Kuran ve Sünnet

3.1.4

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

3.1.4

 

Râfizî şöyle diyor:

“Ali'nin (r.a.) üstünlüğünü isbat eden deliller, den biri de şudur:

Ahmed b. Hanbel'in rivayet ettiğine göre Enes (r.a.) Selman-i Farisi'ye:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'den sor bakayım yerine vâsi olarak kimi tayin etti? Selman sordu. O da Selman'a:

Musa'nın vâsisi kimdi? diye sorması üzerine, Selman, Yuşa' (a.s.) dır, dedi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) o zaman şöyle buyurdu:

“Benim vasim ve vârisim Ali'dir.” (Şiî olan El-Mekânî “Tenkihu'l-Mekal” adlı eserinin 2/184 sahifesinde yine şiîlerin cerh ve ta'dil âlimlerinden Muhammed b. Ömer El-Keşî'den rivayet ederek diyor ki: Ali (r.a.)ye vasilik lâkabını veren yahudi asıllı Abdullah b. Sebe'dir. Bu adam yahudi iken Musa'nın vârisi Yuşa olduğunu müslüman olduktan sonra da aynı şeyi Ali (r.a.) hakkında iddia etmiştir. )

Binaenaleyh onun her zikrettiğini sahih olması şart değildir. Sonra yalan ve uydurmadır. Ahmed b. Hanbel'in müsnedinde böyle bir şey yoktur. Üstelik Ahmed b. Hanbel başta Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali (r.a.) olmak üzere sahabenin faziletleri hakkında bir kitab te'lif etmiştir. Bu eserinde sahabenin faziletleri ile ilgili olarak rivayet edilen zaif ve sahih hadisleri bilinsin diye zikretmiştir. Binaenaleyh onun her zikrettiğinin sahih olması şart değildir. Sonra onun bu eserinde oğlu Abdullah'ın Ahmed b. Ca'fer b. Ham'dan el-Katîî'nin üstadlarından rivayet ettikleri ziyadeler vardır. El-Katî'nin ziyade ettikleri rivayetlerinin çoğu yalandır. Bazıları ileride zikredilecektir.

(Bağdad civarında Abbasi halifelerinin âlim ve zâhidlere tahsis ettikleri boş toprak parçalan vardı. Bunlara “Kıt'a'“ deniliyordu. Bu toprakları alana da “El-Katiî” lâkabı verilirdi. İşte Sahabîlerin faziletleriyle ilgili olarak Ahmed b. Hanbelin kitabına yapılan zaif ziyadeliklerin sahibi Ahmed b. Cafer b. Hamdan el-Katiiye (273-368) aittir. Bu kişi Bağdad civarındaki Dakik adlı Katia (toprak parçası) da oturuyordu. Buna izafeten kendisine “El-Katîî” denilmiştir. )

El-Katîî'nin şeyhleri Ahmed'in (r.a.) tabakatında bulunan zatlardan rivayet ettikleri için bu câhil rafizîler bu tabakatta bir hadis gördüler mi bunun Ahmed (r.a.) tarafından rivayet edildiğini zannederler. Halbuki kendisinden değildir. Bu ancak EI-Katîi ve üstadlarının bir iddiasıdır. Bunun gibi Müsned'de de Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah tarafından özellikle Ali'nin (r.a.) müsnedinde bir çok ziyadelikler konulmuştur.

(Hafız İbn-i Kesir; İbnu's-Salâh'ın “Ulûmul hadis” adlı mukaddimesini özetlerken şöyle diyor: El-Hafız El-Medînî'nin Müsned hakkında “O sahihdir” demesi zaif bir sözdür. Çünkü müsnedde zaif belki mevzu hadisler de vardır. Merv, Askalan v.b. şehirler hakkında da söylenen ve Hafız El-Medînî'nin tenbih ettiği bazı hadisler gibi. )

Yukarıdaki hadis de yalancıların uydurmalarındandır. Vallahi Ahmed bu hadisten bahsetmemişti.

İşte Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i ve sahabe hakkında te'lif ettiği kitabı ortadadır.