Kuran ve Sünnet

Batı Medeniyetinin Sahteliği

Batı Medeniyetinin Sahteliği

 

Şeyh Salâh el-Budeyr

13.05.1422 hicri

 

Mahlukatı ve amellerini yaratan, onları hidayet nuru ile cehennemden uzak tutan Allah'a hamdolsun. O'na; nimetlerin en güzellerini yudumlayan ve en güzel elbiselerden giyen kimsenin hamdetmesi gibi hamdederim. Şehadet ederim ki Allah'dan başka ilah yoktur. O, tektir ve ortağı yoktur. Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan, "Ne oluyor buna?" dediği zaman ayakları sabit kılacak bir şehadetle buna şehadet ederim. Ve şehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah O'nu, cahiliyet sapıklığının en azgın olduğu bir dönemde gönderdi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de helal ve haram bilininceye kadar mücedelesini sürdürdü. Allah O'na, ailesine ve sahabilerine salât ve selam eylesin.

Allah'ın kulları! Allah'dan hakkıyla korkun. Çünkü Allah'dan hakkıyla korkmak en üstün kazançtır. O'na itaat etmek de en yüce bağdır. Allah'dan hakkıyla korkun ve ahiret gününe kavuşmayı ümit edin. Sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin.

(Ey iman edenler! Allah'dan hakkıyla korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.)(3/Âl-i Imran/102)

Ey müslümanlar! İslam ehli bugün çetin bir savaşla karşı karşıyadır. Çağdaş yaşamın maddeci kültürünün; edep ve ahlaktan, üstün değerlerden yoksun bir medeniyetin saldırısıyla karşı karşıyadır. Bu medeniyet, bir çöküş medeniyeti ve yıkılış kültürüdür. Kurucularının kendisiyle yıkıldığı, belalarını ve felaketlerini tattığı bir medeniyet... Musibet ve mutsuzluktan, kötülük ve günahtan, isyan ve çalkantıdan, gasp ve cinayetten; intihar, adam kaçırma ve adam öldürmekten, cinsi sapıklıktan, içki ve uyuşturucu bağımlılığından başka bir şey değil!..

Bu medeniyette kişilikler tersyüz olmuş, işler karışmış, bedenler yorulmuş ve akıllar şaşırmış... Meşru olanla yasak olanı, faydalı olanla zararlı olanı birbirinden ayırmayan bir medeniyet... Oyun salonları, eğlence kulüpleri ve boş kalpler... Beklentileri boşa çıkaran ve fertlerini korumaktan aciz bir medeniyet...Bir gün bile onların ırzlarını ve değerlerini koruyamaz.

Darlık ve sıkıntı, üzüntü ve keder... Bunlar, Alemlerin Rabbi'nden yüz çevirenlerin uğradıkları cezadır. Tehlike ve tedirginlik ortamını ortadan kaldırmak için kullanılan sayılamayacak derecede çok eğlence aracı bunu sağlayamamıştır. (Allah, inanmayanların üzerine işte böyle pislik verir.)(6/el-En'am/125)

Üreten ve icadeden bir medeniyet... Bir de ne görelim; helakı, kendi yaptığından olmuş! Yıkımı, kendi icadettiğinden olmuş! Huzuru bozucu ve ortalığı karıştıran faktörleri ortaya çıkarmakta yarışan, yıkıcı ve saptırıcı araçları icadetmede yarışan bir medeniyet... (Onlar farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler.)(6/el-En'am/26)

(Yoksa sen, onların çoğunun dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.)(25/el-Furkan/44)

(Onlar dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar tamamen gafildirler.)(30/er-Rûm/7)

Bunlar onların kafir toplumlarının ve facir medeniyetlerinin bazı özellikleridir.

Ey müslümanlar! Bugün küfür alemi belalarını İslam alemine yöneltmektedir. Müslüman kimliğini silmek, hayatın bütün yönlerinde; inançta, düşüncede, toplumsal ve ahlaki yaşayışta onu batıyı taklide sürüklemektedir.

Allah azze ve celle Kitab-ı Mübin'de şöyle buyurur: (Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız.)(4/en-Nisa/89) (Ehli kitaptan çoğu sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler.)(2/el-Bakara/109) (Ehli kitaptan bir kısmı istediler ki sizi saptırabilsinler.)(3/Âl-i Imran/69) Ve şöyle buyurur: (Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkar edivermenizi istemektedirler.)(60/el-Mumtehıne/2) Onlar bunu isterler ve bunu elde etmek, güçlerinin yettiği herşeyi gerçekleştirmek için uğraşırlar. (Eğer güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler.)(2/el-Bakara/217) (Dinlerine uymadıkça yahudiler de hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır.)(2/el-Bakara/120)

Kafirlerin kalplerini dolduran korku ve düşmanlık onları, İslam ile savaşmaya ve İslam'ı yoketmeye çalışmaya itmektedir. (Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.)(61/es-Saff/8) (Kafirler hoşlanmasalar da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.)(9/et-Tevbe/32) Onlardan biri şöyle der: "Ne zaman Kur'an ve Mekke şehri arap ülkelerinde görülmezse işte o zaman arabı, Muhammed ve Kitabı'ndan uzak batı medeniyeti yolunda ilerler görebiliriz." Bu onların tuzağıdır ve kalplerinde sakladıkları düşmanlık ise daha büyüktür. Allah ne doğru söylemiştir ve Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir: (Kafir de Rabbine karşı uğraşıp durmaktadır.)(25/el-Furkan/55)

Ey müslümanlar! İslam düşmanları ulaşabildikleri her türlü icadı ve keşfi İslam'a ve İslam ehline karşı savaşta ve müslümanların ülkelerini inanç ve düşünce açısından işgalde kullanmaktadırlar. Sanki lisan-ı halleri onlardan birinin söylediği şu sözü söylemektedir: "Bir kadeh ve bir şarkıcı kadının Muhammed ümmetine yaptığını bin top yapamaz. Onları madde sevgisine ve şehvetlere boğun!"

İslam ülkelerini medya devrimi ve yüksek teknoloji ürünü iletişim araçları ile kuşattılar. Üzerlerine şeytani ve şehvani uydu kanallarıyla saldırdılar. Yeni nesillerimiz değerleri ve iffetleri yokeden öldürücü bir zehir, şiddetli bir rüzgar, sürekli ve ağır bir hücumla karşı karşıyadır. Medeniyet onların huylarını bozmakta, ahlaklarını tahrip etmektedir. Ve onların arasında rezilliği yaymaktadır. Onları, amaçsızca dolaşır; kabaran şehvetlerini gidermek için meşru ya da gayri meşru bir yol arar hale getirmiştir. Müslümanların çarşıları haram ve çirkin bir çok şeyle doldurulmuştur.

Müslüman kadın da bu düşmanca hücumdan kurtulamamıştır. Onun örtüsü ve tesettürü ile savaştılar. Onu aldatıp sapık moda evlerinin ve çıplak elbiseler üretenlerin yaptıklarını giydirmek için uğraştılar. Onu, erkeklerle bir arada bulunmaya çağırdılar. Ona ihanet edip, onu kirlettiler.

Müslümanları kafirlerin ve facirlerin ülkelerine; akıllara tuzak kuran, beyinleri aldatan, içerisinde helak edici tuzaklardan ve yok edici kapanlardan başka bir şey bulunmayan ülkelere ve anlamsız bir hayata seyahat etmeye çağıran sapık ilanlar ortaya çıktı. Teşvikler ve kolaylıklar sağlayan, kalabalıkları ve sıradan insanları o ülkelere yönelten çirkin ilanlar...

Kalbi sızlatan durumlardan biri de bazı müslümanların eşleri ve çocukları ile o ülkelere gitmeleridir. Artık ondan sonra olan kötülükleri ve büyük olayları hiç sorma!. Bütün bunları, uğursuz bir medeniyete ayak uydurmak ve çağdaşlık zannedilen bir yola koyulmak için yaparlar.

Şüphesiz bunlar, boğucu fitneler ve büyük günahlardır. Bundan korunmak için Allah'ın Kitabı'na ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine samimiyetle sarılmaktan başka bir yol yoktur.

Ey müslümanlar! İslam ümmeti kendine savaş açanlara nasıl boyun eğerek gidebilir!.. Kendisini yok etmek isteyene nasıl rıza göstererek yönelebilir!.. Davranışlarında ve ahlakında, anlayış ve düşünce ölçülerinde nasıl düşmanını örnek alabilir!.. İslam'ın öğretilerinden ve insanların efendisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiğinden nasıl yüz çevirip kafirleri ve facirleri taklit edebilir!. Zararın yolu ancak kafirlere ve facirlere itaat etmektir.

Allah celle ve alâ şöyle buyurur: (Ey iman edenler! Kafirlere uyarsanız, gerisin geriye döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz.)(3/Âl-i Imran/149) (Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir guruba uyarsanız imanınızdan sonra yeniden sizi küfre döndürürler.)(3/Âl-i Imran/100) 

Ey müslümanlar! Şüphesiz İslam, bu medeniyetin icadettiği faydalı şeyleri ve teknolojisini almayı yasaklamamıştır. Fakat hastalıklarını ve çarpıklıklarını, içerisinde barındırdığı belaları, kendisine yönelen ve yanından geçen herkesi kirleten sapıklıkları reddeder.

Ey müslümanlar! İnsanın seviyesini Allah'dan başkasına kulluğa kadar alçaltan, dinarın ve dirhemin kulu, şehvetinin, maddesinin ve rağbetinin kulu yapan bir medeniyetin ne faydası var!?. Bu çağdaş medeniyetin hükmettiği insanların perişanlığa düştüğü ve altüst olduğu gibi perişanlığa düşürmekten ve altüst etmekten başka ne faydası var!?. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Dinara kul olanın, dirheme kul olanın, elbiseye kul olanın burnu yere sürtülsün. Kendisine verilirse razı olur, verilmezse kızar. Burnu yere sürtülsün ve altüst olsun. Kendisine bir diken batsa çıkaramasın." Bu hadisi, Buhari rivayet eder.

Gerçekten üzücü durumlardan biri de kendi ırkımızdan olan ve dilimizi konuşan bazı kimselerin Batı'nın simsarları olmalarıdır.Ağızlarını doldura doldura Batı'yı büyültüp yüceltirler. Bütün arsızlıklarıyla Batı'yı taklide ve Batı'nın yollarına uymaya çağırırlar.Onlar sapıklığın ve Batılılaşmanın davetçileridir.Cehennem kapılarında duran davetçilerdir. Kim onların çağrısını kabul ederse onu cehenneme atarlar.

Onlar buna çağırıyorlar ve sanki bizzat batının akıllı insanlarından arka arkaya yükselen, ruhsuzca yaşadıkları bu medeniyetin tehlikelerine karşı uyaran ve vakit geçmeden önce kurtuluşa çağıran çığlıkları bilmiyorlar!..

(Onlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiği zaman "Biz ancak ıslah edicileriz" derler. Şunu bilin ki onlar, bozguncuların ta kendileridir fakat onlar anlamazlar.)(2/el-Bakara/11-12) 

Ey müslümanlar! Yöneten ve yönetilen bütün müslümanların bu medeniyetin esaslarını bilmeleri, hedefleri ve zararları üzerinde durmaları gerekir. Kötü adetleri, çirkin ahlakları, düşmanlarının onları saptırmak ve kandırmak için uydurduğu cahiliye yollarını ülkelerine getirmemeleri ve evlerine sokmamaları gerekir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Allah'ın en sevmediği üç gurup insandır: Haram bölgede dinsiz olan, İslam'a cahiliye adetleri sokmak isteyen, haksız yere kanını dökmek için bir kimsenin kanını talep eden." Bu hadisi, Buhari rivayet eder.

Ey müslümanlar! Şüphesiz siz, rabbani bir şeriata sahipsiniz. Bu şeriat, kendisine tutunana kalıcılık ve gelişme, şeref ve yücelik sağlar. Her türlü karanlığı aydınlatan bir şeriat... Nur üstüne nur...

İnsanlığı zarardan ve ümitsizlikten kurtarmaya layık olan tek şey İslam'dır. Sadece İslam, insanlığa mutluluk kazandırmaya kefildir. (Allah'ın boyasıyla boyandık. Allah'dan daha güzel boyayı kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz.)(2/el-Bakara/138) 

Dininizle gurur duyun ve sapık yollara meyletmekten, kötü yollara düşmekten sakının. Nefislerinizi ve ailelerinizi koruyun. Sakındığınız şeylerden Allah'a sığının. Bu fitnelere karşı uyanık olma zırhına bürünün. Çünkü şeytanın okları delicidir. Kalp de tesirli bir eziyetten etkilenir. Keder verici en ufak bir şeyde kederlenir.

Ey müslümanlar! Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bizlere her türlü fitne anında uygulayabileceğimiz bir ölçü bırakmıştır. Şöyle buyurur: "(Fitneler) önüne çıkanı yıkar. Kim (ondan kurtulmak için) bir sığınak bulabilirse oraya sığınsın." Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder.

Deccal fitnesi hakkında da şöyle buyurur: "Kim Deccal'in çıktığını işitirse ondan uzak dursun. Allah'a yemin olsun ki, kişi kendisinin mü'min olduğunu zannederek ona gelir ve gösterdiği şüphelerden etkilenerek ona tâbi olur." Bu hadisi, Ebu Davud ve diğer bazı muhaddisler rivayet eder.

(Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.)(66/et-Tahrim/6) 

Allah beni ve sizleri yüce Kur'an ile mübarek eylesin...

İhsanı için Allah'a hamdolsun. Başarılı kılması ve nimetlendirmesi nedeniyle O'na şükürler olsun. Allah'dan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur, şânı yücedir. Şehadet ederim ki; efendimiz ve peygamberimiz Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. O'nun rızasına davet edendir. Allah; O'na, ailesine,ashabına ve din kardeşlerine salât ve selam eylesin.

Allah'ın kulları! Allah'dan hakkıyla korkun ve O'nu gözetin. O'na itaat edin ve isyan etmeyin! (Ey iman edenler! Allah'dan hakkıyla korkun ve doğrularla birlikte olun.)(9/et-Tevbe/119)

Ey müslümanlar! Şüphesiz dinini seven her müslüman, müslümanların bu haçlı ve siyonist saldırılardan etkilendiğini görünce içinde derin bir acı ve keder hisseder. Bu etkilenmenin gün be gün daha da arttığını görünce üzüntüsü büyür. Fakat bu, Allah'ın insanlar için koyduğu Sünnetullah'tandır. (Andolsun ki, içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.)(47/Muhammed/31)

Ey müslümanlar! Temiz kaynaklar imtihanla ve musibetle ortaya çıkar. Çetin savaşlarda yüksek ruhlar, alçak ruhlardan ayrılır. İnsanlar, madenler gibidir. İçerisinde değerli cevherler de vardır, değersiz filizler de vardır. Bitkisi iyi ve ürünü temiz olan değerli toprak da vardır, tohumu boşa götüren ve ürün vermeyen değersiz çorak toprak da vardır.

Allah'dan korkun ey Allah'ın kulları ve bozulan hallerinizi düzeltin. rabbinize ibadete sarılın. Ma'kal b. Yesâr radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Karışıklık anında ibadet bana hicret etmek gibidir." Bu hadisi, Müslim rivayet eder.

Ey İslam gençleri! Başınızı kaldırın ve dininizle gurur duyun!. Bozuk adetlerinde, değersiz geleneklerinde ve çirkin özelliklerinde kafirlere banzemekten sakının. Bu medeniyetin çirkinliklerinden ve pisliklerinden sakının.

(De ki: "Ey kafirler! ben sizin ibadet etmekte olduklarınıza ibadet etmem. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyorsunuz. Ben de sizin ibadet ettiklerinize asla ibadet edecek değilim. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet ediyor değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.") (109/el-Kâfirûn/1-6)

Allah'ın kulları! Allah sizlere, kendi nefsiyle başlayıp ikinci olarak melekleri ve üçüncü olarak sizleri zikrettiği bir şey emreder ey cinlerden ve insanlardan mü'min olanlar! Şöyle buyurur: (Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salât ve çokça selam eyleyin.)(33/el-Ahzâb/56)