Kuran ve Sünnet

3.10.8---3.10.9

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

3.10.8

 

Râfizî:

“Bütün fakihler ilmi Ali'den almışlardır” diyor.

Rafızî'nin bu iddiası da yalandır.

Çünkü dört mezhep imamlarından ve diğer mezhep kurucularından hiçbiri yalnız Ali'nin (r.a.) fıkhına müracaat etmiş değildir.

İmam Mâlik, ilmini Medine ehlinden almıştır ama, Medine ehli Ali'nin (r.a.) sözüyle amel etmemişlerdir. Aksine onlar ençok Ömer (r.a.), Zeyd, İbn-i Ömer ve başkalarının görüşlerine göre amel etmişlerdir.

İmam-ı Şafiî, fıkhî bilgisini Mekkeli olan İbn-i Cüreyc'in talebelerinden, O da, İbn-i Abbas'ın talebelerinden almıştır. Daha sonra Medine'ye gelen Şafiî, ilmi imamı Mâlik'ten almağa başladı. Akabinde Irak âlimlerinin kitaplarını yazarak aralarından beğendiğini aldı.

Ebu Hanife'nin meşhur olan hocası Hammad b. Ebi Süleyman ise İbrahim en-Nahaî'nin talebesidir. Nahaî, ilmini Alkame'den, Alkame de İbn-i Mes'ud'dan almıştır.

Ebu Hanife, Mekke'de iken Ata ve daha başkasından da ilim tahsilinde bulunmuştur.

Ahmed b. Hanbel'e gelince, O da hadis imamlarının mezhebini takib ediyordu. Hüşeym, İbn-i Uveyne, Vekî, Şafiî ve başkalarından ilim tahsil ederek beğendiğini tercih etmiştir.

İbn-i Rûheveyh ve Ebu Ubeyde de aynı yolu izlemişlerdir.


بســـم الله الرحمن الرحيم

 

3.10.9

 

Râfizî'nin:

“Mâlikiler, ilmi yalnız Ali'den ve çocuklarından almışlardır.” şeklindeki iddiası da yalandır.

İşte “El-Muvatta” ortadadır. Eserde Ali (r.a.) ve çocuklarından rivayet edilen hadisler oldukça azdır.

Sünen ve Müsned kitapları da öyledir. İçinde bulunan hadislerin çoğu ehl-i beytin dışında kalanlardan rivayet edilmiştir.

(Bunun sebebi, kendilerini Ali'nin (r.a.) taraftarları olarak ilan eden bazı kimselerin rivayetlerinde yalanın çok olmasındandır. Onun için hadisin sıhhat derecelerini iyice araştıran hadis âlimleri, ehl-i beytin hadislerinden uzak durmuşlardır. Çünkü bu âlimler ehl-i beyt adına söylenmiş bir çok uydurma hadislerin mevcudiyetini iyi biliyorlardı. )