halkadaki insanların tamamını, nehrevan savaşında haricilerin yanında bize karşı vuruşurken gördük. “

DARİMİ : 1.C.210.N - E.NUAYM. HİLYE :

“ … Salet ibnu Behram’dan ,şöyle dedi : elindeki tesbihle zikreden bir kadının yanından geçen ibnu Mesud – tesbihi kadının elinden alarak – parça parça edip attı.Sonra ufak çakıl taşları ile zikreden bir adamın yanından geçti. O adamı da tekmeleyerek ; ne çabuk sapıttınız, böyle kötü kötü bidatlar ihdas ettiniz, siz Muhammed s.a.v’in ashabını ilimde geçtiniz,dedi.
İBNU VADDAH : BİD’AT VE ONDAN NEHY KİTABI : 12.S

İBNU ABBAS RA :

“ … İbnu Abbas r.a sünnete karşı ebu Bekr ve Ömer ra’nun sözleri ile karşı çıkana şöyle demiştir : Bu gidişle semadan başınıza taş yağma-sından korkarım. Ben size resulullah dedi diyorum, siz ise bana ebu Bekr dedi, Ömer dedi,diyorsunuz. “

ABDURREZZAK MUSANNEF - CAMİUL BEYANİL İLM : 2196 - EL FAKİH : 1145

“ … İbn Abbas r.a şöyle dedi : “ resulullah şöyle dedi, falan ise şöyle dedi “ demenizden dolayı cezalandırılmaktan veya yere batırılmaktan korkmuyor musunuz. “
DARİMİ : 1437.N

İBN ÖMER RA :

“ … Salim b. Abdillah b. Ömer’den ; şöyle dedi : ben ibn Ömer ile birlikte mescide otururken,şam’lı bir adam gelerek ; ibn Ömer’e temettü haccın-dan sordu.İbn Ömer şöyle cevap verdi : güzeldir hoştur.Bunun üzerine adam : fakat senin baban bunu yasaklardı ,diye karşılık verdi. ibn Ömer ise şöyle devam etti : yazıklar olsun sana ! babam bunu yasaklamış olabilir,fakat resulullah böyle yapmış ve böyle emretmiştir, şimdi sen babamın sözünü mü alırsın,yoksa resulullah’ın emrine mi uyarsın ? adam : resulullah’ın emrine uyarım,dedi.ibn Ömer’de : o zaman kalk git,dedi. “

ŞERHU MEANİL ASAR : 1372 - EBU YALA MÜSNED : 31317 - AHMED.MÜS : 295-5667.N - TİRMİZİ : 2.C.823.N

“ … Nafi r.h’dan,şöyle dedi : adamın biri ,ibn Ömer r.a’nın yanında aksırdı ve el hamdu lilahi ves selamu ala rasulillah dedi.Bunun üzerine ibn Ömer şöyle dedi : ben aksırdığım zaman elhamdu lillah ves selamu ala rasulillah mı diyorum ?. Resulullah s.a.v bize senin dediğin gibi öğretmedi.Bize her halukarda el hamdu lillah dememizi öğretti. “

TİRMİZİ : 4.C. 2881.N
“ … Abdullah ibnu Ömer r.a şöyle buyurdu : insanlar öncekilerin - yani selefin - izlerine uydukları sürece doğru yol üzere kalmaya devam edeceklerdir.
Şerhu usuli itikadi ehli sünneti vel cemaat

MUAZ İBN CEBEL RA :

“ … Muaz ibn cebel ra şöyle demiştir : ey insanlar ! ilim kaldırılmadan önce,ilim öğrenmeye bakınız.Şunu iyi biliniz ki ilmin kaldırılması ,ilim ehli olan kimselerin gitmesiyledir.Bidatlerden,bidat ortaya koymaktan ve aşırılıktan sakının.Siz eski halinize uymaya bakınız.

İbn vahhad- el bidau ven nehyu anha

HUZEYFE RA :

“ … Huzeyfe r.a şöyle buyurdu : Resulullah s.a.v’ashabının ibadet diye yapmadığı bir şeyi siz de yapmayınız.Çünkü önce gelen,sonra gelecek olana söyleyeceği bir şey bırakmamıştır. Ey alimler topluluğu ! Allah’tan korkunuz ve sizden öncekilerin izlediği yolu izleyiniz. “
İBN BATTA,EL İBANE

ÖMER RA :

“ … Ömer ibnul hattab r.a’dan; şöyle buyurdular : ey insanlar ! din üzerinde kendi görüşlerine göre hareket edenleri kötüleyip zemmediniz. Benim kendi görüşümle hareker ederek resulullah’ın emrine karşı geldiğim bir gün vardı.Bunu yaparken de haktan ayrılmak niyetiyle yapmadım.Bu gün, resulullah sav’in Mekkeli müşriklerle yaptığı bir anlaşmadan dolayı Müslüman olan ebu cendel’i medine’ye almayıp geri çevirme günü idi.Antlaşma yapılırken şöyle oldu : resulullah s.a.v buyurdu ki : bismillahirrahmanirrahim yazınız. Müşrikler dediler ki : bizim senin dediğin şeyleri kabul ettiğimizi mi görüyorsun da ,böyle yazdırıyorsun : sen bismike allahumme diye yazdır.Resulullah s.a.v’de buna razı oldu,ben ise karşı geldim.Resulullah s.a.v buyurdu ki : ben kabul ettikten sonra sen neden karşı geliyorsun,bunun üzerine onu kabul ettim. “
TABERANİ.M.KEBİR : 82 - BUHARİ : 16.C.7191.S

“ … Ömer r.a şöyle buyurdular : Sünnet, Resulullah s.a.v’in verdiği fetva ve koyduğu hükümlerdir.Şunun bunun yanlış olabilen rey ve görüşlerini kendinize sünnet yapmayın. “
CAMİUL BEYANİL İLM : 2136


“ … Abisa b. Rabia’dan dedi ki : ben Ömer ibnu’l Hattab’ı haceru’l esvedi öperken ve bu arada da şunları söylerken duydum : ben senin ne fayda ve nede zarar veremeyen bir taş olduğunu çok iyi biliyorum.eğer resulullah s.a.v’i öperken görmemiş olsaydım,ben de seni öpmez-dim. “
BUHARİ : 4.C.1536.S - MÜSLİM : 4.C.1270.N - MUCEMUS SAĞİR : 1.116

ALİ BİN EBİ TALİB RA :

“ … Ali ra’dan,şöyle buyurdular : eğer din, şahsi yorum ve görüşle olmuş olsaydı - bana göre - mestlerin altına mesh etmek,üstüne mesh etmekten daha iyi olurdu.Ama ben peygamber s.a.v’i mestleri üzerine mesh ederken gördüm. “
EBU DAVUD : 1162.N

EBU’D DERDA RA :

“ … Büyük sahabi Ebu’d Derda r.a şöyle buyurmaktadır : sen öncekilerin yolunu izlediğin sürece asla sapıtmazsın. “

İBNİ BATTA.EL İBANE

EBU SAİD EL-HUDRİ RA :

“ … Ebu said el-Hudri r.a’dan şöyle dedi : Resulullah s.a.v bir gün ashabına namaz kıldırıyordu.Namazda ayakkabılarını çıkarıp onları sol tarafa koydu.Cemaat bunu görünce onlarda ayakkabılarını çıkardılar. Resulullah s.a.v namazını bitirince ; ayakkabılarınızı çıkarmanıza sizi sevkeden şey nedir ? buyurdu.Onlar : senin ayakkabılarını çıkardığını gördük,biz de onun için çıkardık,dediler. Peygamber s.a.v şöyle dedi : Bana Cibril geldi ve ayakkabılarımda pislik olduğunu haber verdi,sizden biriniz mescide geldiği vakit ayakkabılarını kontrol etsin,eğer pislik veya tiksindirecek bir şey görürse onu silsin ve ayakkabılarıyla namaz kılsın. “
EBU DAVUD : 1.C.650.N

İşte bu ümmetin ilk halkasını oluşturan ashabı kiramın dinlerine karşı tavırları böyle idi, Allah hepsinden razı olsun.

Değerli kardeşlerim ! şüphesiz ki selefin yolunun araştırılması ,incelen-mesi ve bunun ders haline getirilmesi ,o yolun bizler için çok önemli bir yol oluşundan dolayıdır…. Çünkü bu yol sayesinde ancak Müslümanların safları birleşir ve bu yol üzerinde ancak söz birliği edilebilir.

Çünkü bu yol, Kitabın ve Sünnetin ortaya koyduğu sağlıklı bir yoldur. Bu yolun dışındaki bir yolda yapılanmaya çalışmak,şüphesiz ki devamlı başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Bu yol,Müslümanların kitap ve sünnetteki nasları nasıl anlayacağının en kolay ve en kestirme yoludur.

Bu yolun diğer yollardan farklı oluşunun en bariz özelliği açık ve anlaşılır olmasıdır. Çünkü bu yol, şahsi yorum ve anlayışlardan,akli ve mantiki tevillerden ve tahriflerden uzak, kitabın ve sünnetin direkt delil olarak alındığı bir yoldur.

Bu yola sarılan kimse,Allah’ın dini hakkında delilsiz söz söyleyip helak olmaktan kurtulan kimsedir …. Bu yolun yolcusu ; Allah’ın kitabını ve peygamberinin sünnetini - dolaylı olarakta olsa - tevil ederek terk etmekten korunan kimsedir.

Hulasa bu yol, insanların güç yetiremeyecekleri bir yol değildir. Bu yol ; Allah resulü s.a.v’in de bir hadislerinde buyurduğu gibi : gecesi gündüzü gibi apaydın olan bir yoldur.
İBN MACE : 1.C.43.N

Öyleyse söylenecek tek söz, yine Allah resulü s.a.v’in söylediği şu sözdür : artık bu yoldan sapan halek olur.
İBN MACE :1.43.N - AHMED :4126

 TACUDDİN  EL- BAYBURDİ