Kuran ve Sünnet

OTUZBİRİNCİ DERS

OTUZBİRİNCİ DERS

 

102. Cemaati hak ve doğru; ayrılığı sapıklık ve azap olarak görürüz.

103. Allah’ın yeryüzündeki dini de, semadaki dini de birdir. O da İslam’dır. Allah -Azze ve Celle- Kitab’ında şöyle buyurur: “Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran: 3/19)

“Ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum.” (Maide: 5/3)

104. Allah’ın dini aşırılıklar ile karşı aşırılıklar arasında (dengede), teşbih (Allah’ın sıfatlarını mahlukata benzetme) ile ta’til, (Allah’ın sıfatlarını iptal) cebir ile kadercilik, güven ile korku arasında (dengede) bir yoldur.

 

ŞERH

 

Cemaatin hak ve doğru üzere olduğuna; cemaatin sırat-ı müstakim, Kurtuluş Fırkası (Fırka-i Naciye) ve Allah Rasûlü -Sallallahu Aleyhi Vesellem-’in üzerinde olduğu yol üzere bulunanlar olduğuna inanıyoruz. Diğerleri dalalet fırkalarıdır. Onların yolu haktan sapma ve hakkı bırakıp başkasını yol edinmedir. Bu yol dünya ve Ahirette azaptır. Zira Allah -Azze ve Celle- Kitab’ında şöyle buyuruyor:

“Ve şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyunuz, onun dışındaki yollara uymayınız. Sizi O’nun yolundan ayırır.” (el-En’am: 6/153)

Allah’ın dini tektir. O da İslâm’dır:

“Allah katında din ancak İslam’dır.” (Âl-i İmran: 3/19)

“Kim İslam’dan başka bir din arzu ederse, Allah ondan o dini kabul etmeyecektir. Ve o Ahiret’te hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âl-i İmran: 3/85)

“Ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum.” (el-Maide: 5/3)

İslam, Allah katında hak ve tek dindir. Allah bütün Peygamberleri insanlara İslam’la gönderdi. İslam, yalnızca koyduğu Şeriat’a göre Allah’a ibadet etmektir. İslam’la gönderilmiş olmayan hiçbir Peygamber yoktur. Yakub’un çocukları; “Ve biz O’na teslim (islam) olanlarız.” (el-Bakara: 2/133) demişlerdir. Musa Aleyhisselâm da şöyle demişti: “Ey kavmim! Eğer siz Allah’a iman edip müslüman olduğunuzu söylüyorsanız, yalnız O’na tevekkül ediniz.” (Yunus: 10/84) Belkıs, “Ben Süleyman’la beraber alemlerin Rabb’ine teslim (islam) oldum” (en-Neml: 27/44) demişti. İsa -Aleyhisselâm-’ın havarileri de şöyle demişlerdi: “Allah’a iman ettik. Bizim müslüman olduğumuza şahid ol!” (Âl-i İmran: 3/52)

İslam vasat (dengede) bir dindir:

“İşte böylece biz sizi vasat bir ümmet kıldık.” (el-Bakara: 2/143)

İslam, ibadette aşırılık, sapkınlık ve tembellik arası vasat (dengeli) bir dindir. O din Nebi -Sallallahu Aleyhi Vesellem- hakkında da orta (dengeli) bir yoldur. Bu yolda ne aşırılık ve ne de dini eksiltme yoktur.

İslâm, Allah’ın sıfatları hakkında vasat (dengede) bir yol izler. İslam olmak demek; Allah’ı -hâşâ- yarattıklarına benzetip de insan iradesini tamamen yok sayan “Cebriye” ile, insanı fiillerinin yaratıcısı olarak gören “Kaderiye” arasında orta (dengeli) bir yol tutmak demektir.

İslam, Allah’ın imtihanından korkmakla, O’nun rahmetinden ümit kesmemek arasında bir yoldur.