Kuran ve Sünnet

ÇOCUKLARIN VE ÖZÜRLÜ İNSANLARIN NİKAHI

ÇOCUKLARIN  VE  ÖZÜRLÜ  İNSANLARIN  NİKAHI

 

{ … Süleymanb. Yesar şöyle dedi, Abdullah b. Ömer oğlunu kendi kardeşinin kızı ile evlendirdi. İbni Ömer’in Oğlu, evlendiği gün küçüktü. }

 

Beyhaki : 7/143/138 17 - Albani İrva : 6/228

 

 

ANİN KİMSENİN NİKAHI

 

{ … Abdullah b. Mes’ud r.a şöyle dedi : Anin kimseye – yani iktidarsız olup cima yapamayan kimseye - bir sene süre tanınır. Bu sure içerisinde eşiyle cima ederse eder. Yoksa koca ile karısının arası - tarafların şikayeti ile ayrılır. }

 

İbni Ebi Şeybe (3/331) Darekutni (6/324) Albani (1911-İrva)

 

HIYARU’L AYIP KONUSU

 

{ … Ali b. Ebi Talib r.a şöyle dedi : Her hangi bir kadın kendisinde ; alaca, delilik, cüzzam yahut karn hastalıklarından biri olduğu halde nikahlanırsa, onun kocası kadına dokunmadığı müddetçe onu tutmakta ve boşamakta muhayyerdir. Eğer adam kadına dokunmuş ise, fercini ihlal ettiği için adamın kadına mehir vermesi gerekir. }

 

 Beyhaki (71215) Abdurrezzak : 10677

 

KARN HASTALIĞI : İmam Munzir, Karn hastalığını tarif ederken şöyle demektedir : Karn, kadınların fercinde erkeklerin zekerinin girmesine mani bir ur veya et parçası yahut kemiğin oluşmasıdır ; bu durumların hepsi Karn diye adlandırılır.

 

Lisanu’l Arab : 13/334-335

 

Bazı alimler de Karn hastalığını şöyle tarif etmişlerdir : Karn, kadının rahminde oluşan yumurta büyüklüğünde bir et parçasıdır ki kadından gereken istifadeye mani olur ; yahut bu onun çocuk yapmasına engel olur.

 

 

AÇIKLAMA : Ali b. Ebi Talib’in zikri geçen sözüne sahabelerden karşı çıkan olmadığı gibi bilakis onu teyit eden rivayetler de bulunmaktadır. Fakihler bu hususta  çeşitli içtihatlarda bulunmuşlardır;

 

İmam Şafli, İmam Malik ve bu ikisinin görüşünde olan alimlere göre, alaca, cüzzam, karan ve özellikle de hadımlık, erkeklik uzvu kesik olmak gibi kusurlar sebebiyle nikah akdi feshedilir dediler.

 

İmam Ahmed, İmam Şafii, İmam Malik ve bunlara muvafakat eden alimlerin kusur olarak zikrettiği hususların hepsini kusur olarak kabul etmiş ve ön ve arka avret mahallinin arası yırtık olan kadını da buna eklemiştir. İmam Ahmed böyle bir durumdaki kadının - kocası istediğinde - nikahı feshedilir demiştir.

 

İmam Ahmed’in ashabı, zikri beçen kusurlara bazı kusurlar daha eklemişlerdir ki, Onlar ; Kadının ağzının veya fercinin çok kötü kokması, fercinde yırtık yahut o kısmın yara bere içinde olup cerahat akması, basurlu, nasırlı olması, hayız ile nifas dışında devamlı kan akıtıyor olması ve devamlı idrar ile dışkısını tutamıyor ve altına ediyor olması, rahmi, yumurtalıkları alınmış olması, kendisinde kişilik müşkülatı bulunan hünsa olması sebebiyle nikah feshedilir demişlerdir. Yukarda zikredilen Ali b. Ebi Talib’in sözüne benzer bir söz de Ömer r.a dan senedi munkatı olarak gelmektedir.

 

“ … Ömer şöyle dedi : “ Her kim bir kadınla evlenir ve o kadında delilik, cüzzam veya alaca hastalığı bulunur ve o kimse de kadına dokunmuş ise kadın için mehir vardır. Kadının velisi, adamın kadına verdiği mehiri ödemek üzere borçlanmıştır.”

Malik : 2/526 - Beğavi : 2300

 

   Buna benzer ifadeler, diğer sahabelerden de gelmiştir. Ancak onlardan bir çoğunun senedi zayıf olduğu için zikretmeye gerek duymadık. Yukarda da ifade ettiğimiz gibi, bu hususta sahabe, tabiin ve genel imamların içtihadları aşağı yukarı böyledir. Fazla bilgi için İbni Kayyım’ın değerli eseri  Zadu’l Mead’a : 5/163-169  bakabilir.

 

İMAN  ETMEDEN  ÖNCEKİ  NİKAHIN  GEÇERLİLİĞİ

 

AÇIKLAMA : Evli olan eşlerden, önce biri sonra da diğeri iman ettiği zaman önceki nikah geçerlidir. Yani,yeni bir nikah akdine gerek yoktur.

 

{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v kızı Zeyneb’i eski nikahı ile kocası Ebi’l-As’a iade etti. Mehir vesaire gibi bir şey yapmadı..... }

 

Ebu Davud : 2240 - Tirmizi : 1151 - İbni Mace : 2009 - Hakim : 2811 - Beyhaki : 7/187 Albani (1921- İrva)

 

TALAK’I  RICI İLE  BOŞANAN  TEKRAR  HANIMINA  DÖNEBİLİR

 

Talak’ı rıcı demek : Bir talakla veya iki talakla erkeğin karısını boşadığı talak demektir. Bu talakta üç tuhur müddeti – yani üç temizlenme süresi - geçmediği sürece kişinin hanımına dilediği zaman dönme imkanı vardır.

 

Dolayısıyla zikredeceğimiz delillerin beyanı ile ; karısını talak-ı rıcı İle boşayan bir kimse bu talaktan vazgeçer ve tekrar eşine dönmek isterse bu caizdir. Bu hususta erkeğin kansına dönmesi engellenemez.

 

{ … Hasan el-Basri Bakara Suresi 232. ayetin tefsiri hakkında şunları söylemiştir : Bana Ma’kıl b. Yesar r.a tahdis edip şöyle demiştir : Ben kız kardeşimi bir adamla evlendirdim. Bu adam kız kardeşimi boşadı. İddeti tamam olunca da gelip onu benden istedi. Ben de ona : Seni kız kardeşimle evlendirdim, onu sana aile döşeği yaptım ve her yönden ikram ettim. Buna rağmen sen kardeşimi boşadın. Sonra da gelmiş onu tekrar benden istiyorsun. Hayır vallahi, kardeşim sana ebediyen dönüp varmaz,dedim. Ancak bu adam kendisinde beis olmayan bir kimseydi. Kız kardeşim de ona dönmek istiyordu. İşte bunun üzerine Allah : { Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiler mi,kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde – eski - kocaları ile evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselere verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilemezsiniz. } ayetini indirdi. Bunun üzerine ben : Ya Rasulallah, şimdi ne yapayım ? dedim. Ravi dedi ki : Rasulullah s.a.v’in emri ile – o adam - kız kardeşini eski kocasıyla evlendirdi. }

 

Buhari : 5130-Ter:5222 – Dare kutni : 3 /233/15 - Albani İrva : 1843

{ … Abbad dedi ki : Hasanu’l Basri’yi işittim şöyle diyordu : Bana Ma’kıl b. Yesar  r.a tahdis edip şöyle demiştir: Benim bir kız kardeşim vardı. İnsanlar onunla evlenmek için onu benden istiyorlardı. Bense onu kimseye vermiyordum. Nihayet amcamın oğlu bana geldi ve kız kardeşimi evlenmek üzere benden talep etti. Ben de kardeşimi onunla evlendirdim. Onlar Allah’ın hayat arkadaşı olmalarını dilediği kadar hayat arkadaşı oldular. Sonra amcamın oğlu kız kardeşimi talak-ı rıci ile boşadı. Ve o iddetini tamamlayana kadar kardeşimi terk etti. Sonra amcamın oğlu bana geldi ve kardeşimi benden tekrar istedi. Ben de ona : Ey ahmak kişi, kardeşimle evlenmek için insanlar onu benden talep ettiler, ben buna mani oldum. Sen onu benden talep ettin, ben seni tercih ettim ve onu seninle nikahladım. Akabinde sen onu boşadın ve iddeti bitinceye kadar onu istemedin. Kardeşimle evlenmek için insanlar gelip onu benden isteyince, gelip ona talip oldun. Hayır, kendinden gayri İlah olmayan Allah’a yemin ederim ki, onu sana ebediyen nikahlamayacağım dedim. Ravi dedi ki : Müteakiben Ma’kıl şöyle dedi : Şu

{ Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiler mi, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde – eski - kocaları ile evlenmelerine engel olmayın. Bu içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselere verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilemezsiniz. }  BAKARA : 232

 

ayet’i benim hakkımda indi. Aziz ve Celil Allah kız kardeşimin ona ihtiyacı olduğunu, onun da kız kardeşime ihtiyacı olduğunu elbette bildi ve bu ayeti indirdi. Bunun üzerine ben : İşittim ve itaat ettim dedim kız kardeşimi onunla evlendirdim. Yeminimi bozduğum için de kefaret verdim. }

 

Tayalisi : 930 - Ebu Davud : 2087 - Tirmizi : 2981-Ter:3 164 – Dare kutni : 3234/16