Kuran ve Sünnet

KİTAP VE SÜNNET’İN KORUNDUĞU

KİTAP VE SÜNNET’İN KORUNDUĞU




Allah’u Azze ve Celle’nin yüce tevhid dini olan İslam,her devirde insanlara, Kitap ve Sünnet yoluyla anlatılmıştır.

Allah’ın vahyettiği bu iki kaynak et ve tırnak gibidir. Bunlar kesinlikle birbirlerinden ayrılmazlar.

Çünkü bunların biri diğerinden ayrıldığı zaman,ne dinin gerçek manası anlaşılabilir ve ne de sıratı mustakim bulunabilir.

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

“ Rabbinizden size indirilene uyun.O’ndan başka dostlar edinipte onlara uyma-yın.Ne kadar da az öğüt alıyosunuz. “
A’RAF : 3.AY.

Rabbimiz bu Ayet’i Celilesinde,kendisinden indirilene uymamızı ve ondan başka şey-lere iltifat etmememizi emretmektedir.

Allah’u Teala yine şöyle buyurmaktadır :

 

“ … Allah sana kitabı ve Hikmeti indirdi.Ve bununla sana bilmediğin şeyleri öğ-retti.Allah’ın senin üzerindeki fazlu keremi çok büyüktür. “
NİSA : 113.AY.

 

“ Nitekim kendi içinizden size Ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran,size Kitabı, Hik-meti ve bilmediğiniz şeyleri öğreten bir resul gönderdik.
BAKARA : 151.AY.

Allah’u Teala bu Ayet’i celilelerinde de,indirmiş olduğu ölçünün Kitap ve Hikmet oldu-ğunu ve bunlarla gerek resulüne ve gerekse onun ümmetine bilmedikleri şeyleri öğret-tiğini açıkça zikretmektedir.

Değerli inananlar ! unutmayalımki, beraberce ele alındığı müddetçe dinin en ince ayrıntısına kadar insanı bilgilendiren bu iki kaynak,Kıyamete kadar birbirlerinden kesin-likle ayrılmayacaklardır.
Bu iki kaynak birbirlerinden ayrılmayacakları gibi, yine aynı şekilde Kıyamete kadar da Allah’ın koruması altında olacaklardır.

Rabbimiz kerim kitabında bu teminatı şöyle zikreder :

 

“ Muhakkakki bu zikri biz indirdik.Ve onu koruyacak olanda elbette yine biziz “

HİCR : 9.AY.


{ ……. Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Size, sarıldığınız müddetçe asla sapıtmayacağınız iki şey bıraktım. Biri, Allah’ın Kitabı,diğeri ise benim sünnetim.Bunlar havz’ın başında yanıma gelinceye kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır. }
MÜSTEDREK : 1.C.193.S
DARE KUTNİ : 3.C.4525.N
S . SAHİHA : 4.C.1761.N


Ve biz de hiç bir kuşkuya kapılmadan iman etmişiz ki, bu dinin kaynakları olan Kur’an ve Hadisler saklanmış,korunmuş ve kıyamete kadar da korunacaktır.

Çünkü Allah’u Azze ve Celle indirdiği zikrini koruyacağına kefil olmuştur. Allah’u Teala’nın koruyacağına kefil olduğu bir şey de,kesinlikle içerisinden hiçbir şeyin zayi olmayacağına,ortadan kaybolmayacağına ve kıyamete kadar da ondan bir şeyin tahrif edilmeyeceğine delalet eder.

Eğer bundan başkası caiz olmuş olsaydı,haşa Allah’ın kelamı yalan,verdiği teminat da geçersiz olurdu.Bu ise kamil bir akla sahip olan hiç kimsenin düşünemeyeceği bir şey-dir.

Eğer itiraz babından birileri kalkar da ; Ayet’te korunacağından bahsedilen zikirden maksad Kur’an’dır derlerse, onlara cevabımız şu olur :

“ Bu iddia etmiş olduğunuz şey delilsiz bir yalan ve yine aynı şekilde delilsiz olarak zikri belirli bir şey ile sınırlandırmaktır.

Çünkü Allah’u Teala indirdiği şeye zikir ismini vermiş ve onların da Kitap ve Hikmet olduğunu anlatmıştır.

 

“ Dediler ki : Ey kendisine zikir indirilmiş kimse …….. “
HİCR : 6.AY.

 

“ … Allah sana kitabı ve Hikmeti indirdi………………………. “
NİSA : 113.AY.


Bu iki Ayet’in manası şudur ; Ey kendisine zikir olarak Kitabın ve Hikmet’in indirildiği kimse ! …….. “

Hulasa,sünnet de zikir’den olup,kıyamete kadar ortadan kaybolmaktan ve içerisine batıl şeylerin karışmasından korunacaktır.

Bunun böyle olmasının delillerinden birisi de,sünnet’siz Kur’an’ın anlaşılamayacağı ve korunamayacağıdır. Yani, sünnet olmadan Kur’an ne anlaşılır ve ne de korunur.
Dolayısiyle Kur’an’ın sünnet olmadan ele alınması veya ondan sünnet’siz bir şeylerin anlaşılması, bir nevi onu tahrif etmek olacaktır.

Çünkü asıl murad,Kur’an lafızlarının insanlara ulaştırılması değildir. Zira lafız, manaya ulaştıran bir vesiledir. Asıl maksad ise mana’nın tebliğidir. Çünkü muhatabın mükellef olduğu şey lafızları duymak değil,bilakis lafızların delalet ettiği manayı anlayıp onunla amel etmektir.

Durum böyle olunca,lafızların delalet ettiği mana korunmadığı sürece,sadece lafız-ların korunması neyi ifade eder ki.

Başka bir ifadeyle ; Kur’an lafızlarının hangi manaya delalet ettiğini ortaya koyan sünnet korunmadığı sürece,sadece Kur’an lafızlarının korunması neyi ifade eder ki.

Tabi ki bununla,Kur’an’ın Sünnet’le beraber ele alınmasından bahsediyoruz.