Kuran ve Sünnet

Örnek ve Önder Allah Rasülüdür

ÖRNEK VE ÖNDER ALLAH RESULÜDÜR

 


Bilinen bir gerçektir ki bütün peygamberler ,hidayetten uzaklaşmış şirk ve küfür bataklığında yüzen cahil,sapık ve zalim insanları hidayete çağırmak üzere Allah’u Azze ve Celle tarafından gönderilmiştir.

Bu peygamberler ki,Rableri tarafından her türlü şirk,küfür ve dalaletten uzak tutulmuş ve heva ve arzularına göre hareket etmelerinden de korunmuştur.

Bununla beraber,Allah c.c onları ahlak bakımından insanların en faziletlileri olarak seçmiş,hikmet ve yumuşaklık konusunda da onları mütekamil kılmıştır.

Dolayısıyla her konuda mükemmel olan bu insanlardan nübüvveti zedeleyici en ufak bir şey sudur etmemiştir. Neden ?

Çünkü, Allah’ın dinini yaşama hususunda insanların kendilerini örnek ve önder edineceklerinden dolayıdır.

Rabbimiz kerim kitabında bütün resullerin gönderiliş gayesinin,ancak kendilerine itaat edilmesi ve insanların onları her konuda örnek ve önder edinmeleri için olduğunu beyan etmektedir :

 

( Biz hiçbir Resulü Allah ın izniyle itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik…………)
NİSA. 64.AY.

Yani,insanlardan,hayatlarının her alanında Allah ın istediyi ve o anki Resulün gösterdiği şekilde O na kulluk etmeleri istenmiştir.

Bu kulluk bazen ;

… LA İLAHE İLLALLAH NUH RESULULLAH … şeklinde. Bazen ;

… LA İLAHE İLLALLAH İBRAHİM RESULULLAH … şeklinde.Bazen;

… LA İLAHE İLLALLAH MUSA RESULULLAH … şeklinde. Bazen ;

… LA İLAHE İLLALLAH İSA RESULULLAH … şeklinde ve en son olarakta ;

…. LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDUN RESULULLAH … olarak son bulmuştur.
Ama unutmayalım ki bütün peygamberler Allah’tan kendilerine vahye-dildiği Şeriat ve menhec doğrultusunda O’na kulluk etmiş ve etrafındaki insanları da buna davet etmiştir.

Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor :

 

( … Sizden her biriniz için bir Şeriat ve bir menhec belirledik … )
MAİDE.48.AY.

 

( Biz her ümmet için tabi olacakları bir yol tayin ettik … )
HACC.67.AY.

Önceden uygulanan ibadet şekli ve şemali nasıl ve ne şekilde olursa olsun,eğer bir peygamber Allah’ın dinine davet için gönderilmiş ise, artık onun getirdiklerine harfiyen tabi olunur,onunla niza edilmez ve ona karşı da asla çıkılmaz.

Velev ki bir Peygamber dahi olsa, kendisinden sonra gelen Peygam-bere tabi olma ve onun yoluna uyma zorundadır :

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

( Allah,Peygamberlerden şöyle söz almıştı: ‘Size Kitap ve Hikmet verdim.Sonra da yanınızda bulunanı tasdik eden bir Peygamber geldi mi,ona mutlaka iman edecek ve yardımda bulunacaksınız.İkrar ettiniz ve bu ağır yükümü kabul ettiniz mi ? buyurduğunda (peygamberler) ‘ikrar ettik’ demişler,bunun üzerine Allah’ta : O halde şahit olunuz. Bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim buyurmuştu. )
ALİ İMRAN : 81.AY.

{ … Abdullah oğlu Cabir r.a rivayet ediyor ki ; Hattabın oğlu Ömer r.a Tevrat’ın bir nushası ile, Allah Rasulü s.a.v’e gelerek dedi ki ;
- Ey Allah’ın Rasulu, işte bu Tevratın bir nushasıdır. 0 ise buna sukut etti. Ömer’de okumaya başlamıştı, ama buna karşı Allah Rasulü s.a.v’in yüzü kızarıyordu. Ebu Bekr dedi ki Ömer’e ; annesiz kalasın, Allah Rasulü s.a.v’in yüzündeki kızgınlığı görmüyor musun ? Ömer Allah Rasulu’nün yüzünü o halde görünce şöyle dedi ; Allah ve Rasulünün gadabından Allaha sığınırım. – Ey Allah’ın resulü biz - Rab olarak Allah’dan, din olarak İslam’dan, nebi olarakta Muhammed s.a.v den razı olduk. – neden kızdınız ki - Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular ; Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki ; Eğer Masa a.s çıkagelseydi ve beni bırakıpta ona uymuş olsaydınız, - doğru yoldan sapıtmış olurdunuz. Eğer o hayatta olup benim peygamberliğime ulaşsaydı bana tabi olurdu. - Diğer bir rivayette ise - “ Eğer Musa hayatta olsaydı ancak bana tabi olmakta çare bulurdu. “ }

AHMED : 3 / 387 – 388 – BEYHAKİ ŞUABUL İMAN : 2 / 11 – ABDURREZZAK : 10152 – 19209 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 1 / 27 – DARİMİ :

Hulasa,Allah ın kulları arasında onları uyarıcı ve hakka davet edici olarak göndermiş olduğu bütün resullere iman etmek şarttır.

Ama unutmamak gerekir ki,insanın önceki peygamberlere iman etmesi ile kendisine gönderilen peygambere iman etmesi arasında fark vardır.

Bu konuda en belirgin fark ; son olarak gönderilen peygamberin çağ-rısına icabet etme mecburiyeti vardır. Ta ki,o kimse için kurtuluş söz konusu olsun.

İşte Rabbimizin çağrısına icabet ettiğimiz zaman kurtuluşa erece-ğimizen son olarak göndermiş olduğu resulü Muhammed s.a.v .

O da,diğer peygamberlerde olduğu gibi kendisine kulak verip çağrısına icabet edenleri Cennet’le müjdelemiş,davetinden yan çizip uzaklaşanları da Cehennem’le korkutmuştur.

Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :

 

( Muhammed sizin adamlarınızdan birinin babası değil,fakat Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.)
AHZAB.40.AY.

 


( Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz )
NUR.54.AY.

ALLAH C.C RESULÜ’NE İTAATİ EMRETMEKTEDİR

 


( Andolsunki Allah ın Resulünde sizin için, Allah’ı ve Ahiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için pek güzel bir örnek vardır.)
AHZAB.21.AY.


(…..Resul size neyi verdiyse ,onu alın;sizi neden nehyetti ise, ondan da sakının.Allah’tan korkun,şüphesiz Allah ın azabı çok çetindir.)
HAŞR.7.AY.

( Allah ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki Allah, sizin için günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi o acı azaptan korusun.
AHKAF : 31.AY.

 

( Ey iman edenler, Allah'tan sakınıp korkun ve O'nun elçisine iman edin, ki size kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır,çok merhamet edendir. )

 


( Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacak- sınız. )
ENFAL : 24.AY.

 


Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.
ENFAL : 20.AY.

De ki: "Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun – peygamberin - sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
NUR : 54.AY.

Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.
AHZAB.36.AY.

Allah u Azze ve Celle bu ve bununla eş manalı daha bir çok Ayet’i keri-mesinde Resulüne imanı , itaatı ve onun getirdiklerine ittibayı açıkça emretmektedir.

Ayrıyeten,Resulünün davetine uyanların doğru yolu bulacaklarını ve kurtuluşa ereceklerini de bildirmiştir.

Şüphesiz ki inanan bir kimse için yolunun ,yordamının,inancının ve amelinin örnek alınacağı tek şahsiyet Allah’ın resulünün oluşu,onun vahye dayalı bir yol izlediğinden dolayıdır.

Yani, Allah resulü s.a.v’in dinle alakalı bütün inanç ve amelleri, Allah’tan kendisine vahyedilen şeyler olduğundan dolayıdır.


Rabbimiz Kerim Kitabında şöyle buyurmaktadır :

 


O, heva ve arzusundan konuşmaz. Onun söyledikleri, yalnızca kendisine ilka edilen bir vahiy’dir.
NECM : 3 - 4. Ay


( Ben, ancak bana vahyolunana uyarım … )
AHKAF.9.AY.

Dolayısı ile,Resule itaat etmenin Allah’a itaat etmek olduğu gayet açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

RESULE İTAAT ALLAH’A İTAATTİR

Şüphesiz ki Rabbimiz Resulüne itaati kendine itaat olarak kabul etmiştir. O, kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

( Her kim Resule itaat ederse,o aslında Allah’a itaat etmiş olur………
NİSA.80.AY.

 


( Gerçek olan şudur ki,sana beyat edenler,aslında Allah’a beyat etmiş-lerdir…….)
FETH.10.AY.

Allah Resulü s.a.v ise bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :

( ….. Ebu Hureyre r.a dan : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Bana itaat eden Allah’a itaat etmiştir.Bana karşı gelip isyan eden de, Allah’a isyan etmiştir ……)

BUHARİ.15.6986.S MÜSLİM.6.1829.N

ALLAH’I SEVMENİN İSBATI RESULE İTAATTİR

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

( Deki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki,Allah’ta sizi sevsin ve günah-larınızı bağışlasın. Allah gafur dur,Rahim’dir. )
ALİ İMRAN.31.AY.

Bu ayetin mesajına göre,Allah’ı sevmenin isbatı,O’nun resulüne itaat etmektir. Başka bir ifadeyle : Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde, O nun resulünün yolunda olmayan ona ittiba etmeyen, onun metoduna ve menhecine uymayan her kişi, bu sözünde yalancıdır. Yani Allah’ı sevme sözünde yalancıdır.

Yani,seven sevgisini,sevdiğine itaatiyle ortaya koyup isbat etmesi gerekir. Dolayısiyle, Kur’an ve sünnet teki zikri geçen sevgi ifadeleri itaat manasında anlaşılması gerekir.

RESULULLAH’I KENDİSİNE ÖRNEK EDİNEN BİR KİMSE NİZA ANINDA
ONUN HAKEMLİĞİNE BAŞVURMA MECBURİYETİNDEDİR

Resulullah s.a.v’i örnek ve önder edinmenin gereklerinden birisi de, ihtilaf anında onun hakemliğine baş vurup onun koyduğu hükümlere itiraz etmeden tam bir teslimiyet göstermektir.

 

Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuş-lardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister
NİSA.60.AY.

 

( ……….. Eğer bir mevzuda ihtilafa düşerseniz;Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz onu, Allah’a ve Resulüne havale edin.Bu daha iyi ve sonuç iti-bariyle de daha güzeldir. )
NİSA.59.AY.

 


( Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar )
NİSA.65.AY.

 

( Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır )
NUR.51.AY.

Rabbimizin zikredilen bu Ayet’i kerimeleri delalet ediyor ki; insanların, gerek dinin usulüne ve gerekse furuuna dair ihtilafa düştükleri her husus Kur’an’a ve Sünnet’e havale edilecektir.

Allah’u Taala “ Eğer Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz böyle yapın “ Buyurarak,meselenin önemini ve bu şekildeki hareketin, Allah’a ve Ahiret gününe imanın iktizasından olduğunu beyan etmektedir.

Ve yine Rabbimiz,kendi mukaddes zatına yeminle ifade ediyor ki; bütün işlerde Resulünü hakem tayin etmedikçe hiçbir fert iman etmiş olamaz. Çünkü, onun vahye dayalı olarak verdiği hükümler, gizli ve açık,içten ve dıştan her zaman bağlanılması vacip olan hak ve gerçeklerdir.Bundan dola-yıdır ki Allah’u Azze ve Celle :

( … Sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinden bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen o hükme teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar. )

buyurmaktadır.

Ve yine,muhakeme için Allah’ın kitabına ve Resulünün sünnetine davet olunan-ların sözlerinin ; işittik ve itaat ettik demeleri ve bu şekilde davrananların ise, kur-tuluşa eren mü’minler olduğu beyan edilmektedir.

Yani, mümiler, haklarında verilen hükmün karşısında ; bir mudafa, bir munakaşa ve bir karşı koyma göstermeksizin …..biz bu hükmü işittik ve buna teslim oluyoruz.. demelerinin gerektiği anlatılmaktadır.


RESULULLAH’A MUHALEFET, İNSANIN BAŞINA BİR FİTNE GETİRİR

Bilinen bir gerçektir ki,hayırlı şeylerle meşkuliyet insanın güzel şeylerle karşılaşmasına vesile olduğu gibi,kötü ve çirkin şeylerle meşkul olmakta insanın bir takım fitne ve musibetlerle karşılaşmasına vesile olur.

Başka bir ifadeyle ; Allah’a ve Resulüne itaat etmek ,güzelliklerin celbine vesile olduğu gibi,muhalefet edip isyan etmekte,musibet ve belaların celbine vesile olur.

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

( ……… O’nun emrine muhalefet edenler,kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakın-sınlar. )
NUR.63.AY.

(… Ebu Hureyre r.a dan ; dedi ki : Resulullah s.a.v’i şöyle buyu-rurken dinledim : Size neyi yasakladıysam ondan uzak durunuz,size neyi emretti isem ondan da gücünüz yettiğini yapınız.Şüphe yok ki sizden öncekileri helak eden şey, çok soru sormaları ve peygam-berlerine muhalefet etmeleridir. )
BUHARİ . 15.C.7151.S

( … İbn Ömer r.a dan ; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ben kıyametin önünde kılıçla gönderildim.Benim rızkım mızrağımın gölgesinde kılındı. Zillet ve cizye ödemek,emrime muhalefet edenler üzerine kılındı…….)
BUHARİ .6 .C.2733.S

(……Abdullah İbn Ömer r.a dan; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Her işin bir canlı dönemi vardır.Her canlılığında bir sukunet dönemi vardır. Benim sünnetimde sükun bulan hidayete ermiştir, süne-timden başka şeyde sükun bulan kişi de helak olmuştur. )

CAMİU’S-SAĞİR : 2.C.1352.N

Bu ve emsali delillerin ortaya koyduğu mesaj gayet açık ve nettir ki, o da ; Allah resulü s.a.v in emrine,yoluna, yordamına muhalefet etmek insanın başına bir takım musibet ve belaların gelmesi celbeder.


ALLAH RESULÜNE MUHALEFET ETMEK,AMELLERİ İPTAL EDER

Yine İslam’ın bilinen gerçeklerinden bir diğeri de; …..İyilikler nasıl ki kötülükleri siliyor ise,kötülükler de iyilikleri siler.

Başka bir ifadeyle….. Allah’a ve resulüne itaat etmek günahların affına sebeb olduğu gibi,muhalefet edip isyan etmekte amellerin iptaline sebep olur.

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

( Ey İman edenler! Allah’a itaat edin,Resulüne itaat edin ve amelleri-nizi iptal etmeyin. )
MUHAMMED.33.AY.

 


Ey iman edenler,seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin ; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider.
HUCURAT : 2.AY.

Bu ve emsali Ayet ve Hadislerin ortaya koyduğu mesaj gayet açık ve nettir ki, oda ;

Allah resulü s.a.v bir şeye hükmettiği zaman,artık hiçbir müslümanın ona muhalefet etmesi, görüşünü ve kanaatini onun hükmüne tercih etmesi, veyahutta bir başkasının görüşünü ve içtihadını – çeşitli tevillerle de olsa - ona tercih etmesi asla mümkün değildir.

Müslüman olmak ; kendi düşünce,davranış ve seçme özgürlüğünü Allah ve resulüne teslim etmek demektir.

Hiçbir akıllı insan,iki zıt davranışı birleştirmeye kalkışmaz. Yani:

“…Müslüman olmak veya müslümansa Müslüman kalmak isteyen kimse, mutlaka Allah ve resulünün Kur’an ve sünnetteki emir ve yasaklarına boyun eğmek zorundadır. Boyun eğmeğe tenezzül etmeyen kimse ise,müslüman olmadığını kabul etmelidir. Çünkü İslamiyet teslimiyet demektir…”

Bir başka ifadeyle; “…..Ben müslümanım deyipte,teslimiyetini Allah’a ve resulüne değilde,başka şeylere gösteren kimse,bu sözü ile yalan söylediğini kabul etmesi gerekir.

Çünkü isim ile müsemma arasında bir uyum yoktur.Yani,müslümanım diyor ama islama teslimiyeti yoktur….”

KIYAMET GÜNÜNDEKİ NEDAMET

Hiç şüphesiz ki,Allah resulü s.a.v in yolunda yürümeyen,onun metod ve men-hecini kendilerine metod ve menhec edinmeyen, Allah’ın dinini onun anladığı ve yaşadığı gibi anlayıp yaşamayanlar,kıyamet gününde büyük bir pişmanlık içerisinde olacaklardır.

Rabbimiz kerim kitabında,böyle bir akibeti boylamamaları için kullarını dünya da uyardığı gibi,kıyamet gününde de nasıl rezil ve rüsvay olacaklarını şöyle haber vermektedir :?
 
( Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki : " Eyvahlar olsun bize, keşke Allah'a itaat etseydik ve keşke Resûl'e itaat etseydik."
Ve yine dediler ki: " Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular."

" Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et. )
AHZAB : 66.67.68.AY.

Ve yine Furkan suresinde de,Allah resulü s.a.v in getirmiş olduğu dini yaşantıda onun metod ve menhecine göre hareket etmeyenlerin durumu şöyle anlatılmaktadır :

( O gün - Allah’a ve resulüne itaat etmeğerek kendisine - zulmeden kimse ellerini ısırarak şöyle der : ” Ahhh keşke peygamberle beraber bir yol edinmiş olsaydım …. Yazıklar olsun bana,ne olurdu falanı filanı kendime dost edin- meseydim.Çünkü o, bana gelen – Kur’an ve Sünnet – zikrinden beni saptırdı. Zaten şeytan insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakandır . )
FURKAN.27.28.29.AY.

Öyleyse Rabbimizden niyazımız ;


“ … HENÜZ HAYAT SERMAYESİ ELİMİZDE İKEN , BİZLERİ RESULÜNÜN YOLUNA HAKKIYLA İTTİBA EDEN KULLARINDAN OLMAMIZI NASİP EYLESİN …. “

 

VELHAMDU LİLLAHİ RABBİL ALEMİN

TACUDDİN  EL- BAYBURDİ