Kuran ve Sünnet

Fırka-i Naciye ve Onun Vasıfları

FIRKA’i NACİYE VE ONUN VASIFLARI


Bilindiği gibi Allah’u Azze ve Celle İnsanlığı sadece ve sadece kendisine kulluk etsinler diye yaratmış ve onlara kendi içlerinden Peygamberler göndererek kendisine nasıl ve ne şekilde bir kulluk etmeleri gerektiğini de tarif ettirmiştir.

İnsanlar belli bir süre kendilerine indirilen kitaba sarılıp Peygamberlerinin izinden gitmişler,ama ne zaman ki Peygamberleri vefat edip aralarından ayrılıyor, işte o zaman kitapları üzerinde tahrifler ve peşinden gittikleri Peygamberlerinin yolundan da sapmalar ortaya çıkıyor.

Yalnız,bunların içerisinden sadece Allah’ın kendilerine merhamet ettiği bir taife sürekli hak üzere kalmayı başarmışlardır.

Bunlar,İsa a.s’ın zamanında da, Musa a.s’ın zamanında da Kitaplarına ve Peygam-berlerinin sünnetine bağlı kalan kimselerdir. Yani,kurtulan taife dediğimiz “ fırka’i naciye’dir “

Allah Resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde bizlere şunu haber vermektedir :


{ …… Avf İbni Malik r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Yahudiler – dinleri hususunda - yetmiş bir fırkaya ayrıldılar.Bunlardan bir taifesi kurtuldu,yetmiş’i cehennemlik oldu.Hırıstiyanlar da yetmiş iki fırkaya bölündüler.Onlardan da bir taifesi kurtuldu,yetmiş bir’i cehennemlik oldu. Muhammedin nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki,benim ümmetim de yetmiş üç fırkaya bölünecektir. Bunlardan bir taifesi cennet’te,yetmiş ikisi de ateştedir. Denildi ki :
- Ya Rasulallah ! bu kurtulan taife hangisidir ? . Resulullah s.a.v :
- O, “ cemaat’tir “ buyurdular.
 Diğer bir rivayette ise ;
“ Onlar, bu gün benim ve ashabımın yolunda yürüyenlerdir “ buyurdu. }

AHMED : 3.120. 145
İBNİ MACE : 10.C.3993.N
EBU DAVUD : 5.C.4597.N
S.SAHİHA : 204.1492.N
HAKİM : 1 / 129 – 444.N


İşte bu hadisi şerifte anlatıldığı gibi,insanlar peygamberlerinden sonra dinleri husu-sunda çeşitli gruplara ayrılmış ve içlerinden bir taifesi hariç gerisi helak olmuştur.

İşin acı tarafı, Allah Resulü s.a.v’in de haber verdiği gibi bu ümmet de aynı belaya düşecek ve içlerinden bir taifesi hariç gerisi ateşi boylayacaktır.
Yani, ben de müslümanım diyen, ben de Muhammed ümmetiyim diyen insanlar param parça olacak ve bunların içerisinden sadece ve sadece bir taifesi kurtulacaktır.

Öyleyse yetmiş üç de bir kurtulma ihtimali olan bu ümmetin çok uyanık olması ve kurtulacak olan taifenin de kimler olabileceğini,onların fasıflarının neler olduğunu çok iyi araştırması gerekir.
Çünkü basiretli bir müslümana düşen şey,dalalet fırkalarının kimler olduğunu araştırıp soruşturmaktan ziyade,kurtulan taifenin kimler olabileceğini ve onların vasıf-larının neler olduğunu araştırmaktır.

Eğer zikredilen hadisi şerife dikkat ettiyseniz,Allah resulü s.a.v’e sorulan soru ; “ O kurtulan taife hangisidir ya Rasulallah ? “ şeklindedir.

Demek ki kurtuluşu arzu edenler, o taifenin kimler olduğunu veya onların fasıflarının neler olduğunu araştıran kimselerdir.

Öyleyse Ey kurtulmayı arzu edenler ! sözü daha fazla uzatmadan, gelin hep beraber - fırka’ı Naciye - denilen bu taifenin fasıfları nelerdir,onları öğrenmeye çalışalım.

RESULULLAH S.A.V’İN ÇİZDİĞİ YOLDA YÜRÜMEK

Değerli kardeşlerim ! unutmayalım ki, bu taifenin en belirgin vasfı, her şeyden önce Resulullah s.a.v’in takip ettiği yolda yürümeleridir.

Yani falanın, filanın din adına çizdiği yollar da değilde,Allah Resulü s.a.v’in çizdiği ve takip ettiği yolda yürümeleridir.

Çünkü Allah’u Teala kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :


(…….. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz…………………)

NUR.54.AY.

 

( …… Ona tabi olun ki doğru yolu bulasınız. )
A’RAF : 158.AY.

 

 


( Andolsun ki Allah ın Resulünde sizin için, Allah’ı ve Ahiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için pek güzel bir örnek vardır.)

AHZAB.21.AY.

 

(……….. Resul size neyi verdiyse ,onu alın; sizi neden nehyetti ise,ondan da sakının.Allah tan korkun,şüphesiz Allah ın azabı çok çetindir.)
HAŞR.7.AY.

( Allah’ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki Allah,sizin için günah-larınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi o acı azaptan korusun.
AHKAF.31.AY.

 

( Ey iman edenler, Allah'tan sakınıp – korkun - ve O'nun elçisine iman edin, ki size kendi rahmetinden iki kat – karşılık - versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır,çok merhamet edendir. )
HADİD : 28.AY.

 

( ….. Cabir İbni Abdillah r.a’dan.Dedi ki : Bir gün Peygamber s.a.v’in yanında oturur-ken parmağı ile kumlar üzerine bir çizgi çekti,sonra : “ İşte bu Allah’ın dosdoğru yoludur “ dedi. Daha sonra o çizginin sağına ve soluna çizgiler çizdi ve tekrar şöyle buyurdu : “ Bu da şeytanın yoludur, bunların her birinin kavşağında bir şeytan oturuyor ve o yollara davet ediyor “ Ve daha sonra Allah Resulü s.a.v şu Ayet’i celileyi okudu :

“ Şüphesiz ki bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyunuz . Başka yollara uy-mayın ki, sizi O’nun yolundan ayırmasın. Korunmanız için Allah size böyle tavsiye ediyor.” EN’AM : 153 )
DARİMİ : 1.C. 208.N ….. AHMED : 1 / 435 - 465
HAKİM : 2 / 318 ….. M.ZEVAİD : 7 / 22
ES – SÜNNE :16 .17. N ….. BEZZAR : 2210 –2211

İşte bu ve emsali deliller bizlere , fırka’i naciye’nin en belirgin özelliğinin ; Pey-gamberin çizdiği yolda yürümek olduğunu anlatmaktadır.

SAHABENİN METOD VE MENHECİNİ TAKİP ETMEK

Değerli Müslümanlar ! fırka’i naciye’nin vasıflarından bir tanesi de, sahabenin metod ve menhecini takip etmeleridir. Yani, - inanç da olsun amel de olsun - Kur’an’ı ve Sünnet’i sahabenin anladığı manada anlamaları ve onların tatbik ettikleri şekilde de tatbik etmeleridir.

Bu konudaki en açık ve en güzel delillerden bir tanesi ,biraz önceki zikredilen hadisi şeriftir….. Hadisi şerife eğer dikkat ettiyseniz, Allah resulü s.a.v’e kurtulacak olan taifenin – yani fırka’i naciye’nin - kimler olduğu sorulduğunda, Allah Resulu s.a.v :

 

“ Onlar, bu gün benim ve ashabımın yolunda yürüyenlerdir “ buyurmuşlardır.

HAKİM : 1 / 129 – 444.N

Bu konudaki en güzel delillerden bir tanesi de İrbad bin Sariye r.a dan gelen şu hadisi şeriftir :

 

{ …. İrbad bin Sariye r.a’dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : “ …………… Ben size Allah’tan korkmanızı ve dinleyip itaat etmenizi emrediyorum.İçinizde yaşayanlar ileride bir çok ihtilaflarla karşılaşacaklardır. Sizler,benim ve benden sonraki raşid halifelerin yolundan ayrılmayın.O yola azı dişlerinizle sımsıkı sarılın. Sonradan meydana gelen işlerden sakının, çünkü bunlar bid’at’tır. Ve her bid’at’te dalalettir “ }
EBU DAVUD : 5.C.4607.N
İBNİ MACE : 1.C . 42.N
TİRMİZİ : 4.C.2815.N

Değerli kardeşlerim ! Elbette ki bu hadisi şeriflerde – yoluna uyulması emredilen - insanlar, fırka’i naciye’nin ilk halkasını oluşturan sahabilerdir. Dolayısıyle, kim fırka’i Naciye ’den olmak istiyorsa inancında ve amellerinde onların yoluna uyup, azı dişleriyle o yola sarılması ve sonradan ihdas edilen şeylerden de uzak durması gerekir….
Bu da gösteriyor ki fırka’i naciye’nin en belirgin özelliklerinden birisi de sahabenin yolunda yürümeleridir….

Allah’u Azze ve Celle bir Ayet’i celile’sinde şöyle buyurmaktadır :

 

“ Her kim kendisine huda beyan edildikten sonra, Resule muhalefet edib mü’minlerin yolundan başka bir yola saparsa, onu döndüğü o yola bırakır ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. “
NİSA : 115.AY.

Allah’u Teala bu Ayet’i celile’sinde kurtulan taifenin ilk halkasından bahsetmekte ve onların yolundan yan çizenleri de cehennem ile tehdit etmektedir…..
Elbetteki Rabbimizin bu Ayet’i celile de bahsini etmiş olduğu mü’minler topluluğu sahabilerdir.

Rabbul izzet yine bir Ayet’i celile’sinde o güzide topluluktan bahsederek şöyle buyurmaktadır :


“ Eğer sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yolu bulurlar.Yok eğer bundan yüz çevirirlerse onlar mutlaka anlaşmazlık içerisine düşerler ………… “

BAKARA : 137.AY.

Bu Ayet’i celilede de anlatıldığı gibi, insanlar sahabenin iman ettiği gibi iman eder-lerse ancak doğru yolu bulabilirler…. Dolayısıyla,bu da gösteriyor ki kurtulacak olan taifenin en önemli vasıflarından birisi de,sahabenin iman ettiği gibi iman etmektir.

SAYILARI AZ VE GARİBAN OLMALARI

Buraya kadar anlattığımız önemli vasıfların yanı sıra, fırka’i naciye’ nin bir diğer vasfı da,sayılarının az ve gariban olmalarıdır.

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

“ ………. Bana hakkıyla şükreden kullarım çok azdır “
SEBE : 13.AY.


Allah resulü s.a.v’in ; “ ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecek, bunlardan an-cak bir taifesi kurtulacaktır “ hadislerinde de ifade ettiği gibi, gerçekten de insanlar içerisinde Allah’a hakkıyla kulluk eden tevhid ehli kimseler çok azdır.

 

{ … Ebu Hureyre r.a’dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : “ İslam garib olarak baş-ladı ve yine başladığı gibi garibliğe dönecektir. Ne mutlu o gariblere “ }

MÜSLİM : 1.C.145. N
İBNİ MACE : 10.3987.N

 


{ ….. Abdullah b.Amr b.As r.a’dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Müjdeler olsun o gariblere. Müjdeler olsun o gariblere. Müjdeler olsun o gariblere ! Dedi-ler ki : “ Kimdir o garibler “ Ey Allah’ın resulü ? Dedi ki :
- Kötü insanlar içinde çok az bulunan Salih insanlardır. Onların - içerisinde bulunduğu toplumda - isyan edenler çok, itaat edenler ise azdır “ }

AHMED : 2 / 222 . 7032.N
S. SAHİHA : 4 . C. 1619. N

Gerçekten de insanların en az bulunanı bu kimselerdir. İnsanların çoğu onlara düşmanlık ederler ve çeşitli lakaplar takarak onlara iftirada bulunurlar…. Onlarla,kılık kıyafetlerinden dolayı alay ederler ve sokaklarda kendilerine laf atarlar.

Rabbimiz kerim kitabında bu mütevazi ve gariban kullarından şöyle bahseder :

 

“ Rahmanın kulları yeryüzünde mütevazi olarak yürürler.Cahiller kendilerine laf attıklarında ise “ selam “ derler. “
FURKAN : 63.AY.


İşte fırka’i Naciye bunlardır.Yani azınlıkta olanlar,kendileriyle alay edilenler,cadde ve sokaklarda kendilerine laf atılanlardır.

KINAMA VE TEHDİTLERE ALDIRMAMALARI

Cahaletin katmerleştiği şu ortamda fırka’i naciye’nin sıkıntılarından birisi de, cahil-lerin kınamalarına ve tehditlerine hedef olmalarıdır. Yani,insanların dinleri ile alakalı malumatlarının olmadığından dolayı, hak ve batılı tefrik edemeyenlerin acımasız kınamalarına ve tenkitlerine maruz kalmalarıdır…..

Ama her şeye rağmen Fırka’i Naciye, kınayıcıların kınamalarına,korkutucuların tehditlerine aldırış etmeden hakkı anlatıp yollarına devam eden kimselerdir…. İşte onların en güzel vasıflarından birisi de budur……. Çünkü onlar,Kitabın ve Sünnet’in şu mesajlarına kulak veren kimselerdir :


{ …….. – Onlar – Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu Allah’ın bir lütfudur.Onu dilediğine verir. Allah,lütfu geniş ve alim olandır. }
MAİDE : 54.AY.

İbni Kesir r.h, bu Ayet’i Celile’nin tefsirinde şu hadisi şerifleri zikretmektedir :

{ ….. Ebu Said el-Hudri r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Dikkat edin ! sakın insanların korkusu, sizden birinizin gördüğü veya şahid olduğu hakkı anlatmasına mani olmasın.Çünkü hakkı söylemek veya önemli bir şeyi hatırlat-mak ne kişinin rızkına mani olur ve ne de ecelini yaklaştırır.}
AHMED : 3 / 19. 10759.N
İBNİ KESİR : 5.C.2386.S

{ ….. Ebu Zerr r.a dan. O şöyle dedi : Benim dostum Allah resulü s.a.v bana yedi şeyi emretti : - Bunlardan ikisi şudur - “ ………………. Acı da olsa hakkı söylememi ve Allah için hiçbir kınayıcının kınamasına aldırış etmememi ……..” }

İBNİ KESİR : 5.C.2386.S

{ ….. Ebu Said el-Hudri r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah için sizden biriniz bir şeyi görüp de kendi nefsini hakir ve hor kılarak söylenmesi gereken bir sözü söylememezlik etmesin. Çünkü ona kıyamet gününde şöyle ve şöyle demekten seni alıkoyan neydi ? denilir.O kimse, “ insanların korkusudur “ deyince Allah’u Teala ; Ben onlardan korkmana daha çok layıktım,der.}

İBNİ KESİR : 5.C.2386.S

Zikri geçen Ayet ve Hadislerde de ifade edildiği gibi, fırka’i naciye’nin en güzel özelliklerinden birisi de - hiçbir kınayıcının kınamasına ve korkusuna aldırış etme-den - hakkı söylemeleri ve insanlara o büyük ve çetin kıyamet gününü hatırlat-malarıdır.

HİZİBÇİLİKTEN VE TAASSUPTAN UZAK DURMALARI


Fırka’i naciye’nin vasıflarından birisi de hizibçilikten, grupçuluktan, körü körüne hareket etmekten ve taassuptan uzak bir anlayışla dinlerini yaşamalarıdır.

Onlar insanlara iyiliği emreder,kötülükten nehyeder ve İslam ümmetini parçalayıp yıkan bütün grupçuluklardan da insanların uzak durmaları için onlara nasihat ederler.

Onlar,ilim ehli önderlerine karşı saygı ve sevgi duyan kimseler olduğu gibi,onlardan hiç birisine de körü körüne bağlanmayan ve mes’elelerini sürekli Kur’an’a ve Sünnet’e havale eden kimselerdir.

Onlar,Rabblerinin şu buyruklarını asla unutmayan kimselerdir :

 

{ Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline tabi olurlar. İşte onlar Allah’ın kendilerini doğru yola ilettiği akliselim kimselerdir. }
ZÜMER : 18.AY.

 

{ Bilmediğin bir şeyin ardına düşme. Zira göz,kulak ve kalp bundan mesuldür. }

İSRA : 36.AY.

 

{ Topluca Allah’ın ipine yapışın,ayrılmayın,parçalanmayın ……. }
İSRA : 36.AY.


{ Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp da ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte böyleleri için elim bir azab vardır. }
ALİ İMRAN : 105.AY.

ALLAH YOLUNDA MÜCADELE ETMELERİ


Fırka’i naciye’nin özelliklerinden birisi de,Allah yolunda mallarıyla,canlarıyla ve dilleriyle mücadele etmeleridir.

Onlar,Allah ve Resulünün şu buyruklarını asla akıllarından çıkarmazlar :


{ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun,O’na yakınlaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz. }
MAİDE : 35.AY.

 

{ Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Resulüne iman ettikten sonra şüpheye düşmeden Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler. İşte imanlarında sadık olanlar onlardır. }
HUCURAT : 15.AY.

 

{ İman edenlerin,hicret edenlerin ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenlerin Allah katındaki dereceleri çok büyüktür. İşte kurtuluşa erenler on-lardır. }
TEVBE : 20.AY.


{ İman edenler Allah yolunda savaşırlar,kafirler de tağutun yolunda savaşırlar. Öyleyse – ey iman edenler – şeytanın dostlar ile savaşın,çünkü şeytanın hilesi zayıftır. }
NİSA : 76.AY.

 

{ …… Enes İbni Malik r.a dan. Nebi s.a.v buyurdular ki : Müşriklerle mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin. }
EBU DAVUD : 3.C.2504.N
NESEİ : 6.C.3082.N
AHMED : 3. C . 11837.N

ONLAR KALEMLERİ İLE DİLLERİ İLE ALLAH YOLUNDA CİHAD EDERLER : Fırka’i Na-ciye,cehaletin katmerleştiği, Şirk ve küfrün kol gezdiği bu ortamda şunu çok iyi bilir ki, Allah’ın dinini hakim kılmada tebliğin büyük bir önemi vardır. Bunun için onlar sohbetleriyle , nasihatleriyle ve kalemleriyle Allah yolunda mücadele ederler.


ONLAR MALLARIYLA MÜLKLERİYLE ALLAH YOLUNDA CİHAD EDERLER : Fırka’i Naciye, İslam esas-larını yaymak ve tevhid inancını yerleştirmek için bu yolda çalışanlara destek olmak…. Bid’at ve hurafelere yer vermeyen sıhhatli kitaplar bastırmak, inancı zayıflamış olan müslümanların kalplerindeki imanlarını artırmak için onlara mali yardımda bulunmak ve cihad meydanlarında bulunan Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamak suretiyle mallarıyla mülkleriyle bu yolda mücadele ederler.


ONLAR CANLARIYLA ALLAH YOLUNDA CİHAD EDERLER : Fırka’i Naciye, Allah’ın dava-sının yücelmesi ve küfredenlerin davasının da alçalması için bizzat canları ile cihad meydanlarına iştirak ederler.

CEMAATE ÖNEM VERİRLER


Değerli kardeşlerim ! Fırka’i naciye’nin en güzel vasıflarından birisi de,cemaatçi bir şuura sahip olmalarıdır. Onlar cemaatleşmeye ve cemaatçe hareket etmeye çok önem verirler.
Çünkü onlar şunu çok iyi bilirler ki, fertlerin tek başına tahsil edemedikleri güzel-likleri cemaat tahsil eder. Veya başka bir ifadeyle ; Fertlerin kendi başlarına kaza-namıyacakları bir çok güzellikleri,cemaatçe hareket kazanır.

İşte bundan dolayıdır ki kurtulan toplum dediğimiz Fırka’i Naciye,cemaatçe yaşa-maya en fazla önem veren kimselerdir…. Onlar, bu hususa çok dikkat eder ve İslam’ın bu konudaki emirlerini gözardı etmezler.

 

{ ….. Usame b.Şerik r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah’ın eli cema-atin üzerindedir. }
ES- SÜNNE : 1.C.81.N


{ ….. Nu’man İbni Beşir r.a dan. O şöyle dedi : Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Ce-maat rahmettir, ayrılık ise azabtır. }
ES – SÜNNE : 1.C.93.N

{ ….. Ömer İbnu’l Hattab r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ ………… Sizin üzerinize cemaati iltizam vardır. Cemaate yapışın ve tefrikadan uzak durun. Şeytan tek kişiyle beraberdir, iki kişiden daha uzaktır. Her kim cennet’in en güzel yerini istiyor ise,Cemaati iltizam etsin,ona yapışsın…….}
TİRMİZİ : 4.C.2254.N
EL KENZ : 8 / 207.S

{ …. Muaz İbni Cebel r.a dan. Oşöyle dedi : Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur : Şeytan,sürüden ayrılıp uzaklaşan koyunu kapan koyun kurdu gibi insanın kur-dudur. Parçalanmaktan ve ihtilafa düşmekten sakınınız.Cemaate,topluluğa ve mescide sarılınız.}
AHMED . MÜSNED :
İBNİ KESİR : 7.C.3435.S

 


{ ….. Haris bin Beşir r.a dan. Dedi ki : Resulullah .s.a.v şöyle buyurdular : Ben size şu beş şeyi emrediyorum : Dinleyip ve itaat etmek,cemaate bağlı kalmak,hicret ve cihad etmek. }
ES- SÜNNE : 1.C.1036.N
AHMED : 5 / 344 / 22403.N

İşte bu ve emsali delillerle İslam dini, cemaatleşmenin önemini vurgulamış, buna teşvik etmiş ve ayrılığa düşülmemesi için de inananlara uyarılarda bulunmuştur.

İşte kurtulan toplumun en önemli ve en güzel vasıflarından birisi de budur. Yani, cemaatleşmeye önem verip,ayrılıklardan uzak durmak.
Öğle ise sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur.Kim kurtulmak istiyorsa fırka’i naciyeyi ve onun vasıflarını çok iyi tanıması ve bu vasıfları da kendisinde bulun-durması gerekir.

Allah’u Azze ve Celle bizleri Fırka’i naciye’den eylesin…… AMİN …….