Kuran ve Sünnet

HEVA VE HEVESE UYMANIN KÖTÜLÜĞÜ

HEVA  VE  HEVESE  UYMANIN  KÖTÜLÜĞÜ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

 

 

    Değerli kardeşlerim ! defalarca sohbetlerimizde de ifade ettiğimiz gibi, Allah’u Azze ve Celle insanları sadece ve sadece kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır…. Diğer bir ifadeyle,emirlerine ve yasaklarına uysunlar diye yaratmıştır.

 

   Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır.

 

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

 

{ Ben,Cinleri ve İnsanları sadece bana ibadet etmeleri için yarattım }

                                                                                                         

                                                                                                           ZARİYAT: 56.AY.

 

   Yine bir Ayet’i celilesinde şöyle buyurmaktadır :

 

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

 

{ Ey insanlar ! sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk edin ki – Allah’ın – azabından korunasınız. }

                                                                                                BAKARA : 21.AY.

 

   İşte bu gerçek için insanlar yaratılmıştır, Peygamberler bunun için gön-derilmiş,kitaplar bu gaye için indirilmiş ve cennet ve cehennem bunun için kurulmuştur.

   Ama ne yazık ki insanoğlunun kısmı azamı,kendilerini yaratanın çağ-rısından yüz çevirmiş ve heva ve arzularının esiri olmuşlardır.

 

   Oysa ki Allah’u Teala kuluna, heva ve heveslerinden uzak durmasını ve kendisinden indirilen Kitaba ve Sünnete tabi olmasını emretmiştir.

  

اتَّبِعُواْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلاَ تَتَّبِعُواْ مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء قَلِيلاً مَّا تَذَكَّرُونَ

  

{ Rabbinizden size indirilene tabi olun,O nun dışında dostlar edinip-te onlara tabi olmayın.Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz }                                          

                                                                                                                      A’RAF . 3.AY

 

    Değerli kardeşlerim ! unutmayalım ki bütün günahların temelinde heva ve heveslere uymak ve geçici arzuların peşinden koşmak yatmak-tadır.

 

   Allah’u Teala  bu gerçeyi bir çok Ayet’i kerimesinde dile getirmiş ve heva ve hevesi,hakkın karşıtı olarak zikretmiştir. O şöyle buyurmaktadır :

{ …. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Sakın heva ve hevese uyma. Ki, seni Allah’ın yolundan saptırmasın. Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unuttuklarından dolayı çetin bir azab vardır. }

                                                                                                                                             SA’D : 26.AY.

   Ve yine şöyle buyurmaktadır :

 

{ Artık her kim azgınlık etmiş ve dünya hayatını tercih etmişse, kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir. Kim de Rabbinin maka-mında durmaktan korkmuş ve nefsini heva ve heveslerden menet-miş ise,kuşkusuz onun varacağı yer de cennettir. }

                                                                                        NAZİAT : 37…… 41.AY.

 

   Allah’u Azze ve Celle Resulü hakkında şöyle buyurmaktadır :

 

وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى   إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى  

 

{ O heva ve arzusundan konuşmaz. Onun konuşmaları kendisine ilka edilen vahiyden başka bir şey değildir. }

                                                                                              NECM : 3 – 4 . AY.

 

   Bu ve emsali delillerde belirtildiği gibi olay iki şeyle sınırlandırılmıştır : Vahy ve Heva …. Yani hak ve batıl. Bu ikisinden başka üçüncü bir şey yoktur.

   Zaten araştırdığınız zaman da göreceksinizdir ki,insanlar ya heva ve arzularının peşinden koşuyorlar, ya da Allah’ın kendilerine indirmiş oldu-ğu hak ve gerçekler peşinde koşuyorlar.

 

  Değerli kardeşlerim ! unutmayalım ki İslam teslimiyet ister. Ve bil-diğiniz gibi Müslüman demekte zaten teslim olan demektir. Kişi yara-tıcısına kayıtsız şartsız teslim olmadıkça Müslüman olamaz.

 

  Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :

 

"..... عن عبدالله بن عمرو قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : لا يؤمن أحدكم حتى يكون هواه تبعا لما جئت به                                   

 

{ ....... Abdullah İbn Amr b. El- As r.a’dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : “ Heva ve arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça,sizden hiç biri-niz iman etmiş olamazsınız “ }

                                                                         İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 1.C.15.N

 

 

    Evet ! İslam,Allah’a teslim olmak ve O’na itaat ederek boyun eğmektir. Diğer bir ifadeyle ; Kişinin yönetimini alemlerin Rabbine teslim etmesi ve hayatının her anında ve alanında O’nun hükmünü ve şeriatını kabul edip ona uygun bir hayat sürdürmesi demektir.

 

   Unutmayın ki, kim şahsi yorum ve görüşleri ile Allah’ın şeriatına muha-lefet ederse, o kimse Allah’a teslim olmamış demektir. Daha da ötesi,o kimse heva ve arzularının kulu olmuş sapık bir kimse demektir.

 

   Allah’u Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır :

 

{ Ey Muhammed ! Heva ve arzusunu kendisine ilah edinen,Allah’ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı,kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah’tan başka kim hidayete erdirebilir ? Hiç düşünmez misiniz ? }

                                                                                                  CASİYE : 23.AY

 

{ Eğer sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece heva ve arzu-larına uymaktadırlar. Allah’tan bir yol göstericisi olmaksızın sadece kendi heva ve arzusuna uyandan daha sapık kim olabilir ? Elbette ki Allah, zalim olan kimseleri doğru yola iletmez. }

                                                                                                  KASAS : 50.AY.

 

  Değerli kardeşlerim ! yine unutmamamız kerekir ki, her konuda Allah’a teslim olmak İslam’ın bir gereği olduğu gibi imanın da şartlarındandır. Ba-kınız Rabbimiz ne buyurmaktadır :

 

  فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ  فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ  ثُمَّ لاَ  يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً

 

{ Hayır ! Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar }

                                                                                                    NİSA : 65.AY.

 

  Yani,hangi konuda olursa olsun,Müslüman bir kimse mutlaka Allah ve Resulüne başvurma mecburiyetindedir.Hatta Ayet’i kerimeye dikkat ettiyseniz orada,bu teslimiyetin hiçbir sıkıntı duymadan tam manasıyla bir teslimiyet olması anlatılmaktadır.

 

  Biraz önce ki zikretmiş olduğumuz hadisi şerif de aynı şeyi anlatmak-tadır.Orada da zikredildiği gibi, heva ve arzulardan arınmış tam bir tes-limiyet olmadığı müddetçe imanın gerçekleşmeyeceği anlatılmaktadır.

 

{ ... Resulullah s.a.v buyurdular ki : Heva ve arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça, sizden hiç biriniz iman etmiş olamazsınız . }

 

                                                                         İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 1.C.15.N

 

   Değerli kardeşlerim ! unutmayalım ki İslam dini insanların yararına olan her şeyi en güzel şekliyle anlatmış ve bu hususu – yani neler in-sanların menfaatine uygundur - bunları onların heva ve arzularına bırakmamıştır. Rabbimiz bir Ayet’i celilesinde buyuruyor ki :

 

“ Eğer hak,onların heva ve arzularına uysaydı mutlaka gökler,yer ve bunların arasında bulunanlar fesada uğrayıp bozulur giderdi ….. “

 

                                                                                                                                   MU’MİNUN : 71.AY.

 

   Yani,Rabbimiz buyuruyor ki ; “ sizi yaradan sizin menfaatinize olan her şeyi sizden daha iyi bilir. Dolayısıyla,benim sizler için vazettiğim bütün emir ve nehiyler sizlerin menfaatine olan şeylerdir.

 

   Öyleyse ey insanoğlu ! seni helaka sürükleyecek olan heva ve arzularının peşinden koşmayı bırak ta, benim senin için vazettiğim kanun ve hükümlere uy. “

 

   Evet Değerli kardeşlerim ! Allah’u Azze Celle kullarını, heva ve arzu-larından  uzak durup kendisine boyun eymeğe,hayatlarının her anında ve alanında kendisine ibadet etmeye ve irili ufaklı her meselede Kur’an’a ve Sünnet’e uymaya davet etmektedir…Ta ki insan,yaratıcısı olan Rabbisini razı edecek bir yol üzere olabilsin.

   Şayet insanoğlu bu gayeye ters düşerse,unutmasın ki dünyada da ahirette de azab ile tehdit edilmektedir. Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

  ……” فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

 

“ …… Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelme-sinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sa-kınsınlar. “

                                                                                                     NUR : 63.AY.

 

 

“ Allah ve resulü bir işe hükmettiği zaman,gerek mü’min olan bir erkek ve gerekse mü’min olan bir kadın için, o işte başka bir tercih hakları yoktur. Her kim Allah ve Resulüne asi olursa açıkça bir sapıklık etmiş olur. “

                                                                                                  AHZAB : 36.AY.

 

  Değerli kardeşlerim !  Unutmayalım ki, kim Allah’ın emir ve yasakla-rına uymaktan imtina eder ve heva ve arzularının peşinden koşarsa,bu kimse kendisine yazık etmiş ve eli boş olarak yola çıkmış demektir…..

 

    Rabbimizin kerim kitabında  buyurduğu gibi : 

 

  ……… Kim O’na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, şunu iyi  bilsin ki Allah, onların hepsini huzurunda toplayacaktır. 

                                                                                                                                          NİSA : 172.AY.

 

“ ……… Bana kulluk etmeye tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir. “

                                                                                                                                        MÜ’MİN : 60.AY.

 

    Öyleyse ey kalplerinde az da olsa imanı olanlar; ölüm sizi yakalama-dan önce hayatınızı ganimet bilip Allah’a ve Resulüne itaat edin… Henüz hayat sermayesi elinizde iken sizi  yaratan rabbinizin çağrısına icabet edin ve hesaba çekilmeden önce kendi nefislerinizi hesaba çekin.

 

   Unutmayın ki yaradanına en çok yaklaşmak isteyen kimse,nefsini en çok hesaba çeken kimsedir…. Allah’tan en fazla uzaklaşan kimse ise, nefsinin heva ve arzularına kapılıp onun peşinden giden kimsedir.

 

   Ve yine unutmayın ki,nefsine en çok acıyan kimse,Allah’a en çok itaat eden kimse , nefsine en fazla zulmeden kimse ise ,Allah’a en fazla isyan eden kimsedir. Bu ise, insanın helak olması demektir.

 

   Bakınız Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde ne buyurmaktadır :

 

 

{ ….. Üç şey insanı helaka sürükleyen şeylerdendir :

-         İtaat edilen cimrilik.

-         Dizginlenemeyip peşi sıra gidilen heva ve arzular.

-         Kişinin kendisini beyenmesi. }

                                                                            

BEYHAKİ ŞUABUL İMAN : 2 . BAB

                                                                                                           SİLSİLETÜ’S SAHİHA      :  1802.N

 

   Ey Allah’ın kulları ! Unutmayın ki günahların gerçekleşmesi,insanın heva ve arzusunu Kitab’ın ve Sünnet’in vazettiği emir ve nehiylerine tercih etmekle olur. Bu olay ilerledikçe de,kişi nefsini yavaş yavaş ilah edinmeye başlar….Yani, - defalarca da izah ettiğimiz gibi - her küçük büyüye doğru yol aldığından dolayı, hiçbir küçük olduğu yerde kalma-maktadır.

 

   Öyleyse Müslümana düşen görev,bu tehlikeli yoldan sakınmaktır.Yani ; Allah’ın dininden olan bir şeyi,heva ve arzusuna tercih etmemelidir.

 

  Çünkü,yarın kıyamet günü Rabbimizin huzuruna toplanacağız.Ve o gün bize, bütün yaptıklarımızın  hesabını soracaktır.

   Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 

 

 

وَاتَّقُواْ يَوْماً تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى اللّهِ ثُمَّ تُوَفَّى كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ

 

“ - Ey insanlar ! - Öyle bir günden sakının ki, o gün Allah’a dön-dürüleceksiniz.Sonra herkese kazanmış olduğu tastamam verilecek ve hiç kimseye asla haksızlık yapılmayacaktır 

                                                                                                                                    BAKARA : 281.AY.

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

 

“ Ey iman edenler ! Allah’tan sakının. Herkes yarın kıyamet günü için ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun,çünkü Allah işledik-lerinizden haberdardır ”

                                                                                                                                          HAŞR : 18.AY.

 

اسْتَجِيبُوا لِرَبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللَّهِ مَا لَكُم مِّن مَّلْجَأٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُم مِّن نَّكِيرٍ

 

  - Ey insanlar ! - Allah’ın emriyle  geri çevrilmesi mümkün olmayan bir gün gelmezden önce Rabbinizin çağrısına icabet edin. Çünkü o gün ne sığınacak bir yeriniz var ve ne de inkar etmeye çareniz var 

 

                                                                                                                                         ŞURA : 47 . AY.

 

    Evet ey zavallı ve cılız insan,bu ifadeler seni yaratan,sana şekil veren ve sana annenden daha merhametli olan Rabbinin uyarılarıdır…. Sana şimdiden nasihat ediyor ki,heva ve arzularının esiri olmayasın…. Seni şimdiden uyarıyor ki,yarın kıyamet günü pişman ve perişan olmayasın…

 

   Ve yine buyuruyor Rabbimiz :  

 

“ - Ey gafil insanlar ! - Allah’ın azabı gelip sizi bulmadan Rabbinize yönelin ve O’nun emirlerine teslim olun. Sonra size yardım edilmez ha       

                                                                                                                                        ZÜMER : 54.AY.

 

    Evet Değerli kardeşlerim ! Müslümanın imanı zayıflayıp bir an heva ve arzusuna uyabilir. Veya şeytan ona günahı süslü gösterip o günahı işletebilir. Ama,basiretli bir müslümanın o günahta ısrar etmemesi, fırsat elinde iken  o günahından tevbe etmesi ve bir daha ona yönelmemesi gerekir…. Şuurlu ve basiretli bir müslümana yakışan budur…

 

    Allah resulü s.a.v’in bir hadisi şeriflerinde buyurduğu gibi : “ Adem-oğullarının hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise tevbe edenlerdir. }

                                                                                                                                 DARİMİ : 6.C.2730.N

 

    Eğer Tevbe etmeden ölür ise işi Allah’a kalmıştır ; Allah dilerse onu affeder dilerse ona azap eder…. İşte beşer olmaları hasebiyle bu şekilde günaha düşenler aşırı bir şekilde kınanmamışlardır.

 

    Günahlarından dolayı kınananlar,kötülenenler ve tehdite maruz kalan-lar ise, heva ve arzularına uyarak günahlarında ısrar edenlerdir… Can-larının her çektiği günaha rahatlıkla dalanlardır.

 

   İşte bu tipler,heva ve heveslerinin esiri olmuş kimselerdir. Bunlar,bir şeyi güzel ve çirkin görmede sürekli aklı esas alırlar…Bunlar,şahsi yorum ve görüşleriyle Allah’ın hükmüne ve şeraitine karşı çıkanlardır… Bunlar, heva ve heveslerine uyandan başka ne bir iyiylik ve ne de kötülük bilirler.

 

   Ey Allah’ın kulları ! unutmayın ki en büyük bela ve musibetlerden birisi de, kişinin heva ve aklını vahye tercih etmesidir.

 

   Ama şunu aklınızdan sakın çıkarmayın ki,kesin deliller varken ona muhalif içtihad olmaz…. Yani, Allah ve Resulünün kavli karşısında hiç kimsenin söz hakkı olamaz… Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :

 

“ Ey inananlar ! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. – Yani, onlar-dan önce konuşmaya veya herhangi bir iş hakkında hüküm beyan etmeye kalkmayın – Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilen-dir. “

                                                                                                                                     HUCURAT : 1.AY.

 

“ Allah ve resulü bir işe hükmettiği zaman,gerek mü’min olan bir erkek ve gerekse mü’min olan bir kadın için, o işte başka bir tercih hakları yoktur. Her kim Allah ve Resulüne asi olursa açıkça bir sapıklık etmiş olur. “

                                                                                                  AHZAB : 36.AY.

 

   Ey Allah’ın kulları ! Unutmayın ki rabbimiz akılların idraki için belirli bir sınız çizmiştir. İnsanın her şeyi anlayabilmesi mümkün değildir. Her şeyi bilmek yalnız Allah’u Azze ve Celle’ye mahsustur.

 

   Yani, kulların anlayışları sınırlıdır. Teorilerinde genelde görüş birliği sağlayamazlar. Bu nedenle ,bu gün bir görüşü kabul ettiklerini ve yarın da ondan döndüklerini görürsün. Hatta öbür gün üçüncü bir görüşe sahip olurlar.

 

   Eğer aklın uygun gördüğü her şey doğru olsaydı, bu , insanların dünya-larını da ahiretlerini de islah etmeye yeterli olurdu. Dolayısiyle, Peygam-berlerin gönderilmesinin bir hikmeti ve davetlerinin de bir anlamı kal-mazdı.

 

   Allah’u Teala,insanoğlunda aklı yarattığı gibi her birinde de farklı farklı kılmıştır. Bununla beraber, onun yapısına heva ve nefsi arzular da yer-leştirmiştir.Onları imtihan etmek için de vahyi bunlara hakem tayin et-miştir.

 

   Bu nedenle kim Allah’a boyun eğerse,o müslümandır ve Allah’a teslim olmuş demektir.Allah’a itaatinden dolayı da cennetini hak etmiştir. Kim de aklını, heva ve arzuları doğrultusunda kullanarak Allah’ın emir ve yasak-larına ters düşerse o da asidir.Allah’a isyan ettiğinden dolayı da, cehen-nemle tehdit edilmiştir.

 

   Müslümana düşen görev,aklın ve hevanın vahye tercih edildiği bu sapık ve tehlikeli yoldan uzak durmasıdır. Allah’ın kitabından ve resu-lünün sünnetinden isbat edilen bir şeye,aklını ve hevasını tercih etme-mesidir.

  

   Öyleyse sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur. Kim dünyada ve ahi-rette kurtuluş ve saadet istiyor ise, Rabbisinin şu güzel buyruklarına iyi kulak versin :

 

وَأَنَّ هَـذَا  صِرَا طِي مُسْتَقِيماً فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ  تَتَّبِعُواْ السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ  بِكُمْ عَن سَبِيلِهِ ذَلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ  تَتَّقُونَ

 

“ İşte benim doğru yolum budur ; ona uyun. Sizi O’nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. – Azabından – korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmektedir. “

                                                                                                 ENAM : 153.AY.

 

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَى فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَى

  

  Kim rabbinin azametinden korkar ve nefsini heva ve heves-lerinden alıkoyarsa, onun varacağı yer cennettir 

 

                                                                                                                                NAZİAT : 40 . 41.AY.

 

 

 

 

 

إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ

 

 

 …………… Kim de bana ibadet etmeye tenezzül etmezse o da,hor ve hakir olarak cehenneme girecektir. 

 

                                                                                                                                       MÜ’MİN : 60.AY.

 

 

 

                                                           VEL HAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                          TACUDDİN  EL - BAYBURDİ