Kuran ve Sünnet

Ehli Sünnet ve İtikadının Önemi ve Özellikleri

EHLİ SÜNNET İTİKADININ ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ.
1-Selef
A-sözlük yönüyle anlamı-Önce olan önceden gelen ğeçmiş şey gibi anlamlara gelir.
B-Istılahi yönüyle ise-sahabe-tabiin ve tebe-i tabiin den olan ilk üç neslin
aldığı isimdir.Bu nedenle terim olarak bunlara selef-i salihin yani geçmiş salih
insanlar denilmektedir.Allah Rasülü [s.a.v] bir hadis şerifte onlar hakkında şu
işarette bulunmuştur.İnsanların en hayırlısı benim asrımdakiler ondan sonra
onları takip edenler ondan sonra onları takip edenlerdir.Sizlere vereceğim misalin
ilim ehli tarafından çokça kullanıldığı görülmektedir.Hayır olan selefe uymaktır.
Şer ise halefin bidatını işlemektir.Selef akidesine uyan ibadet menhec ve sulukta ona
tabi Selefi mesheb olarak ta selefi meshebi denilir ki bu itttiba-nın en hayırlısıdır.
Bunlara mensup olanların aldıkları diğer isimler şunlardır.Eseriye-[Ehli eser]
İzciler] ehl-i hadis ashabı -hadis-sıfatiye ve isbatiyedir.Muhalifleri onlara Haşeviyye
mucessime-müşebbihe-demişlerdir.Onlar bu suçlamaları  reddetmişlerdir.
2EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT.
A-Sünner sözlükte yol-siret-gidişat-gibi anlamlara gelir.Cemaat ise sözlükte
birlik beraberlik anlamındadır.
B-Istılahi anlama gelince sünnetten kasıt Allah Rasülü-nün yoludur.
Cemaatten kasıt.iftirak hadisinde de zikredildiği gibi sahabedir.Toplu bir mana
verecek olursak ehl-i sünnet veL cemaat demek.Rasülullah ve ashabının yolundan giden
kimselerin itikad-menhec-ibadet-ve sulukta ki meshebidir.Bu bakımdan ehl-i sünnet
terimi-selefiye teriminden daha geniş ve geneldir.
Degerli kardeşlerim.
Ehl-i sünnet akidesinin önemi ve gerekliliği onun yolunun hak ve gerçek oluşunun
ısbat edilmesiyle ortaya çıkar .Hak ve doğru olmasının en büyük belgesi ve
göstergesi de insanları selef-i salihin anlayışı ışığında bize emanet edilen iki
kaynağa Kur an ve sünnete tabi olmalarına davet etmesidir.Bu noktaya iyice dikkat
edelim burada başkaları gibi kendi hevasının hizbinin veya gurubunun veyahut her
hangi bir cemaatin anlayışına değil nübüvvet asrını yaşamış faziletli insanların
anlayışına çağırılıyor.Çünkü bu hak yol tıpkı bu ümmetin diğer ümmetler
arasında vasat [orta] oluşu gibi diğer  yollar ve taifeler arasında vasat[orta]bir yoldur.
Ne ifrat vardır ve nede tefrit çünkü mütedil  bir yoldur.İşte bu nedenle her müslümanın
ehl-i sünnet  itikadını tercih etmesi onu öğrenmesi onun gerekliliğine inanması ve
insanları buna çağırması farzdır.Selef  meshebi veya ehl-i  sünnet mezhebinin üzerinde
en fazla durduğu şey İslamın temeli olan itikadı konularıdır.Çünkü itikadı sağlam
olmayan bir müslümanın amelide sağlam değildir.Öyleyse dini öğrenirken evleviyata
önem vermek gerekir.Yani itikadi konuları öğrenerek veya düzelterek işe başlamak
gerekir.İtikadın en önemli konularının başında tevhidi öğrenmek ve anlamak gerekir.
Yani Rububiyyet tevhidi uluhiyet tevhidi isim ve sıfat tevhidinin nasıl anlaşılması
gerektiğini Müslüman olarak bizler de iman ettikten sonra ne gibi izler bırakması
gerektiğini  bilmemiz gerekir.Bir çok ilim adamı diye geçinen kimseler veya
cemaatler görürsünüz ama ne yazık ki uluhiyyet-isim- ve sıfat tevhidinde ayağı
kaymıştır.Cenabı Hakkın isim ve sıfatları konusunu ele alacak olursak yine
bu konuda en güzel ve doğru inancın selefin yolu olduğunu görürüz.Çünkü onlar
Allah-ın kitabında ve Rasulünün sünnetinde Allah ın sabit olan isim ve sıfatları geldiği
gibi hiç tahrif. ta-til -teşbih-tescim ve temsil yapmadan iman ederler.Allah ın bu isim
ve sıfatlarını ibtal eden veya tahrif eden Cehmi-Mutezili.Eşari.ve Muturidi-Kelamcılarla
onun bu isim ve sıfatlarını mahlukata benzeten [teşbih] veya o-nu[tescim]
cisimlendiren Muşebbihe ve Mucessime fırkaları arasında orta bir yol tutarlar.
Kıymetli  kardeşlerim
Ehli sünnet veya selefin İslam akidesini temellendirmede ki metodu sıralayacak
olursak şöyledir.
1-İtikadın her meselesinde Kitap ve sünneti hakim kılar  ondan hiç bir şeyi
reddemez veya te-vil etmez.
2-Genelde dini meselelerde özelliklede akide konularında sahabeden varid olan
sahih nakilleri alır.
3-İtikadi konularda aklın idrak  edemiyeceği meselelere dalmazlar.Çünkü akıl
kavrama sınırını aştığı zaman sapar.
4-Bidat ehliyle oturup mücadele etmez sözlerini kale almaz -onlara değer vermez
bidatlerine başka  bir bidatle cevap vermez.
5-İslam toplumunun aynı akide üzerine teşekkül etmesi ve birlik içerisinde olmasına
çalışır.
Selefiye meshebinin sahip olduğu bazı özellikler şunlardır.
1-Tevhid inancı üzerinde durur ve bunun ameli yönünü şirkten sakındırarak
gerçekleştirilmesini sağlar.Buna ameli tevhid denilmektedir.
2-İnsanları  Allah Rasulüne tabi olmaya taklit taassup ve cehaleti bırakmaya
çağırır.Çünkü kurtuluşumuz  Ona uymakta görülmüştür.
3-İslam toplumunun tezkiyesiyle uğraşır bir yandan o toplumu Selefin ahlak ve
sulük sistemine göre eğitirken diğer yandan da  onu bidat -hurafe -inançlarından
uydurma hadis ve tasavvufi hikaye ve sözlerden tasfiye etmeye çalışır.
4-Hizipcilik gurupculuk ve tekelciliğe karşıdır.bölünmüş İslami cemaatleri
Cemaat al-Umm yani ana cemaatte toplamaya çalışır.Çünkü Allah-ın rahmeti
birlikte ve beraber olmaktadır.
5-Sahih sünnette sahih olan İslam-ın şiarlarına ve müslümanın dış görüntüsüyle
alakalı şekle önem verir ve buna teşvik eder.
6-Hz Peygamberin sahih hadislerine karşı cephe alan hadis karşıtı
düşmanlarına karşı cephe alır ve sünneti müdafa eder.
7-Dinde aslı olmayan ve sonradan çıkan bidatlere karşı mücadele eder.Çünkü
Selefin nazarında bunların hepsi dalalet ve sapıklıktır.
8-Müçtehid imamlara karşı rabbani olan ilim adamlarına karşı  saygılıdır.Onların
haklarını korur ve onları savunur.
9-Selefiye meshebinde  cehalete yer yoktur.Yediden yetmişe ve bu yolun her
yolcusu gücü yettiği nisbette ilim öğrenir ve basiret üzerine dinini yaşamağa
çalışır.
9-Selefiye meshebinde  cehalete yer yoktur.Yediden yetmişe ve bu yolun her
yolcusu gücü yettiği nisbette ilim öğrenir ve basiret üzerine dinini yaşamağa
çalışır.